Rusya ve Ukrayna'nın tahıl ihracatının yeniden saldırılar nedeniyle sekteye uğraması, küresel gıda tedarikine ilişkin endişeleri artırıyor. Uzmanlar, Karadeniz'deki kesintilerin uzaması halinde tahıl fiyatlarında yeni bir küresel kriz yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Dünya buğday ihracatının yaklaşık üçte biri, Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki Rusya ve Ukrayna limanlarından gerçekleştiriliyor. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında bölgedeki liman ve altyapının hedef alınması, buğday ve diğer tahılların fiyatlarında dünya genelinde sert yükselişe yol açmıştı. Fiyatların düşmesi, Türkiye'nin arabuluculuğunda oluşturulan anlaşma ve Ukrayna için güvenli bir deniz koridorunun devreye girmesiyle mümkün olmuştu.
Ancak son haftalarda çatışmaların yeniden yoğunlaşması, bu kez hem Ukrayna'nın hem de Rusya'nın tahıl ihracatını tehdit ediyor.
Rus ve Ukrayna ihracatı darbe aldı
Rusya daha önce Odessa ve diğer Ukrayna limanlarındaki altyapıyı hedef alırken, temmuz ayından itibaren bu limanlara giden ticari gemilere yönelik saldırılar da arttı. Bu durum, birçok mürettebatın bölgeye seyir konusunda daha temkinli davranmasına yol açtı.
Rusya'nın saldırılarındaki artışın, Ukrayna'nın Rus hedeflerine yönelik saldırılarına karşılık niteliği taşıdığı belirtiliyor. Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılar ise Rusya'nın Azak Denizi'ndeki deniz taşımacılığını büyük ölçüde kısıtladı.
Ukrayna ayrıca bu ay Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'nda bulunan tahıl terminallerine ciddi hasar verdi. Dünyanın en büyük buğday ihracat limanı olan Novorossiysk, Rusya'nın buğday ihracatının yüzde 30'dan fazlasının çıkış noktası konumunda.
Veriler, ihracattaki düşüşün boyutunu da ortaya koyuyor. Geçen yıl ağustos ayında Rusya ve Ukrayna toplam 6,3 milyon ton buğday ihraç etmişti. Bu miktar, aynı ay dünya genelinde sınırları aşan yaklaşık 16 milyon tonluk buğday ticaretinin önemli bir bölümünü oluşturuyordu.
Kpler verilerine göre bu ağustosta iki ülkenin toplam ihracatı yaklaşık 2,5 milyon tonda kalabilir. Çatışmaların sürmesi halinde bu rakamın daha da gerilemesi bekleniyor.
Alternatif güzergâhlar yetersiz kalıyor
Rusya ve Ukrayna, tahıllarını alternatif güzergâhlar üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmanın yollarını arıyor ancak bu seçeneklerin kapasitesi sınırlı.
Ukrayna, 2022'de yaşanan kriz sırasında tahılları kara ve demiryolu üzerinden Tuna Nehri'ne ulaştırmaya başlamıştı. Buradan da Romanya'daki Köstence gibi saldırılardan daha az etkilenen Karadeniz limanlarına sevkiyat yapılabiliyordu.
Ancak bu güzergâhın kapasitesi sınırlı. Bu yıl düşük su seviyeleri nedeniyle Tuna üzerinden taşımacılık daha da zorlaştı. Doğu Avrupa'daki bazı üreticiler ise alternatif rotaların taşımacılık maliyetlerini artırmasından ve kendi ürünlerine yönelik talebi azaltmasından şikayetçi.
Rusya ise daha fazla tahılı Baltık Denizi ve Hazar Denizi'ndeki limanlara yönlendirmeyi planlıyor. Ancak bu güzergâhların Karadeniz'deki açığı kapatabilecek kapasitede olmadığı belirtiliyor.
Buğday fiyatları yükseliyor
Karadeniz'deki gelişmelerin küresel tahıl fiyatlarına etkisi konusunda belirsizlik sürüyor. Buğday fiyatları haftalardır yükselirken son dönemde iki yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Fiyatlar yıl başına göre yaklaşık yüzde 25 artmış durumda.
Bununla birlikte fiyatlar, 2022'deki krizin zirvesinin yaklaşık yarısında bulunuyor.
Uzmanlara göre fiyatların henüz daha sert yükselmemesinde birkaç faktör etkili. Kuzey Yarımküre'deki ithalatçı ülkeler kendi hasatlarını yeni tamamladı. Bu nedenle bazı ülkeler ithalatlarını erteleyebiliyor. Ayrıca 2025'in küresel buğday üretimi açısından oldukça verimli bir yıl olması, birçok ülkenin halen önemli miktarda stok bulundurmasını sağlıyor.
Piyasalar şimdilik Rusya ve Ukrayna'nın ihracatındaki kesintilerin kısa süreli olacağını öngörüyor. Ancak bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği; savaşın seyri, Tuna Nehri'ndeki su seviyeleri, hasar gören limanların ne kadar sürede onarılacağı ve sigorta şirketlerinin tutumu gibi birçok faktöre bağlı.
Yeni hasat da endişe yaratıyor
Geçen yıl dünya genelinde yüksek miktarda buğday üretilmiş olması fiyatlar açısından bir tampon oluştururken, bu yıl aynı tablonun tekrarlanması beklenmiyor.
ABD, Kanada ve Avrupa Birliği'nin buğday ihracatının bu yıl gerilemesi bekleniyor. Kuraklık ve çiftçilerin daha yüksek getirili ürünlere yönelmesi bu düşüşte etkili oluyor.
Avustralya'da ise El Niño hava koşulları ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların gübre maliyetlerini artırması nedeniyle buğday üretiminin yüzde 20'den fazla düşebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, dünyanın henüz 2022'de yaşanan küresel tahıl krizinin seviyesinde olmadığını vurguluyor. Ancak Karadeniz'deki ihracat kesintilerinin uzun sürmesi halinde buğday fiyatlarının yükselmeye devam etmesi ve küresel gıda arzı üzerindeki baskının artması bekleniyor.






