Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı hafiflemiş olabilir ancak birikmiş işler, altyapı hasarı ve gecikmiş tedarik, sistemin bir gecede normale dönmeyeceğini gösteriyor.
İran Savaşı sebebiyle kapatılan Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatların bir aydan fazla süredir boğazda beklemesi nedeniyle küresel denizcilikteki aksama hemen çözülmesi beklenmiyor. Küresel denizcilik sektörüne yakıt ve yağlayıcı madde tedarikinde uzmanlaşmış bir şirket olan Glander International Bunkering'in CEO'su Carsten Ladekjær, “Bu çatışma sırasında Hürmüz Boğazı'ndan geçen trafik yaklaşık yüzde 95 oranında düştü. Sonuç olarak, sadece ham petrol değil, jet yakıtı, dizel ve gaz yağı gibi rafine ürünlerin fiyatları da fırladı” diyor.
Belirsizlikler sürebilir
Özellikle Asya'da Orta Doğu enerjisine büyük ölçüde bağımlı olan ülkeler Hürmüz Boğazı'ndaki durumdan en çok etkilenenler oldu. Hindistan enerji ithalatının yaklaşık yüzde 55'ini, Çin yaklaşık yüzde 50'sini, Japonya yüzde 93'ünü, Güney Kore yüzde 67'sini ve Singapur yüzde 70'ini bu bölgeden karşılıyordu. Ateşkes olası bir yeniden açılmanın sinyalini verse de, önemli ayrıntılar hâlâ belirsizliğini koruyor.
Enerji piyasaları ise ateşkese hızla tepki verdi. Brent petrolün fiyatı haftanın başlarında 110 dolardan yaklaşık 94 dolara düştü. Bu da yaklaşık yüzde 15'lik bir düşüş anlamına geliyor.
Körfezde, geçiş bekleyen yüzlerce tanker de dahil olmak üzere yaklaşık bin gemi bulunuyor. 800'den fazla kargo gemisi ve tanker Basra Körfezi'nde mahsur kalmış durumda ve Hürmüz Boğazı'nın her iki yakasında da binden fazla gemi daha bekliyor. Normal şartlar altında, boğazdan günde yaklaşık 150 gemi geçiyor. Uzmanlar, gemilerin sırayla geçirilmesi, yakıt ikmalinin yapılması ve yeniden konumlandırılması gerektiği için birikmiş trafiğin giderilmesinin zaman alacağını söylüyor.
Piyasada bir düzeltme yaşanmış olsa da, bu durum benzin veya depolama fiyatlarının hemen düşeceği anlamına gelmiyor.






