İklim Kanunu kabul edildi Ne vaat ediyor? Riskleri neler?

MDN MEDIA
  • |

Yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçladığı belirtilen İklim Kanunu, TBMM’de oy çokluğuyla kabul edildi. CHP ile TEMA Vakfı gibi bazı STK’ların karşı çıktığı kanun, iklim değişikliği ile mücadele kapsamında ne vaat ediyor? Riskleri ve tartışılan maddeleri haberimizde

Türkiye’nin son 2 yıldır gündeminin meşgul eden ve çok tartışılan İklim Kanunu hakkında çok sayıda soru işareti bulunuyordu. İklim değişikliğiyle mücadelede esas olan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini kapsayan; planlama ve uygulama araçlarını, gelirleri, izin ve denetim ile bunlara ilişkin yasal ve kurumsal çerçevenin usul ve esaslarını belirleyen İklim Değişikliği Kanunu Yasa) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edildi. TBMM Genel Kuruluna “iklim kanunu” adı altında sunulan kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla oy çokluğuyla onaylandı.

“Adil geçiş”, “Birincil piyasa”, “Denkleştirme”, “Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)”, “Gömülü sera gazı emisyonları” ile “Gönüllü karbon piyasaları”, “İklim adaleti” gibi tanımlar yer aldığı kanun; iklim değişikliğiyle mücadelede genel ilkeleri belirliyor.

İklim Değişikliği Başkanlığı kurulacak

Ulusal Katkı Beyanında, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ülkenin kalkınma öncelikleri ve özel koşulları göz önünde bulundurulacak ve bu çerçevede önlemler alınacak. Sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerine ilişkin ilerlemeler yıllık bazda İklim Değişikliği Başkanlığınca izlenecek.

Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kamu yararı gözetilerek alınacak tedbirlere ve düzenlemelere süresinde uymakla ve bunları uygulamakla yükümlü olacak. Gerekli görülen tedbirlerin alınması amacıyla görev alanı dahilinde, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, faaliyetleri ve standartları belirlemek, gelişmeleri izlemek, karbon fiyatlandırmasına ilişkin piyasaya dayalı mekanizmaları düzenlemekle İklim Değişikliği Başkanlığı yetkili olacak.

Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde plan ve projeler yapacak, yaptıracak, uygulayacak, destekleyecek ve işbirliği yapacak.

İklim Değişikliği Başkanlığı, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformunda bulunmayan verileri ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile protokol yaparak temin edebilecek. Milli savunma ve milli güvenliğe ilişkin bilgi ve belgelerin paylaşılmasına dair usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili bakanlık tarafından müşterek belirlenecek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla gerektiğinde yetkilerini Başkanlığa devredebilecek.

İletişim Başkanlığı ‘Karbon Ayak İzi’ açıklaması yapmıştı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 14 Nisan’da tasarı TBMM’de görüşülürken yaptığı açıklamada; ortaya atılan “karbon ayak iziyle insanların özgürlüklerinin kısıtlanacağı” ve “karbon vergisinin vatandaşın cebinden çıkacağı” iddialarının doğru olmadığını söylemişti.

Açıklamada, “Karbon ayak izi azaltımı ve Emisyon Ticaret Sistemi uygulaması bireylerle değil, sadece enerji yoğun üretim tesisleri gibi üretim yapan organizasyonlarla ilgilidir. Kanunda karbon vergisine yönelik herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kanun, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası taahhütlerini yerine getirme ve yeşil ekonomiye geçiş sürecini hızlandırma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor” ifadeleri kullanılmıştı.

Hedefler ve yükümlülükler neler?

2050 yılına kadar belediye atıklarının işlenmeden düzenli depolama ile bertarafına son verilmesi ve sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Atık geri kazanım oranının 2035 yılında yüzde 60'a çıkarılması amaçlanıyor.

Su yönetimi kapsamında, suyun verimli ve etkin biçimde kullanılması sağlanacak, arıtılmış atıksuyun yeniden kullanım oranının 2030 yılında yüzde 15'e çıkarılması hedefleniyor.

Enerji ve kaynak verimli, düşük emisyonlu üretim yöntemleri ve teknolojilerin, yenilenebilir enerji ve alternatif yakıtların kullanımının yaygınlaştırılması sağlanacak.

Ormanlarımızdaki yıllık odun artımının 5 yıllık ortalamada en fazla yüzde 50'sinin orman emvali üretiminde kullanılması ile Akdeniz Bölgesi ortalamasıyla uyum hedefleniyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kurulması planlanıyor.

Ağır cezalar getiriyor

İklim Kanunu, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetleri için Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulması ve karbon kredileriyle ilgili düzenlemeler yapılmasını öngörüyor.

Doğrulanmış yıllık sera gazı emisyon raporu sunmayan işletmelere 1 milyon liradan 10 milyon liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek. Ayrıca, sera gazı emisyonu izleme planını sunmayanlara veya süresi içinde güncellemeyenlere 200 bin lira, doğrulanmış sera gazı emisyonu raporunu süresi içerisinde sunmayanlara ise 300 bin lira idari para cezası verilecek.

Belirlenen düzenlemelere aykırı faaliyet gösteren işletmelere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca bir yılı aşmamak koşuluyla düzeltme süresi verilebilecek. Bu süre sonunda aykırılık düzeltilmezse faaliyet kısmen veya tamamen durdurulabilecek ve 50 milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanabilecek.

Kanun hangi düzenlemeleri getiriyor?

Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşması ve iklim değişikliğiyle etkin mücadele edilmesi amaçlı düzenlemeler ise şöyle:

-İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları: Her ilde vali başkanlığında kurulacak bu kurullar, yerel iklim eylem planlarının hazırlanmasını ve uygulanmasını koordine edecek.​

-İklim Değişikliği Başkanlığı: Bu yeni yapı, ulusal ve sektörel raporlar hazırlayacak, teşvik mekanizmaları geliştirecek ve Türkiye Yeşil Taksonomisi'ni oluşturacak. Ayrıca, Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) kurarak karbon piyasasını yönetecek.

-Sera Gazı Emisyon İzni: Doğrudan sera gazı emisyonuna neden olan işletmelerin, İklim Değişikliği Başkanlığı'ndan emisyon izni alması zorunlu hale gelecek.

-Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İthal edilen malların gömülü sera gazı emisyonlarını dikkate alacak bu mekanizma, karbon kaçağını önlemeyi hedefliyor

-İdari Para Cezaları: Sera gazı emisyon raporunu süresinde sunmayan işletmelere 500 bin TL'den 5 milyon TL'ye kadar; ozon tabakasını incelten maddeleri yasa dışı kullananlara ise 2,5 milyon TL'ye kadar idari para cezaları uygulanacak.

Başarır: “Ortak akılla hazırlanmış yasaya ihtiyaç var”

CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, iklim Kanunu görüşülürken Meclis boş olduğunu ve milletvekillerin hiçbiri fikir ortaya koymadığını belirterek, şu paylaşımı yaptı:

“Gerçekten bir iklim kanununa ihtiyacımız var; ama üniversitelerin, çevre örgütlerinin, yerel yönetimlerin ortak aklıyla hazırlanmış bir yasaya! Bu yasa ne iklim, ne Türkiye, ne de gelecek kuşaklar için. İklim değişikliğinden en çok etkilenen dar gelirli yurttaşın yaşadığı bölgelerle ilgili hiçbir çözüm bu yasada yok. Bugün bunu görüşüyoruz, yarın maden ve zeytin… Bu topluma, halka gerçekten ne faydası var? İklim değişikliğiyle ilgili doğa komisyonu kuruldu, şehir şehir geçiyor. Sebeplerinden biri dolu. İklim yasasının önlemlerin uzun yıllardır alınmaması. Birçok şehir su sorunu var. Ürünlerdeki verimsizlik ortada.”

CHP’li Suiçmez: “doğayı para karşılığı kirletme yasası”

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “TBMM Genel Kuruluna “iklim kanunu” adı altında sunulan kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. Bu bir iklim yasası değil; doğayı para karşılığı kirletme yasasıdır. İklim krizine değil, sermayenin krizine çare üreten bir teklif Meclis’ten geçti.”

TEMA Vakfı: “Kaybeden doğa ve insan”

TEMA Vakfı’ndan yapılan açıklama ise, “Kaybeden doğa ve insan oldu… TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasayı “İklim Kanunu” olarak görmüyoruz. Bu yasa ile emisyon ticaret sistemi düzenlenmiştir. Emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, adil geçiş planı, uyum politikaları ve gelirlerin toplum yararına kullanımı gibi kritik unsurları içermeyen ve iklim krizine bütüncül yaklaşmayan bu yasanın Anayasa Mahkemesi’nden dönmesini umut ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Bunu Paylaşın