Kim kimin yanında?

MDN Editör
  • |

İsrail ile İran arasında patlak veren ve artık rahatlıkla “savaş” olarak tanımlanabilecek gelişmeler, bölgesel ve küresel aktörlerin saflarını netleştirdiği bir döneme giriyor. İsrail’in 12 Haziran’ı 13 Haziran’a bağlayan gece yaklaşık iki yüz uçakla İran’a düzenlediği geniş kapsamlı hava saldırısı, savaşın dozunu artırırken uluslararası cepheleşme de daha görünür hâle geldi.

Açık cephe: Batı bloğu ve İsrail

İsrail, en büyük stratejik müttefiki olan ABD’nin yanı sıra İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinin tam desteğini almış durumda. Bu ülkeler, hem diplomatik hem de istihbarî düzeyde İsrail ile koordineli hareket ediyor. Bölgesel düzeyde ise Yunanistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerin İsrail ile aynı cephede yer aldıkları görülüyor. Bu desteğin büyük ölçüde siyasi ve lojistik olduğu değerlendiriliyor.

İran yalnız mı?

İran cephesinde ise doğrudan sahada destek sunan tek yapı olarak Yemen’deki Husi milisleri dikkat çekiyor. İran’ın uzun yıllardır desteklediği Lübnan’daki Hizbullah ise şu ana dek etkili bir karşı saldırı gerçekleştirmiş değil. İran’a doğrudan siyasi destek veren ülkeler arasında Çin, Rusya, Pakistan ve Kuzey Kore yer alıyor. Ancak bu ülkelerin mevcut konjonktürde sahada doğrudan yer alma ihtimalleri oldukça düşük. Çin ve Rusya daha çok diplomatik koruma ve ekonomik destek ekseninde Tahran’ı destekliyor.

Tarafsızlık mı, temkinli pozisyon mu?

Türkiye, Azerbaycan ve Suriye gibi bölge ülkeleri ise saldırıları kınamakla birlikte açık taraf belirtmeyen bir pozisyon alıyor. Özellikle Türkiye’nin denge siyaseti ile bölgesel liderlik iddiasını aynı çizgide yürütmeye çalıştığı, Azerbaycan’ın ise enerji diplomasisini zedelememek adına temkinli davrandığı görülüyor.

Cephelerin geleceği ne olacak?

Savaşın seyri, ülkelerin bugünkü pozisyonlarını değiştirebilir. İsrail ile hareket eden ülkelerin askeri angajmana girme ihtimali yüksek görünürken, İran tarafında yer alan aktörlerin büyük bölümü daha çok siyasi ve sembolik destekle sınırlı kalacak gibi gözüküyor. Çin ve Kuzey Kore dışında, İran’a doğrudan askerî destek sunabilecek başka bir aktör henüz sahneye çıkmış değil.

Savaşın genişlemesi hâlinde hem fiilî müdahalelerin hem de diplomatik kopmaların daha da artması kaçınılmaz görünüyor. İran’ın yalnızlaşması, İsrail’in ise Batı’dan aldığı destekle pozisyonunu sertleştirmesi, bu çatışmayı daha da uzun soluklu ve yıpratıcı bir sürece dönüştürebilir.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

ETİKETLER: , , ,
Bunu Paylaşın