İran, ABD ile olan barış görüşmelerinde 15 maddelik bir liste ortaya koymuştu. İran’ın bu talep listesinde bütün dünya ülkelerini direk olarak ilgilendiren en önemli isteği “Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin ücrete” tabi tutulmasıydı.
Hatta bununla ilgili taleplerini de somutlaştırmış ve bu varil başına bir dolara denk gelen Bitcoin miktarının ödenmesiydi. ABD’den önce buna İngiltere, Fransa ve Körfez ülkeleri karşı çıktılar. Özellikle İngiltere ve Fransa bu konuda daha ileri giderek gerekirse boğazın savunması için bir kuvvet dahi tahsis etmeyi gündeme getirdiler. Pek çok ülkeye göre Orta Doğu'daki savaş, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve gemilerin geçişi için geçiş ücreti uygulamaya koymasıyla denizcilik özgürlüğünün saldırıya uğramasına neden oldu.
ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaştan bu yana İran, Hürmüz Boğazı'nı uluslararası gemi trafiğinin büyük bölümüne fiilen kapattı, yalnızca onayladığı çok sınırlı geçişlere izin verdi. İran, uluslararası su yolundan geçmeye çalışan yaklaşık bin gemi ile 20 bin denizciyi Arap Körfezi'nde mahsur bıraktı.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, “Seyir özgürlüğü ilkesi pazarlık konusu değildir. Gemilerin dünya çapında engelsiz ve uluslararası hukuka uygun olarak ticaret yapmasına izin verilmelidir” dedi.
Dominguez, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve örfi hukuka göre, uluslararası seyrüsefer için kullanılan boğazların komşu devletler tarafından kapatılabileceğini ve geçiş ücreti getirilmesi veya ayrımcı bir geçiş şartı uygulanması için yasal bir dayanak bulunmadığını söyledi.
BM ve AB ülkelerinin İran’ın Hürmüz Boğazı için ücret talebine karşılık alacağı tedbirler için ABD-İran anlaşmasının sonucuna göre hareket edeceği görülüyor. Buradaki temel sorun ABD-İran anlaşması olursa ve ABD İran’ın boğazdan ücret talep etmesini kabul ederse AB ülkelerinin tavrının nasıl olacağıdır.






