Kudüs İbrani Üniversitesi’nde görev yapan tarihçi ve dünya çapında 65 dilde 50 milyondan fazla satan “Sapiens”, “Homo Deus” ve “21. Yüzyıl için 21 Ders” kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari, Davos’ta yapay zekânın insanlık üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“Yapay zeka bir araç değil, dili hackleyen bir eylemci” diyen Harari, teknolojinin geldiği noktanın klasik araç anlayışının ötesine geçtiğini savundu. Bir bıçağın tek başına karar veremeyeceğini, onu kullanan kişinin niyetinin belirleyici olduğunu hatırlatan Harari, yapay zekânın ise belirli ölçüde karar mekanizmasına sahip olabildiğini ifade etti.
Davos’taki konuşmasında yapay zekânın yalnızca yaratıcı değil, aynı zamanda manipülasyon ve yalan üretme kapasitesine de sahip olduğuna dikkat çeken Harari, insanlığın bugüne kadar kendisini “düşünebilen varlık” olarak tanımladığını söyledi. Ancak yapay zekânın dili kullanma konusunda insanı büyük ölçüde geride bıraktığını belirten tarihçi, bu gelişmenin hukuk, din ve sanat gibi temeli kelimelere dayanan sistemleri köklü biçimde dönüştüreceğini vurguladı.
Harari’ye göre yapay zekânın duygulara sahip olmamasına rağmen duyguları kusursuz şekilde taklit edebilmesi ciddi bir risk oluşturuyor. Yapay zekâyı vizeye ihtiyaç duymayan, ışık hızında hareket eden ve toplumların kültürel yapısını değiştirebilen “yeni nesil göçmenlere” benzeten Harari, dünya liderlerine acil çağrıda bulundu.
Ünlü tarihçi, yapay zekâya “hukuki kişilik” verilip verilmeyeceği konusunun ivedilikle karara bağlanması gerektiğini belirtti. Yapay zekâ sistemlerine mülk edinme, dava açma ya da banka hesabı yönetme gibi haklar tanınması durumunda kontrolün insanlığın elinden çıkabileceği uyarısında bulunan Harari, bu konuda 10 yıl sonrasının çok geç olacağını ve kararın “hemen şimdi” verilmesi gerektiğini dile getirdi.






