Reuters Institute tarafından yayımlanan 2025 Dijital Haber Raporu’na göre, Türkiye’de haberlere güven oranı son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Araştırma, halkın yalnızca yüzde 33’ünün “çoğu habere çoğu zaman” güvendiğini ortaya koyuyor. Bu oran, 2015’te yüzde 41 seviyesindeydi.

Rapora göre, medyada “devlet yanlısı” olarak algılanan yayın organlarına duyulan güven düşerken, “muhâlif” olarak nitelendirilen kaynaklara güven artış gösterdi. Devlet yanlısı medyaya güven yüzde 58’den yüzde 49’a gerilerken, muhâlif medya için bu oran yüzde 32’den yüzde 40’a yükseldi.

“İfade özgürlüğü” alarm veriyor
Araştırmanın Türkiye'ye özel bölümünde, gazeteci Nic Newman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en güçlü siyasî rakibinin tutuklanmasının ardından Türkiye'nin, son on yılın en büyük hükümet karşıtı protestolarına sahne olduğunu ifade ediyor. Binlerce kişinin sokağa döküldüğü gösteriler, sadece siyasî rekabetin değil, ifade özgürlüğü ve basın bağımsızlığının da yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Newman sözlerini şöyle sürdürdü: “Erdoğan’ın üçüncü dönem başkanlık hedefinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hâlâ belirsizliğini korurken, hükümetin eleştirel sesleri susturmaya ve bağımsız gazeteciliği sınırlandırmaya dönük çabaları da hız kazandı. Uluslararası basın kuruluşları ve insan hakları örgütleri, Türkiye'deki basın özgürlüğü ortamının giderek daraldığına dikkat çekiyor. Protestolar sırasında birçok gazeteci gözaltına alınırken, sosyal medyada yapılan paylaşımlara yönelik soruşturmalar da artış gösterdi. Uzmanlara göre, bu gelişmeler Türkiye’nin demokratik normlardan daha da uzaklaştığının işareti.”

Siyasî baskının yoğunlaştığı bu süreçte, kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgiye erişimi her zamankinden daha kritik hâle geldi. Ancak hem geleneksel medyaya yönelik müdahâleler hem de dijital mecralara uygulanan baskılar, bilgiye ulaşma özgürlüğünü ciddî şekilde tehdit ediyor.
Gençler video ve sosyal medya platformlarına yöneliyor
Habere erişimde özellikle gençler, geleneksel medyadan uzaklaşarak Instagram, TikTok ve WhatsApp gibi sosyal medya mecralarını tercih ediyor. Dijital dönüşümle birlikte haber tüketimi daha çok kısa videolar ve mobil odaklı içeriklere kaymış durumda.
Sansür ile otosansür arasında: Medya krizi derinleşiyor
Rapor, Türkiye’de medya ortamının büyük şirketlerin ellerinde yoğunlaştığını, sansür ve otosansür uygulamalarının yaygınlaştığını belirtiyor. RTÜK’ün cezaları, canlı yayın yasakları, sosyal medya düzenlemeleri ve Google algoritmalarındaki değişikliklerin özellikle bağımsız haber sitelerini zora soktuğu da ifade ediliyor.
Reuters’ın araştırmasına göre, Google algoritmasındaki değişiklikler nedeniyle birçok bağımsız haber sitesinin erişimi ciddî ölçüde düşerken, bu durum ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ediyor. Ayrıca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası yaşanan protestoların bazı ana akım medya kuruluşları tarafından görmezden gelinmesi de güven krizini derinleştirdi.

Haberlerden kaçınma yaygınlaşıyor
Dijitalleşme sürecinde genç kuşaklar alternatif bilgi kanallarına yönelirken, geleneksel medya ise güven kaybı ve kontrol politikalarıyla baş etmeye çalışıyor. Türkiye'deki medya ekosistemi, sadece teknolojik değil aynı zamanda etik ve yapısal bir dönüşümün eşiğinde görünüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60’ından fazlası “haberlerden uzak durma eğiliminde” olduğunu ifade etti. Katılımcılar bu eğilimin sebebini “yoğun siyasi içerik, olumsuz haberlerin bıkkınlık yaratması ve gündem dışı kalma” şeklinde açıkladı.








