• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
R16’nın dönüşüm yolculuğu Mengi Yay Tersanesi’nde devam ediyor
Gemi İnşa Mega Yat
İspanya Kanarya Adaları’ndaki uyuşturucu operasyonuna Türkiye’den 10 tutuklama
Genel
Davos’ta Gazze barışı için imzalar atıldı
Dünya
ABD, Suriye’deki IŞİD tutuklularını Irak’a taşımaya başladı
Dünya
Tüketim alışkanlıklarımız gezegenin kaderini belirliyor
Çevre
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Orta Doğu siyasî haritası kaldığı yerden yeniden şekilleniyor

Özhan Bakkalbaşıoğlu
  • Özhan Bakkalbaşıoğlu
  • Yükleme Tarihi: 06.07.2025 18:38 | Son Güncelleme: 06.07.2025 18:38
    ozhanbakkalbasioglu@www.marinedealnews.com
Paylaş
Paylaş

Emperyalist ülkelerin yüzyıllardır sürdükleri siyaset ile Türk /Müslüman halkı sömürgeleştirmek ve hatta yok etmek maksadıyla sürdürdükleri savaş günümüzde biraz şekil değiştirerek devam etmektedir. Bugün emperyalizmin lideri ABD’de Ukrayna-Rusya Savaşı’nda dünyanın takındığı siyasi bakış açısından sonra yeni bir yola girmiştir. 1096/1270 tarihleri arasında yapılan 8 Haçlı seferi genelde Türkleri Anadolu’dan atmak, Müslümanlığın ilerleyişini önlemek için yapılmıştır. Hristiyan tebaya  bu seferleri meşru kılmak için de kutsal yerleri yani Kudüs’ü almak ideali mistik olarak aşılanarak sebep gösterilmiştir. Ancak başarıya ulaşılmamıştır. Ancak günümüzde 9’uncu Haçlı Seferi başlamıştır. Kutsal yerler 1948 yılından itibaren genişleyen bir ivme ile İsrail hâkimiyetine girmiştir. Tıpkı ilk haçlı seferlerinde kurulan küçük Halep, Urfa kontlukları gibi İsrail bu topraklarda yerleştirilmiş ancak varlığı koruma altına alınmıştır.

Çok garip bir tekrar oluyor. Hz İsa Yahudiler tarafından Roma İmparatorluğu’na ispiyon edilmiş entrikalar sonunda Roma Hristiyanlar ile uğraşmak zorunda kalmış başka nedenlerle birlikte önce ikiye ayrılmış ve sonunda tarih sahnesinden çekilmiştir. Aynı durum sanki tekrar ediliyor. İsrail’in yine çeşitli entrikaları ile bu sefer Müslüman dünyası ABD‘nin karşısına çıkartılmıştır.

ABD bilindiği gibi Avrupa halklarının en seviyesiz macera ve yeni kazançlar sağlama uğruna gelenler tarafından kurulmuştur. Ve öğle vahşice yaşamışlar ki sayıları 30 milyon gibi olan o toprakların asıl sahiplerini soykırıma uğratmışlardır. Tarihi gerçekleri saptırarak o insanları vahşi olarak dünya kamuoyuna tanıtmışlardır. ABD‘nin  kuruluş tarihi benim okulum olan ve 1773’te  kurulan Deniz Harp Okulu’ndan sonradır. Şunun için yazıyorum; olmayan bir tarih yaratmışlardır. Ne tuhaftır yaptıkları iç savaştan sonra genişlemesi Rus Çarlığı’ndan Alaska, Meksika’dan Teksas gibi bir başka bazı yerleri de para karşılığı satın aldıkları topraklar ile olmuştur. İç savaş bile paranın ön planda olduğu bir savaştır. Bakmayın “özgürlük”, “demokrasi” sözlerine. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda girerek paylaşımlardan pay almış Yıkılmış Avrupa’ya hami olmuş ve sonunda 2. Dünya Savaşı’nda da ön plana çıkmıştır. Demokrasi ve özgürlük sloganı ile Emperyalist hareketini gizlemiştir. Eski emperyalistler bunu yapamadıklarında o ülkenin bir yerde nefretini kazanmış ve ayaklanmalar olmuştur. Ama ABD bu sloganı ile adeta gönüllerde taht kurmuştur. Nerde istemedikleri bir durum meydana çıksa menfaatleri zedelense özgürlük ve demokrasi sloganı ile dışardan savaşla veya içerden darbelerle hükûmetleri devirme operasyonlarını yapmış ve yapmaktadır.

