• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Tersan, LS Marine için inşa ettiği kablo döşeme gemisi için sac kesim töreni düzenledi
Gemi İnşa
“Posidonia 2026, dönüşümü nasıl yöneteceğimize odaklanıyor”
Haberler
Irak ve Azerbaycan’da İsrail askerleri var mı?
Jeopolitik Dünya
Hoyer VMS Group, Yunanistan’daki işbirliğini genişletiyor
Dünya Deniz Ticareti Ekonomi
Doğu Akdeniz Kompleksi’ne jeonarkotik bakış – 1
Genel
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Meşruiyet

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 24.04.2026 16:24 | Son Güncelleme: 26.04.2026 18:20
Paylaş
Paylaş

Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz. Manda ve himaye kabul edilemez; Türk milletinin bağımsızlığı esastır.

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

1921 Anayasası

“Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük atalarımın en değerli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım.” Mustafa Kemal Atatürk, Ankara, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, 22 Nisan 1921

Yazının başlığı meşruiyet (yasaya, hukuka ve genel değerlere uygunluk). Ancak yukarıda belirtilen hususların özgürlük ve bağımsızlığın önemini vurguladığı söylenebilir. Buna şöyle bakalım: Meşruiyetin tek kaynağı millettir. Bunun dışındaki her güç, her dayatma, her yönlendirme bağımsızlığa vurulmuş zincirdir. Halktan alınmayan meşruiyet, meşruiyet değildir; bağımlılığın en açık hâlidir.

İktidar olunabilir, yönetimde kalınabilir; fakat ülke ve millet menfaatine adım atılabilir mi? Atılamaz. Arap ülkeleri bunun en büyük yansımasını İran-ABD/İsrail savaşında gösterdiler. Müslümanların kutsal topraklarında yaşayıp, Müslümanların ve Müslümanlığın tarihsel düşmanlarıyla ortak olup aynı kitaba inanan insanlara saldırdılar. Binlerce İranlının ölümünde payları var. Kutsal Kitap’ta dahi kötü bahsedilen bir kavmin temsilcileriyle bunu yaptılar. Hem de bu kavmin temsilcileri Gazze’de 70 binin üzerinde insanı katletmişken ve katletmeye devam ederken.

Bu ülkelerin meşruiyeti var mı? Cumhuriyet ve onun gereği olan demokrasiye sahip olmadıkları için, kendi halkları tarafından meşru kabul edildikleri söylenemez. Geleneksel olarak bir milletin yönetimine sahip olunması hiçbir şekilde kabul edilemez. Ancak diğer ülkeler tarafından tanındıkları için uluslararası alanda meşruiyetleri vardır. Dünyada pek çok bölgede bazı ülkelere “demokrasi getirmekte” mahir olan ABD nezdinde de oldukça meşrudurlar. Ne de olsa bir dediklerini iki etmezler.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Başkan Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, katıldığı her toplantıda kendileri için vazgeçilmez gördükleri demokrasiyi Orta Doğu halkları için zehirli bir yönetim olarak göstermeye devam ediyor. ABD bu yönetimlerden memnun olduğunu söylüyor. Monarşik yönetimlerin olması gerektiğini savunuyor. Bölge ülkelerinin ancak monarşi ile yönetilebileceğini ifade ediyor.

Barrack denilen, Trump’ın ve Epstein’in ortak arkadaşının Orta Doğu ve Türkiye üzerindeki “yönetimsel tasarrufları” ne hikmetse Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti tarafından bir tepkiyle karşılanmıyor. Gün geliyor Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’a meşruiyet veriyor. Gün geliyor, “1919’dan beri ulus devletler tarafından engellenmiş durumdayız; her devletin farklı bir hükûmet türü tarafından yönetilmesi fikri pek iyi işlemedi.” diyor. Ne oldu 1919’da? Hangi ulus devletin temeli için harekete geçildi Orta Doğu’da? Bu söylemin hedefi belli ve herkes anlıyor. Gün geliyor, devletin bakanlarının bulunduğu bir ortamda ABD’li diplomat, Orta Doğu’da tutunabilen yegâne hükümetlerin monarşik yapılı “güçlü liderlik rejimleri” olduğunu savunuyor.

Geldiğinden beri Türkiye Cumhuriyeti üzerine söyledikleri buradan Amerika’ya yol olur. Cumhurbaşkanına yönelik ithamı dâhil, herhangi bir tepkiyle karşılaştı mı? Hayır…

Neden kimse bu adama haddini bildirmiyor ya da bildiremiyor? Pek çok yerde geçtiği gibi kendisini müstemleke valisi mi zannediyor?

Rahip Brunson olayıyla başlayan ya da şiddetini artıran ABD baskısına, ekonomik ve jeopolitik çözümler üretememek nedeniyle maruz kalmanın bir yansımasıdır Barrack’ın söylemleri. Tam bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi karşıtlığıyla Türk milletine ve onun kutsal mücadelesine hakaretler yağdıran bir elçiyi tutmak zorunda kalırsanız, yarın öbür gün aynı söylemler üzerinden yürüyen başkalarının sözlerine de katlanmak zorunda kalırsınız.

İran’ın, her şeye rağmen savaşarak direnç gösterdiği bu haydutluğun başka bir yöntemine, her ne sebeple olursa olsun, Türk milleti maruz kalmak zorunda değildir ve maruz bırakılmamalıdır.

Suriye sahasında güçlü bir irade ortaya konulmuş olsa, ABD/İsrail politikalarına yancı olunmasa, parasını ödediğin uçakları almak veya milletin parasını geri almak için gerekli hamleler yapılmış olsa, bugün ABD Büyükelçisi de bu sözleri söyleyecek cesareti kendisinde bulamazdı.

Yüce Türk Milleti Türkiye Cumhuriyeti hükûmetlerinin, doğru politikalar izlediğinde nasıl yanında durduğunu Kıbrıs Barış Harekâtı’nda ve Irak Savaşı sırasında göstermiştir. Türk milletinin kadim devlet anlayışının onun iradesiyle hükûmet edip yönetenler de farkında olmalıdır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Butlan ağaç, Yeni Anayasa orman

Is the Blue Homeland (Mavi Vatan) frame sufficient for Türkiye?

Jeopolitik risk ve yeni düzen

Yapayı gelince doğalı köreliyor

Denizci devlete oramiral bir genelkurmay başkanı yakışır!

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Butlan ağaç, Yeni Anayasa orman
03/06/2026

“Mutlak butlan” yeni Anayasaya yol mu?
22/05/2026

Suudi Arabistan ile BAE ilişkisi nereye gidiyor? (Savaşın dumanı altında – 11)
22/05/2026

İsrail’in savaşı (Savaşın dumanı altında-10)
08/05/2026

Yeni saha Irak mı? (Savaşın dumanı altında – 9)
04/05/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum