İmamoğlu’ndan Erdoğan’a erken seçim çağrısı

MDN MEDIA
  • |

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başkanıyken tutuklanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçerken, Silivri’de tutukluluğu süren İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “hemen” erken seçim ilan etme çağrısı yaptı. İmamoğlu, yeniden aday olması halinde Erdoğan’ın seçimi kaybedeceğini söyledi.

Reuters’ın avukatları aracılığıyla ilettiği sorulara yazılı yanıt veren İmamoğlu, Silivri’deki cezaevinden Erdoğan’a meydan okumayı sürdürerek, “Hemen erken seçim istiyoruz. Fakat mevcut cumhurbaşkanı yaklaşmakta olan yenilgiyi görüyor ve seçimlerden çekiniyor… O aday olacak ve kaybedecek. Kazanan ise Türkiye olacak” dedi.

Son yıllarda Erdoğan’ın en büyük rakibi olarak yükselen İmamoğlu’nun, aday olabilmesi halinde 20 yılı aşkın süredir iktidarda bulunan Erdoğan’ı yenebileceğine dair kamuoyu yoklamaları bulunduğu ifade ediliyor.

Ancak İmamoğlu, geçen yıl başlayan ve CHP’li belediyeleri hedef alan yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmaların odağında yer alıyor. İnsan hakları örgütleri ve yabancı gözlemciler, CHP’ye yönelik sürecin Avrupa Birliği (AB) adayı ve NATO üyesi Türkiye’nin demokratik itibarını zedelediğini belirtiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için düzenlenen üç seçimi de AKP’yi mağlup ederek kazanan İmamoğlu, yolsuzluk suçlamasıyla yargılanmak üzere Mart ayından bu yana tutuklu olmasına rağmen muhalefet için güçlü bir isim olmayı sürdürüyor. İmamoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaları reddediyor.

Yedi sayfalık yanıt

Hem kendisi hem de CHP aylardır erken seçim çağrısı yapsa da İmamoğlu nadiren bu kadar açık biçimde Erdoğan’ın seçimi kaybedeceği öngörüsünü dile getirdi.

CHP, iktidara gelmesi halinde Türkiye’de yeniden hukukun üstünlüğünü sağlayacağını, AB üyeliği görüşmelerini yeniden başlatacağını ve sosyal demokrat bir ekonomi modeli izleyeceğini belirtiyor.

Mevcut takvime göre Türkiye’de 2028’e kadar seçim öngörülmezken, Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için anayasa değişikliği olmaması halinde erken seçim kararı alınması gerekiyor. Çoğu analist, Erdoğan’ın gelecek yıl seçime gidebileceğini tahmin ediyor.

İmamoğlu 11 aydır kamuoyundan uzak olsa da CHP, her hafta İstanbul’da düzenlediği mitinglerle İmamoğlu’nu gündemde tutmayı sürdürüyor. Son kamuoyu yoklamaları, CHP ile AKP arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor.

Tutukluluğuna rağmen CHP’nin resmi cumhurbaşkanı adayı olmaya devam eden İmamoğlu, partisinin “siyasi yolculuğuna” destek olmak için yoğun çaba harcadığını söyledi.

İmamoğlu, hakkında açılan 10’dan fazla dava ve soruşturma kapsamında avukatlarıyla yoğun şekilde çalıştığını, destekçilerinden gelen mektupları okuduğunu ve İBB’ye yönelik işlere zaman ayırdığını belirterek günlük mesaisinin yaklaşık 18 saati bulduğunu ifade etti.

Reuters’e gönderdiği yedi sayfalık yanıtta, 24 metrekarelik yüksek duvarlı avluda spor yapmaya ve günlük yürüyüşüne devam ettiğini aktardı.

Baskı ve atama tartışması

İmamoğlu’nun seçimlerde aday olma ihtimalinin, gelecek ay başlayacak İBB davası ve artan savcılık baskısı nedeniyle düşük göründüğü değerlendiriliyor.

İmamoğlu, “İktidar, yenilecekleri gün yaklaştıkça bize uyguladıkları baskının ve düşmanlığın seviyesini artırıyor” dedi.

Hafta başında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç görevden alınarak, İBB ve İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalarla bilinen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek Adalet Bakanı olarak atandı. İBB iddianamesinde İmamoğlu hakkında 2 bin yıldan fazla hapis cezası isteniyor.

Hakimlikten adalet bakan yardımcılığına, ardından başsavcılığa atanan Gürlek’in şimdi de Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi CHP’nin sert eleştirilerine yol açtı. Gürlek’in yemin töreninde CHP’li ve AKP’li milletvekilleri arasında yumruklu kavga yaşandı. Gürlek AKP’li vekillerin arasında yemin ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’yi bakanların yemin etmesine engel olmak için “her türlü zorbalığı sergilemekle” suçladı.

Gürlek’in atanmasının ardından CHP yetkilileri, yeni Adalet Bakanı’nın aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun da başına geçeceğine dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun CHP üzerindeki baskının artabileceği anlamına geldiğini ifade ediyor.

Reuters’ın sorularını Gürlek’in atanmadan önce yanıtlayan İmamoğlu, hakkında açılan davaların cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek amacıyla siyasi bir kampanya olduğunu savunarak, “İktidardakiler, kaybedeceklerini anladıkları için çareyi beni yalan iddialarla ve siyasetin yargıya emriyle cezaevinde tutmakta arıyorlar” dedi.

Erdoğan ise yargı üzerinde etkisi olduğu iddialarını reddediyor ve yargının bağımsız olduğunu ifade ediyor.

İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik bir diğer gelişme ise adaylık için gerekli üniversite diplomasının iptaline karşı açtığı davanın geçen ay reddedilmesi oldu.

Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor, diploma davasını “tamamen siyasi” olarak nitelendirerek, mahkeme kararının yargıyı “gülünç derecede taraflı” gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, bugüne kadar İmamoğlu hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı ve soruşturmalarla ilgili “benimle hiçbir ilgisi yok” dedi. Ancak geçen yıl İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından, kendisine yöneltilen suçlamalara atıfta bulunarak, “CHP, bir avuç belediye soyguncusunu aklayan bir aparata dönüşmüştür” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olup olamayacağına ilişkin soruya İmamoğlu, adalete olan inancını koruduğunu ve hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını belirterek yanıt verdi.

“Hiçbir baskı, hiçbir engel beni bu ülkenin daha adil, daha özgür ve daha müreffeh olması için çalışmaktan alıkoyamayacak” dedi.

Bunu Paylaşın