Nimitz’in İran’la son randevusunda tarih tekerrür ediyor

MDN İstanbul
  • |

ABD donanmasının sembolü hâline gelen USS Nimitz uçak gemisi, görev süresinin sonuna yaklaşırken bir kez daha İran kıyılarına yöneliyor. 2026 yılında emekliye ayrılması planlanan dünyanın en eski aktif uçak gemisi, şu sıralar Umman Denizi’ne doğru hareket hâlinde. Bu gelişme, geminin yaklaşık 45 yıl önce İran’la yaşadığı tarihî bir krizi yeniden hâfızalara getirdi.

1979–1980: İran Rehine Krizi ve Nimitz’in ilk eli

1979'da İran'da gerçekleşen İslam Devrimi sonrası ABD’nin Tahran Büyükelçiliği baskına uğradı. 53 Amerikalı diplomat ve vatandaş, 444 gün boyunca rehin tutuldu. Bu kriz, ABD’nin devrimden önce İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’yi desteklemesinden kaynaklı büyük bir diplomatik kopuşa neden oldu.

Diplomatik çabaların sonuçsuz kalmasının ardından, dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, askerî bir operasyon emri verdi. Operasyonun merkezi, USS Nimitz ve USS Coral Sea uçak gemilerinin konuşlandığı İran kıyılarına yakın sulardı. Ancak 24 Nisan 1980’de gerçekleşen “Kartal Pençesi” (Operation Eagle Claw) operasyonu, İran çöl koşullarında helikopterlerin arızalanması ve yaşanan bir kazada 8 Amerikan askerinin hayatını kaybetmesiyle büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı.

İran lideri Ayetullah Humeyni, ABD harekâtının İran'ı ve yeni İslamcı hükümetini korumak amacıyla ABD misyonunu engelleyen Tanrı'nın bir eylemi (“Tanrı'nın melekleri”) tarafından durdurulduğunu belirtti.
Operasyonun başarısızlığı, Carter’ın iç politikadaki itibarına ağır darbe vurdu ve aynı yıl yapılan seçimleri Ronald Reagan’a kaybetmesine yol açtı.

Reagan ekibi rehinelerin serbest bırakılmasını geciktirdi mi?

1979 İran İslam Devrimi sonrasında Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’nde alıkonulan 52 Amerikalı’nın 444 gün süren rehine krizi, 20 Ocak 1981’de — Ronald Reagan’ın yemin töreniyle aynı gün — sona erdi. Yakın döneme dek bu tarihî çakışma soru işaretleri yaratıyordu.

Eski Teksas Temsilciler Meclisi Başkanı Ben Barnes, birkaç yıl önce The New York Times’a verdiği röportajda, 1980 başkanlık seçimlerinde Reagan’ın kampanya ekibinin, İran’daki rehinelerin salıverilmesini bilerek geciktirmek üzere perde arkasında girişimlerde bulunduğunu öne sürdü.

Amerikan işi rehine pazarlığı

Barnes’ın anlatımına göre, Reagan’ın kampanya ekibinde yer alan ve eski Teksas Valisi olan John Connally, 1980 yazında Ortadoğu’yu kapsayan gizli bir diplomatik tura çıktı. Barnes da bu tura eşlik etti. Ziyaret ettikleri ülkeler arasında Ürdün, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail yer alıyordu.

Amaç, bu ülkeler aracılığıyla İran’a açık bir mesaj iletmekti:

Rehineleri serbest bırakmak için seçim sonrasını bekleyin. Ronald Reagan seçildiğinde, İran için daha avantajlı bir anlaşma yapılabilir.

Yeni görev – Aynı coğrafya

Bugünlerde, USS Nimitz ikinci kez İran’a yaklaşırken, geçmişin izlerini de beraberinde taşıyor. Güney Çin Denizi’nden Umman Denizi’ne doğru ilerleyen gemi, halihazırda bölgede görev yapan USS Carl Vinson ile bir süre birlikte konuşlanacak ve gelişmelere göre bölgedeki görevi devralacak.

Bu hareketlilik, bölgede İran-İsrail geriliminin yeniden tırmandığı, ABD’nin doğrudan askerî müdahâlelerle gündeme geldiği bir döneme denk geliyor. Uzmanlar, Nimitz’in bu süreçte sembolik bir rol üstlenerek, ABD’nin kararlılığını göstermek üzere görevlendirildiğini değerlendiriyor.

Emeklilik öncesi son sefer

1975 yılında hizmete giren USS Nimitz, nükleer güçle çalışan ilk nesil süper uçak gemilerinin öncülerinden biri oldu. On yıllar boyunca ABD deniz gücünün bel kemiğini oluşturan bu dev gemi, yaklaşık 50 yıllık görev süresini tamamlamak üzere. 2026 yılında resmen emekliye ayrılması plânlandığı duyuruldu.

Semboller değişse de ‘roller' devam eder

USS Nimitz’in İran açıklarındaki yeni görevi, yalnızca bir askerî konuşlanma değil, aynı zamanda tarihin ironik bir hatırlatması. 1980’de yaşanan felâketle sonuçlanan ilk İran operasyonu, gemiyi ABD dış politikasının hatırlanmaya değer sembollerinden biri hâline getirmişti.

ETİKETLER: , , ,
Bunu Paylaşın