Şimdi tekrar Orta Doğu’ya gelelim. İran Şahlığı bölgesinde güçlenmeye ve laik düzeni oluşturmak için çalışmalara başlayınca ki başka ekonomik nedenler de var. Hemen harekete geçildi, rejim değiştiği gibi Orta Doğu’da ülkelerini birbirine kırdıracak bir İslâm oluşum sağlandı. Özgürlük ve demokrasi İran’a dini lider diktatörlüğü ile geldi. İlk başta plan iyi işledi, İran-Irak Savaşı ile güçler zayıflamaya başladı. ABD destekli 6 gün savaşında Mısır güçten düşürüldü. Tüm bunlar ne içindi? İsrail’in varlığının korunması için. Çünkü ileride bir taşerona ihtiyaçları vardı. Diğer Müslüman ülkeler ise hanedanlıklarını korumak için zaman içinde ABD uydusu oldular.

Ancak İran’da düşünülen olmadı. İsrail’i yok etmek ve Orta Doğu siyasetine yön verme siyasi ve İslâmi çalışmalara başladı. Nükleer güç üretimine geçti. Önceleri önemsenmedi ama onlara tehdit oluşturdu.

Şimdi bir sebep aranmalıydı, bu da oldu.  7 Ekim 2023’te İran destekli Hamas’ın “Aksa Tufanı “ kod adlı saldırısı ile başladı. Belki de bu bilerek organize edildi. Daha önceki yazılarımda belirtiğim gibi “David koridoru” İran’a kadar uzanan ve enerji kaynaklarını kontrol altına alma operasyonudur. Uzun bir hazırlık süreci ile başladı. Suriye’de iç savaş başlatıldı.  Özgürlük ve demokrasi uğruna!  Ve sonundaki kaos ortamında Suriye silâhlı kuvvetlerinin yok edilmesi sağlandı. Ukrayna Savaşı nedeniyle Rusya’nın müdâhil olamaması ile en önemlisi yeni bir Kürt devleti oluşumu ile mavi boncuklar dağıtılmış oldu. Türkiye güney sınırındaki oluşumlara odaklandırıldı. Sonunda Müslüman olmayan ama emperyalist/Hristiyan dünyasının taşeronu olarak İsrail ön planda tutularak gerçekte 9’uncu Haçlı Seferi ile Müslüman ülkeleri bir daha güçlenmemek üzere böl ve yönet sistemi ile parçalamak, topraklarında bulunan enerji kaynaklarını ele geçirmek amaçlandı. BOP projesinin arka yüzü budur ve artık herhâlde anlaşıldığını umuyorum.

Şu soruyu da sormak gerekir: Nükleer güç neden emperyalist ülkelerin tekelinde? Sopa sadece onlarda olacak, BM zaten dolgun maaş alan memurları ile hiçbir duyurusu kaale alınmayan bir kuruluş hâlinde, sesi bile çıkmıyor. Sadece İran’da nükleer olmasın. O hâlde neden İsrail’de var?

