Husi tehdidi geçişleri yüzde 50 azalttı

MDN İstanbul
  • |

Clarksons Research verilerine göre, 25-26 Temmuz tarihlerinde Bab el-Mendeb Boğazı üzerinden Kızıldeniz'e giriş ve çıkış yapan gemi sayısı günlük ortalama 31'e geriledi. Bu rakam, tonaj bazında zaten düşük seviyelerde seyreden ikinci çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 50'lik ilave bir düşüşe işaret etti.

Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'a ait deniz taşımacılığına abluka uygulayacaklarını açıklamış, bu tehdidin ardından da iki gün sonra Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu petrol ihracat terminalinden yükleme yapan bir tankere saldırı düzenlemişti. Clarksons Research Küresel Araştırma Başkanı Steve Gordon, “Bab el-Mendeb'den geçen VLCC (çok büyük ham petrol tankerleri) sayısı son bir haftada günlük ortalama bire düştü. Bu rakam ikinci çeyrek boyunca günlük ortalama üç seviyesindeydi” dedi.

Kızıldeniz'deki Husi tehdidinin, Basra Körfezi'ndeki aksaklıklar sırasında daha fazla kullanılan ihracat güzergâhını da olumsuz etkilemesiyle tanker navlunları yükselmeye devam ediyor. Clarksons, Yanbu'dan son bir haftada günlük 3,8 milyon varil petrol ihraç edildiğini belirterek, Asya'ya gidecek sevkiyatların Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu üzerinden yönlendirilmesi halinde taşınacak mesafenin yaklaşık iki katına çıkabileceğine dikkat çekti.

Verilere göre, VLCC'lerin günlük kazancı son bir haftada yüzde 13 artarak 145 bin dolara yükselirken, çok büyük LPG taşıyıcılarının (VLGC) spot kazançları da haftalık bazda yüzde 24 artışla günlük 172 bin dolara çıktı. DHT filosuna ait iki VLCC'nin sırasıyla günlük 226 bin dolar ve 241 bin dolardan kiralandığı bildirilirken, Tankers International daha sonra bu anlaşmaların kesinleşmediğini duyurdu.

İlginizi çekebilir:

Yunanistan vetosu AB’yi yeni yaptırım arayışına itti

Hürmüz Boğazı'ndaki trafik de düşük seviyede

Dikkatler Kızıldeniz'e çevrilirken, Basra Körfezi'nde ise geçen hafta önemli bir toparlanma yaşanmadı. Clarksons'a göre hafta sonunda Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı günlük ortalama 13 seviyesinde kaldı. Bu rakam, çatışma öncesi döneme göre yüzde 90, tonaj bazında ise yüzde 95'in üzerinde düşüş anlamına geliyor.

Steve Gordon, “VLCC'lerin Hürmüz Boğazı geçişleri hâlâ son derece sınırlı. Son bir haftada yalnızca altı geçiş kaydedildi. Bu da normal seviyelerin yaklaşık yüzde 95 altında” ifadelerini kullandı.

Son günlerde Basra Körfezi'nden çıkan petrol miktarı günlük yaklaşık 1 milyon varile gerilerken, bu rakam ABD ile İran arasında mutabakat zaptının (MoU) imzalanmasının ardından temmuz ayı başındaki görece sakin dönemde günlük 10 milyon varil seviyesindeydi. Çatışmalar öncesinde ise günlük ihracat yaklaşık 15 milyon varil olarak gerçekleşiyordu.

Doğal gaz taşımacılığında tablo daha da olumsuz. Son 10 günden uzun süredir Hürmüz Boğazı'ndan geçen herhangi bir LNG gemisi veya VLGC kaydedilmedi.

Enerji şirketleri alternatif rotalara yöneliyor

Haberde, İran'ın Umman açıklarındaki ABD'nin kontrolündeki güney rotasını kullanan gemilere yönelik tekrarlanan saldırılarla Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattığı, ABD'nin ise İran'a yönelik kendi ablukasını sürdürerek son dönemde ikinci tankeri etkisiz hâle getirdiği ifade edildi.

Orta Doğu'daki çatışmaların petrol piyasaları üzerinden küresel ekonomiyi etkilemeye devam etmesi nedeniyle enerji şirketleri, bölgedeki kritik boğazlara bağımlılığı azaltacak alternatif ihracat yöntemleri üzerinde çalışıyor.

Clarksons, “Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltacak altyapı yatırımlarına yönelik uzun vadeli planlamalar sürüyor. Mevcut durumda günlük 8 milyon varil olan boru hattı bypass ihracat kapasitesi, planlanan tüm projelerin tamamlanması halinde günlük 17 milyon varile çıkabilir. Ancak bu gelişmeler daha uzun deniz taşımacılığı mesafelerini de beraberinde getirecek” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı son günlerde görece sakin bir görünüm sergilese de, 26 Temmuz'da Kızıldeniz'in güneyinde seyreden bir tanker, yakınına kimliği belirsiz bir mühimmatın düştüğünü bildirdi.

Husiler ise 27 Temmuz'da yaptıkları açıklamada, insansız hava araçlarıyla Suudi Arabistan'ın doğusundan Yanbu'ya ham petrol tedariki ve taşınmasıyla bağlantılı “çok sayıda hassas hedefi” vurduklarını öne sürdü.

Bunu Paylaşın