Jeopolitik krizler havacılığı zorluyor

MDN İstanbul
  • |

İran ile İsrail arasında tırmanan gerilim nedeniyle Orta Doğu hava sahasında yaşanan kısıtlamalar, küresel havacılık sektörünü yeniden rota değişiklikleri, artan yakıt maliyetleri ve operasyonel belirsizliklerle karşı karşıya bıraktı. Buna rağmen sektör temsilcileri, uzun vadeli yatırımlarını sürdürerek geleceğe yönelik büyüme planlarını koruyor.

Uçuş takip platformu Flightradar24 verileri, İran hava sahasının büyük ölçüde boşaldığını gösterirken, Irak üzerindeki uçuş trafiğinin de önemli ölçüde azaldığı görülüyor. Buna karşın Suudi Arabistan hava sahası yoğunluğunu korurken, Avrupa ile Asya arasındaki birçok uçuş İran yerine Kafkaslar üzerinden geçen dar bir koridoru kullanmaya başladı.

Havayolları yeni rotalarla operasyonlarını sürdürüyor

İran'daki çatışmalar, havayolu şirketlerinin uçuş planlamasını, yakıt tedarikini ve operasyonel güvenilirliğini zorlaştırırken, sektör son yıllarda yaşanan benzer krizlerde olduğu gibi yeniden alternatif çözümler üretmeye çalışıyor.

Temmuz ayında Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), Körfez hava sahasına yönelik kaçınılması tavsiyesini yeniden yayımladı. Buna rağmen bölgeye yönelik bazı uçuşlar devam ediyor.

Bazı havayolu şirketleri sefer iptallerini uzatırken, Finnair Dubai uçuşlarını en erken ekim ayına kadar askıya aldığını açıkladı. Körfez merkezli havayolları ise faaliyetlerini sürdürebilmek için riskli hava sahalarını kullanmaya devam ediyor ve tarifelerini korumaya çalışıyor.

İlginizi çekebilir:

Avrupa net sıfır yakıt yarışında Çin’in gerisine düşüyor

Yakıt maliyetleri baskı yaratıyor

İkinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan çok sayıda havayolu şirketi, artan bilet fiyatları ve güçlü yolcu talebinin yükselen işletme maliyetlerinin bir kısmını telafi ettiğini bildirdi.

Bununla birlikte sektör temsilcileri, artan yakıt maliyetleri ile olası arz sıkıntılarının önümüzdeki aylarda ve hatta yıllarda havacılık sektörü üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceği uyarısında bulunuyor.

Her şeye rağmen büyük havalimanlarında yakıt tedarikinin sürdüğü ve bazı havayolu şirketlerinin kârlılıklarını koruyabildiği belirtiliyor.

ABD ve yeni tedarikçiler öne çıkıyor

Körfez'deki kriz uzadıkça Avrupa ülkeleri petrol tedarikini çeşitlendirmeye yöneldi. ABD'den yapılan petrol ithalatı artarken, Asya'da bazı ülkeler Rusya'dan rekor seviyede petrol alımı gerçekleştirdi. Japonya ise ABD'nin yanı sıra Afrika ve Latin Amerika'dan yaptığı ithalatı artırarak tedarik kaynaklarını çeşitlendirdi.

Buna rağmen uzmanlar, Basra Körfezi'nden sağlanan petrol arzındaki azalmanın küresel piyasalarda fiyat artışlarına ve yeni tedarik endişelerine yol açabileceğini değerlendiriyor.

Sektör yatırımlarını sürdürüyor

Tüm belirsizliklere rağmen havacılık sektörü uzun vadeli yatırımlarını durdurmuş değil.

24 Temmuz'da sona eren Farnborough International Airshow kapsamında üreticiler yeni uçak siparişleri almaya devam ederken, daha verimli motor teknolojileri ve yeni nesil hava araçlarına yönelik çalışmalar da hız kazandı.

Bu kapsamda ABD merkezli Heart Aerospace, bugüne kadar geliştirilen en büyük bataryalı elektrikli uçağı olan X1 modelinin ilk uçuşunu gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

Uzmanlar, bu teknolojilerin kısa vadede jeopolitik krizlerin yol açtığı operasyonel sorunları çözmeyeceğini ancak sektörün geleceğe yönelik yatırım iştahını koruduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Havacılık sektörü, artan jeopolitik riskler, değişen uçuş rotaları ve yükselen maliyetlere rağmen geçmişte olduğu gibi yeni koşullara uyum sağlamaya çalışırken, şirketler uzun vadeli büyüme stratejilerinden vazgeçmemeyi hedefliyor.

Bunu Paylaşın