Hürmüz ve Kızıldeniz’de güvenlik krizi derinleşiyor

MDN İstanbul
  • |

Orta Doğu'da petrol taşımacılığı, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'de artan güvenlik riskleri nedeniyle İran'da savaşın başlamasından bu yana en zorlu dönemini yaşıyor.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından Suudi Arabistan'dan petrol taşıyan bazı tankerler, Kızıldeniz üzerinden Bab el-Mendeb Boğazı'nı kullanarak sevkiyatlarını sürdürmeye başlamıştı. Ancak İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a ait Kızıldeniz limanlarına yönelik abluka ilan etmesi ve son günlerde Suudi tankerlerini hedef alan saldırıların artması, bu rotayı da tehlikeye soktu.

İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) da son bir hafta içinde bölgede gemilere yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştiğini duyurdu. Gemi takip şirketi Kpler'in analistlerinden Matthew Wright, ham petrol ticaretine yönelik risklerin krizin başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını belirterek, “Ham petrol ticareti açısından savaşın başladığı günden bu yana en kötü dönemdeyiz. Hürmüz Boğazı'ndaki sorun petrol akışını kısıtlarken, piyasayı dengeleyen alternatif rota da artık tehdit altında. Sorunların üzerine yeni bir sorun eklendi” değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz'deki gemi trafiğinde sert düşüş

Kpler verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı pazar günü sekize, cumartesi günü ise 11'e kadar geriledi. Savaş öncesinde ise boğazdan günde 100'ün üzerinde gemi geçiş yapıyordu.

Kriz öncesinde dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Haziran ayı başında ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkes deniz trafiğinde kısa süreli toparlanma yaratırken, yaklaşık bir ay sonra çatışmaların yeniden başlaması geçişleri yeniden keskin şekilde azalttı.

Bölgeden geçen çok sayıda tanker ise tespit edilmemek amacıyla otomatik tanımlama sistemi (AIS) vericilerini kapatarak denizcilikte “karanlığa geçmek” (going dark) olarak bilinen yöntemi kullanıyor.

Kızıldeniz güvenli liman olmaktan çıktı

Hürmüz'deki riskler nedeniyle öne çıkan Kızıldeniz rotasında da güvenlik endişeleri hızla arttı. Kpler verilerine göre Bab el-Mendeb Boğazı'ndan cumartesi günü geçen 28 emtia gemisinin altısı AIS sistemlerini kapatarak seyir yaptı.

Her ne kadar Husilerin saldırıları ağırlıklı olarak Suudi Arabistan bağlantılı gemileri hedef alsa da bölgedeki toplam gemi trafiği saldırılar öncesine göre yaklaşık yüzde 50 seviyesinde seyrediyor.

Asya'ya ihraç edilmek üzere ham petrol yükleyen ve bölgeden geçen tanker sayısı ise günde yaklaşık dört gemiye kadar gerileyerek savaşın başlamasından bu yana en düşük seviyeye indi.

İlginizi çekebilir:

Husi tehdidi geçişleri yüzde 50 azalttı

Tanker sahiplerinden güvenlik uyarısı

Tanker armatörlerini temsil eden Intertanko'nun Genel Müdürü Tim Wilkins, denizcilik sektörünün giderek karmaşıklaşan bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Wilkins, yüksek riskli bölgenin artık Suudi Arabistan karasularını ve Kızıldeniz'in bazı kesimlerini de kapsadığını belirterek, bunun hem piyasa hem de seyrüsefer serbestisi üzerinde ilave baskı oluşturduğunu ifade etti.

Dünyanın önde gelen konteyner taşımacılığı şirketlerinden Hapag-Lloyd ise bazı gemilerinin Kızıldeniz'i kullanmayı sürdürdüğünü, ancak gelişmeleri yakından izlediklerini ve koşulların değişmesi halinde sefer ağlarını yeniden düzenleyeceklerini açıkladı.

Şirket, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile gemilerin bölgeden kısa sürede ayrılabileceğini, ancak normal yük akışının yeniden kurulmasının üç ila dört ay sürebileceğini belirtti. Buna gerekçe olarak askıya alınan seferler ve farklı bölgelere yönlendirilen gemilerin yeniden organize edilmesi gösterildi.

İran: Anlaşma yakın değil

İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda Washington ile görüşmeler yürütüldüğü yönündeki açıklamasını reddederken, Umman aracılığıyla temasların sürdüğünü doğruladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'nin “saldırganlığı” sürdüğü sürece mevcut kısıtlamaların kaldırılmasını öngören bir anlaşmanın yakın olmadığını söyledi.

Kpler analisti Wright ise Umman'ın yürüttüğü temasların sonuç verebileceğini ancak kalıcı bir anlaşmanın ABD'nin de sürece dahil olmasını gerektirdiğini belirterek, taraflardan en az birinin taviz vermemesi halinde mevcut müzakerelerin “yanlış bir başlangıç” olabileceği uyarısında bulundu.

Trump'ın İran'a yönelik planlanan saldırıları olası görüşmeler nedeniyle iptal edeceğini açıklamasının ardından petrol fiyatları sert geriledi. Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 7,3'e kadar düşerek 81,55 doları gördükten sonra yüzde 4,4 kayıpla 84,05 dolar seviyesinde işlem gördü.

Gemi takip şirketi Xeneta'nın Baş Analisti Peter Sand ise yaşanan gelişmelerin denizcilik sektörünü “yeniden başlangıç noktasına döndürdüğünü” belirterek, “İster petrol ister konteyner taşımacılığı olsun, yük taşımak için mevcut alternatifler oldukça sınırlı. Sektör hâlâ belirsizlik içinde ve yakın vadede iyileşmeye dair net bir işaret bulunmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bunu Paylaşın