Savunma, havacılık ve uzay sanayisinin önemli buluşmalarından biri olan SAHA EXPO 2026 kapsamında KJ Jeneratör, savunma sistemlerine yönelik geliştirdiği yeni nesil enerji çözümlerini tanıttı.
KJ Jeneratör Ar-Ge Direktörü Barış Akay, şirketin 30 yıllık jeneratör üretim tecrübesine sahip aile firması olduğunu belirterek, “KJ Jeneratör aile firması olarak kurulmuş, 30 yıllık bir tecrübeye sahip bir jeneratör üreticisi. Yeni vizyonuyla beraber daha farklı alanlarda yeni ürünler tasarlamak istiyor. Bu kapsamda da buradaki ürünleri tasarladık. Bir kısmı askeri sistemler için gerekli enerjiyi sağlıyor. Bir taraftan da standart jeneratör üretimi, evler ve büyük alanlar için jeneratör üretmeye devam ediyor” dedi.
Fuarda sergilenen ürünlerden birinin DC jeneratör olduğunu belirten Akay, sistemin özellikle askeri altyapılarda kritik görev üstlendiğini ifade etti. Akay, “DC jeneratörün önemi şu; tüm askeri sistemler bataryalarla ve DC altyapısında çalışıyor. O yüzden o bataryaları besleyen enerji kaynağında, ana motorda bir sıkıntı olduğunda yedek güç olarak bu jeneratörlere ihtiyaç duyuluyor.
Bu jeneratör de bu kapsamda iki kişinin taşıyabileceği mobil ve kompakt bir yapıda tasarlandı. Direkt bataryaya bağlayıp şarja başlayabiliyorsunuz. Bu sahada çatışma anında aslında çok önemli bir fonksiyonu yerine getiriyor ve küçüklüğü dolayısıyla istediğiniz ekipmana adapte edebiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Şirketin geliştirdiği hibrit jeneratör sistemi hakkında da bilgi veren Akay, sistemin çift enerji kaynağıyla çalıştığını söyledi. Akay, “Başka bir hibrit jeneratörümüz var. İki tane aslında enerji kaynağı var; biri jeneratör tarafı bir de batarya tarafı. Birinde problem olduğunda güç vermeye devam edebiliyor. Ayrıca aynı anda birbirlerini destekleyerek daha fazla güce de ulaşabiliyorsunuz. Bu da yeni tasarladığımız ve sahaya sunduğumuz ürünlerden biri” diye konuştu.
Fuarda dikkat çeken sistemlerden birinin de düşük ses seviyesine sahip “silent canopy” jeneratör olduğunu belirten Akay, ürünün özellikle saha koşullarında personel konforu ve gizlilik açısından önem taşıdığını vurguladı.
Akay, “Sahada sadece makinelerin enerji ihtiyacı yok, personelin de enerji ihtiyacı var. Örneğin sahada yemekhâne kurdunuz, orayı besleyeceksiniz. Bu noktada jeneratörün gürültüsü önemli hale geliyor. Hem düşman tarafından çok fazla tespit edilmemek hem de personelin konforu için bu jeneratörü tasarladık. Çok zorlu koşullarda çalışabilen ve oldukça düşük ses seviyesine sahip bir jeneratör. Yanında oturup konuşabilirsiniz” dedi.
Savunma sistemlerinde yedek enerji kaynaklarının kritik rol üstlendiğini ifade eden Akay, jeneratör ve batarya sistemlerinin altyapı saldırıları sonrası devreye girerek sistemlerin çalışmaya devam etmesini sağladığını belirtti.
Akay, “Birinci enerji kaynağınız çok kolay vuruluyor çünkü elektrik şebekesinin tüm altyapısı ortada. İlk vurulan yerler havaalanları, elektrik santralleri ve büyük trafolar oluyor. Bu nedenle hemen yedek güce geçmeniz gerekiyor. Jeneratörler ve batarya sistemleri bu noktada devreye giriyor ve savunmanın devam etmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Gelecekte farklı enerji teknolojilerine de hazır olmayı hedeflediklerini belirten Akay, “Genel felsefemiz sistemlerin devamlı çalışabilmesi. Belki buna ileride farklı şekillerde güneş enerjisi ekleyeceğiz. Gelecekte hidrojen gibi teknolojilere de hazır olmayı amaçlıyoruz” dedi.





