OECD, Türkiye’nin büyüme tahminini düşürdü

MDN MEDIA
  • |

OECD, Türkiye için 2025 ve 2026 büyüme tahminini düşürdü. Ekonomik verileri analiz eden uzmanlar da enflasyonun yanında büyümenin düştüğüne ve işsizliğin arttığına dikkat çekti. Büyüme tahminine rağmen alınacak muhtemel bir faiz indirimi kararının, enflasyonu yeniden artıracağı da vurgulandı

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ‘Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımladı. OECD Raporunda, Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 2,9, 2026’daysa yüzde 3,3 büyümesini beklendiği belirtildi. Kurumun 2025 tahmini daha önce yüzde 3,1, 2026 tahminiyse yüzde 3,9’du. Türkiye ekonomisi 2023’te yüzde 5,1, 2024’te yüzde 3,2 büyümüştü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs enflasyonunu yıllık enflasyon yüzde 35,41 olarak duyurmuştu. OECD’nin Türkiye için 2025 enflasyon tahmini yüzde 31,4. Kurum enflasyonun 2026’daysa ortalama 18,5’e inmesini bekliyor. Merkez Bankası son toplantısında politika faizini yüzde 46’ya yükseltmişti. OECD politika faizinin 2026 sonunda yüzde 25’e düşmesini bekliyor.

Uzmanlar faiz indirimi konusunda uyarıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şahsen faizsiz ekonomi özlemimi bundan sonra da gür bir seda ile dillendirmeye devam edeceğim” sözleriyle yeni bir boyut kazanan faiz indirimi beklentisi, uzmanlara göre enflasyonu yeniden yükseltebilir.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, sosyal medya paylaşımında faiz düşürülmesinin ve iş dünyasına kredi desteğinin gündeme geleceğini belirterek, tehlikeye şu cümlelerle dikkat çekti:

“Enflasyon düşüyor, büyüme de düşüyor, işsizlik artıyor. Enflasyon düşüyormuş gibi yapmakla enflasyon düşmez ama amaç düşük ücret artışları ve düşük kira zamları için zemin hazırlamaksa iş başka tabii. Gerçeklerin üzerini örterseniz hiçbir sorunu kalıcı olarak çözemezsiniz.”

Günü kurtarmak için yapılan hamlelerin yılları kaybetmekle sonuçlandığını defalarca yaşayarak öğrendiğinizin altını çizen Mahfi Eğilmez, “Yine de aynı hamleleri yapmaktan geri durmuyoruz. Önümüzdeki günlerde kredi garanti fonu aracılığıyla devlet garantisi altında bankaların iş âlemine yeni krediler açması, işgücü ödemelerine devlet desteği getirilmesi, vergilerin azaltılması ve son olarak da faizin düşürülmesi gündeme gelecektir” ifadelerini kullandı.

Atıl işgücü ve kredi borçları artıyor

ODTÜ’lü Ekonomist İnan Mutlu, da sosyal medya paylaşımında Mehmet Şimşek’in ekonomik programını eleştirerek, “Şimşek’in programının attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmedi. İki yılın sonunda enflasyondaki düşüş 4 puan. Bu arada atıl işgücü rekor kırarak yüzde 32,2'ye dayandı. Sanayi ve tarım küçülüyor. Her ay 250 bin vatandaş banka borçları nedeniyle takibe düşüyor. Bir yıldan uzun süredir dünyanın en yüksek ikinci politika faizine sahibiz” diye yazdı.

19 Haziran'da faiz indiriminin kesin gözüktüğüne de değinen İnan Mutlu, “Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması sonrası, pozitif reel faiz 14 puan seviyesine dayandı. Cevdet Akçay'ın ‘Her şerde bir hayır vardır' dediği kadar var. Kısa dönemli kazanan faiz lobisi. 19 Haziran'da faiz indirimi kesin artık. Ne kadar indirim olacağını sanayi sermayesinin gücü belirleyecek” dedi.

Bunu Paylaşın