Sonuç olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı bizim gözümüzü açtı. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında temelleri atılan millî harp sanayimizin NATO uğruna yok edildiği gerçeği ile yaşanan olaylar sonucunda millî harp sanayimizin geldiği nokta önemlidir. Bu şu demektir: Emperyalist güçler bizi de dikkatle takip ediyor. Güçlenmemizi asla istemiyorlar. Çünkü Türkiye bölgesinde farklı bir ülke. Yunanistan ile olan 7/10 oranı artık işlemez durumda, gemimizi yapabiliyoruz, mühimmatımızı üretiyoruz ve hava savunmamızın zafiyetini satıhtan havaya atılan güdümlü füzelerle kapatmaya çalışıyoruz. Çok daha fazla güçlenmemiz gerekiyor. Türkler ve Persler iki kadim millettir. Kolay pes etmezler. En azından ben Türk milleti adına yazıyorum. Biz topraklarımızı ABD gibi para ile satın almadık, diğer emperyalist ülkeler gibi entrikalar, soykırımlar, asimilasyon yaparak da değil kanla aldık ve sınırlarımızı çizdik. Bu da böyle bilinmelidir.

Evet Türkiye stratejik bir konumdadır. Herkesin gözü buradadır. Son gelişmelerden sonra artık bunun bilincine sahip olduğumuza inanıyorum. Türkiye kısa ve orta vadede Batı emperyalistleriyle değil, kendi özündeki Türk cumhuriyetlerine süratle birbirlerine entegre olmaları için çalışmalarını daha da hızlandırmalıdır. Türk Devletleri Teşkilatı önem arz etmelidir.

Artık Orta Doğu’da 450 yıllık Türk hâkimiyetindeki özgürlük yoktur. Yeni jandarma İsrail’dir. ABD ve Avrupa’nın kanlı acımasız yeni taşeronudur. Orta Doğu, İsrail destek ve kontrolünde yeni bir Kürt devleti Kürtlerin ayrılması ile ikiye bölünecek olan Irak, Batı’nın kontrolünde güçsüz bir Suriye, sesleri hiç çıkmayacak olan diğer ülkelerden oluşacaktır. Yeni kurulacak Kürt devleti de İsrail’in taşeronu olacaktır. Türkiye, Başkan Trump gibi basiretsiz ticari kafalı ve de hem kendisini hem de ülkesini dev aynasında gören liderle baş başadır. Ayrıca dünyaya yön verdiğini sandığı siyasi nosyondan uzak liderlerinde olduğu bir ortamda tek başına olduğunu unutmamalıdır.

Sonuç olarak; tarih boyunca bir türlü birleşmeyen kadim Türk boylarının artık birleşme zamanıdır. Ekonomik, kültürel, yer altı kaynakları, coğrafi konumları ve askerî güçleri ile yeni bir güç merkezi olarak sahneye çıkmalıdır. Gerçek tarihimizin çocuklarımıza öğretilmesine yeniden başlanmalıdır. Atatürk bize bir yol gösterdi. Bu yol hâlâ geçerlidir. O bize neler yapabileceğimizi kanıtladı. 15 yılda çökmüş bir İmparatorluktan nasıl dinamik bir ulus çıkardığını gösterdi. Bu ulus, Türk ulusudur.

Barış içinde dünya nimetlerini eşit paylaşan bir insan topluluğuna kavuşmak hayâli ile yaşamak en büyük idealimiz olmalıdır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

İç cepheye pusu

‘Komşu komşunun külüne muhtaçtır’

Gelecek rüyalarımızı örten hayâllerimiz

Denizcilik sektörünün unsurları: Deniz Turizmi

Tanker piyasası tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı

ETİKETLER: İsrail, Orta Doğu, Türkiye, ukrayna rusya, YAZARLAR
Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Avatar photo
By Özhan Bakkalbaşıoğlu
ozhanbakkalbasioglu@www.marinedealnews.com
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

‘Komşu komşunun külüne muhtaçtır’
08/01/2026

Değişen coğrafyada Orta Doğu, Kafkasya ve Balkanlar: Türkiye’nin bu coğrafyadaki stratejisi ne olmalı?
10/11/2025

Güç ve saygınlık ülkelerce nasıl algılanmaktadır
06/10/2025

Eylül ayı içinde olan tarihsel olaylar ve Preveze Deniz Zaferi üzerine hasbihal
09/09/2025

Dünden bugüne bayramlar
08/08/2025

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum