İngiltere neyi hedefliyor?

MDN MEDIA
  • |

İngiltere, Orta Doğu’daki diplomatik ve askeri temaslarını son dönemde hızlandırdı. Bölgedeki gelişmeler ve uluslararası dengelerdeki değişim, Londra yönetiminin Orta Doğu politikasını yeniden hareketlendirdi.

ABD’nin İran’a yönelik saldırısı, Gazze ve Lübnan başlıklarında İsrail ile yürüttüğü iş birliği ve Gazze’nin yönetimine ilişkin oluşturulması planlanan “Gazze Platformu”, Washington’ın bölgede yeniden aktif bir rol üstlenmeye başladığını gösterdi. Bu süreçte İngiltere de bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik adımlar attı.

19 Mart’ta İngiltere’nin de aralarında bulunduğu Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya dahil 36 ülke, deniz ulaşım güvenliğine ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, “boğazlarda deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak amacıyla uygun çabalara katkı sunulacağı” ifade edildi.

İngiltere ve Fransa öncülüğünde 2 Nisan’da 40’tan fazla ülkenin katılımıyla çevrim içi bir zirve düzenlendi. Zirvede bölgesel güvenlik ve iş birliği konuları ele alındı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise 8-10 Nisan tarihleri arasında Körfez turuna çıktı. Starmer, 8 Nisan’da Cidde’de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Mohammed bin Salman ile görüştü. Aynı gün Abu Dabi’ye geçerek BAE Devlet Başkanı Mohamed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

9 Nisan’da Bahreyn’de Kral Hamad bin Isa Al Khalifa ve Veliaht Prens Salman bin Hamad Al Khalifa ile görüşmeler gerçekleştiren Starmer, 10 Nisan’da ise Katar’da Başbakan Mohammed bin Abdulrahman Al Thani ile temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında savunma, üs kullanımı ve enerji alanlarında çeşitli anlaşmalar imzalandı.

Türkiye ile İngiltere arasındaki diplomatik temaslar da bu süreçte yoğunlaştı. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, 23 Nisan’da Londra’da “Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi”ne imza attı. Ortak açıklamada, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Öte yandan, 27-30 Nisan tarihleri arasında ABD’ye ziyaret gerçekleştiren Kral Charles III’ün, İngiltere adına Washington yönetimiyle temaslarda bulunduğu belirtildi.

İngiltere’nin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki diplomatik ve stratejik girişimlerini artırması beklenirken, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki gelişmelerin Londra’nın gündeminde önemli bir yer tutacağı değerlendiriliyor. Bölgedeki ülkelerin bu girişimlere vereceği yanıt ise sürecin seyrini belirleyecek.

Bunu Paylaşın