Karadeniz'de gemilere, limanlara ve ihracat terminallerine yönelik saldırıların artması, tahıl ve petrol sevkiyatlarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, Orta Doğu'daki aksaklıkların ardından Karadeniz'in de küresel ticaret için yeni bir darboğaz haline geldiği uyarısında bulunuyor.
Karadeniz'de son haftalarda gemilere, limanlara ve ihracat terminallerine yönelik saldırıların yoğunlaşması, küresel tahıl ve petrol ticaretinde yeni aksamalara yol açıyor. Bölgedeki gerilim, Orta Doğu'da devam eden deniz taşımacılığı sorunlarının ardından emtia piyasaları üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturuyor.
Karadeniz, tahıl, ham petrol ve rafine petrol ürünlerinin taşınmasında kritik öneme sahip deniz yollarından biri olarak öne çıkıyor. Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Gürcistan'ın kıyısının bulunduğu deniz, küresel gıda ve enerji tedarik zincirinin önemli halkalarından biri konumunda.
Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı olan Rusya ile önemli tarım ürünleri ihracatçılarından Ukrayna'nın son haftalarda birbirlerinin tarımsal ihracat tesisleri ve ticari gemilerine yönelik saldırıları artırdığı belirtiliyor. Kiev yönetimi ayrıca Rus petrol ticaretinde görev alan tankerlere yönelik saldırılarını da yoğunlaştırdı.
Küresel deniz ticaretinde zorluklar
Birleşmiş Milletler yetkilisi Kayoko Gotoh, geçen hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı açıklamada, saldırıların küresel tarım piyasalarındaki etkilerinin şimdiden hissedilmeye başlandığını belirterek, gerilimin daha da tırmanmasının önlenmesi gerektiğini söyledi.
Karadeniz'deki gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda ABD-İran geriliminin petrol taşımacılığını sekteye uğratması ve Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan limanları ile gemilerine yönelik deniz ambargosu ilan etmesi nedeniyle Kızıldeniz'de artan risklerin ardından küresel deniz ticaretini zorlayan yeni bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Ukrayna Altyapı Bakanlığı verilerine göre, temmuz ayında limanlarda bulunan gemilere yönelik 35, denizde seyreden gemilere yönelik ise 22 saldırı düzenlendi. Aynı dönemde liman altyapısı da 67 kez hedef alındı. Buna karşılık, 2025 yılının tamamında gemilere yönelik saldırı sayısı 14 olarak kaydedilmişti.
Artan güvenlik riskleri ticareti de etkilemeye başladı. Rus denizcilik şirketi FESCO, gemilerinden birinin Ukrayna'ya ait insansız hava aracı saldırısında hasar görmesinin ardından Karadeniz üzerinden yeni yükleme siparişlerini askıya aldığını açıkladı.
Rusya'nın da Ukrayna'nın tarım ihracatının yüzde 90'dan fazlasının gerçekleştirildiği Odesa Limanı çevresindeki sivil gemiler ve liman altyapısına yönelik saldırılarını artırdığı belirtiliyor. Taraflar ise yalnızca askeri hedefleri vurduklarını savunuyor.
Savaşın dördüncü yılını geride bırakan Ukrayna'da tarım ürünleri en büyük ihracat gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vısotskiy, alternatif ihracat güzergâhlarının ağustos ayı sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağını ve bu hatların Karadeniz limanlarından gerçekleştirilen normal sevkiyatın ancak yaklaşık yarısını karşılayabileceğini söyledi.
Ticaret kaynakları, 10 Temmuz'dan bu yana Azak Denizi'ndeki gemi trafiğinin de kısıtlandığını, bunun Rusya'nın önemli tahıl limanlarından Taman'daki faaliyetleri olumsuz etkilediğini belirtti. Novorossiysk ve Tuapse limanlarından tahıl ihracatı ise devam etmekle birlikte önceki dönemlere kıyasla daha yavaş ilerliyor.
Petrol ihracatı da saldırılardan etkileniyor. Temmuz ayında Ukrayna'nın tankerleri hedef alan saldırıları sonucu bazı gemiler hasar görürken, Novorossiysk Limanı ile Kazak petrolünün ana ihracat noktası olan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) terminalinde yükleme faaliyetleri geçici olarak durduruldu.
Gemi brokerliği şirketi BRS, CPC hattının Kazakistan'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 80'ini taşıdığına dikkat çekerek, uzun süreli bir aksamanın bölgesel petrol arzı açısından önemli risk oluşturabileceğini bildirdi.
İngiltere merkezli deniz güvenliği şirketi Ambrey ise Karadeniz limanlarına uğramaya devam edecek gemilerin kapsamlı güvenlik risk değerlendirmesi yapmaları ve mürettebatın insansız hava aracı saldırıları sırasında belirlenen güvenli alanlarda bulunması gerektiği uyarısında bulundu.
Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) Genel Sekreteri Stephen Cotton da sivil denizcilerin hayatını kaybetmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, denizcilerin askeri hedeflere ulaşmak adına “ikincil zarar” olarak görülmesinin tehlikeli bir emsal oluşturacağını söyledi.
Artan güvenlik riskleri taşımacılık maliyetlerini de yükseltiyor. Piyasa verilerine göre Karadeniz'de petrol tankeri kiralama maliyetleri son bir haftada günlük 200 bin dolar seviyesinden 300 bin doların üzerine çıktı.
Sigorta kaynakları ise Karadeniz limanlarına uğrayan gemiler için savaş risk sigortası primlerinin son iki haftada gemi değerinin yaklaşık yüzde 1'i seviyesinden yüzde 2'ye kadar yükseldiğini belirtiyor. Bu artış, her sefer için yüz binlerce dolarlık ek maliyet anlamına geliyor.
Denizcilik birliği BIMCO'nun baş denizcilik analisti Niels Rasmussen ise Karadeniz'deki taşınan yük hacimlerinin son iki haftadaki düşük seviyelerde kalmaya devam etmesi halinde, küresel ham petrol tankeri taşımacılığında yüzde 3'e varan düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.






