Ana sayfa Yazarlar Gökhan Esin Hani faiz inerse dolar yükselirdi?

Hani faiz inerse dolar yükselirdi?

0
Gökhan Esin
Merkez Bankası piyasa beklentisinin 100 baz puan olduğu dönemde 250 baz puan faiz indirimi yaptı. Sebebi enflasyondaki düşüşün olumlu gidişi, yani düşüşün hızlanması. Aralık ayında 100 baz puan daha indirebilir. İyi de “hani faiz inerse dolar yükselirdi” birçok yazarın mottosu bu değil miydi?Hani faiz indirilirse dolar
yükselirdi!?

Geçenlerde şöyle bir soruyla karşılaştım, “Hani faiz indirilirse dolar yükselirdi, neden (hem de beklenti üzerinde) faiz indirimine rağmen dolar düşmedi?” Harika bir soru!
Bu soruya üç farklı cevabım olacak. İlki döviz mevduatları… Toplam mevduatın yarısından fazlası döviz. Bundan 5 yıl önce toplam mevduat içinde dövizin payı yüzde 37’ydi. Şu sıralar yüzde 52 civarında. Şöyle düşünenler olabilir “dolar artınca zaten mevduat içindeki pay otomatik yükseldi!” Bu da doğru ama döviz mevduatta da önemli bir tırmanış var. 2019 başında 160 milyar dolar olan döviz mevduatı, şu sıralar 195 milyar dolara dayandı. Yaklaşık yüzde 21 yükseldi. Sanırım döviz yatırımcısının nefesi kesilmeye başladı. Son dönemdeki veriye göre döviz mevduatındaki artışın hızı yavaşladı. Yani talep azalıyor, yılın ilk ayları gibi sert değil.
Döviz mevduat trendi şöyle gelişti; 2019’un ilk 3 ayında 160 milyardan 180 milyara yükseldi. Buradan 195 milyara dayanması ise 8 ayda oldu. Demek ki talep hantallaşıyor.

Bir diğer sebep de cari
denge ama…

Döviz mevduattaki yavaşlayan ivmeye ek olarak cari denge de pozitife döndü. Döviz ihtiyacı azaldı.
Kanımca artık cari açığa geçilse dahi, büyüme yüksek olmayacağı için önemli (eskisi gibi) bir cari açık oluşmaz.
Ama cari denge ile ilgili farklı endişelerim de yok değil! Her ne kadar cari denge an itibarıyla pozitif olsa dahi genel durumu çok ümit verici görünmüyor. Yurt dışından gelen döviz akışında (finans hesabı) önemli bir düşüş var. 2017 yılının ilk 9 ayında finans hesabı üzerinden gelen döviz 34 milyar dolardı. 2019 yılının aynı döneminde finans hesabından 1 milyar dolar çıkış oldu. 2018 yılı verilerini kasıtlı olarak yazmıyorum çünkü ilk 9 ayda yaşanan kur atağı tüm verileri altüst etti. Kısacası, finans hesabında geçmişe kıyasla önemli bir düşüş var. Finans hesabına en büyük katkıyı yabancılara satılan gayrimenkulün sağladığını da yazmadan geçemeyeceğim.
Diğer sebep ise, global tarafta; Merkez Bankalarının faiz indiriyor olması, Türkiye gibi ülkelere para akışını pozitif etkiliyor. Çünkü her ne kadar CDS’nin yüksek olduğu gibi görüşler olsa da ilk 9 ayda (Merkez Bankası faiz oranından enflasyonu çıkarırsak) reel faiz ortalaması yüzde 5.

Veri seti güzel ama faiz,
bütçe ve ekonomik güven
endeksi farklı yerde!

Bu üç faktör TL değerinin düşmesini engelliyor. Bu üç veriye ek olarak, Ekim ayı toplantısında Merkez Bankası Başkanı’nın açıklamaları veri setinin gayet ümit verici olduğunu gösteriyor. Öte yandan, ekonomiye olan güven veri seti gibi değil. Tuhaf değil mi? Veri seti şahane ama güven beklenenin altında!
Ekonomik güven endeksi 2018’in ilk çeyreğinde 101 iken 2018 sonunda 79’a indi. Şu sıralar ise 90 seviyesinde. Kısacası, halen 2018 başına dönemedik.
Endeksteki durumu çok yadırgamamak lazım. 1,000 baz puan faiz sadece 3 ayda düştü. Merkez Bankası agresif şekilde faiz indiriyor. Demek ki, enflasyonda daha da iyileşme bekliyor, bu durum düşük büyümenin sonucudur. Yani Merkez Bankası da yüksek büyüme beklemiyor diyebiliriz.
2020 bütçe açısından zor geçecek, güven endeksini olumsuz etkileyen bir faktör de bu olabilir. Bütçedeki zorlanmayı geçen ayki yazımda belirtmiştim. Sadece şunu hatırlamakta fayda var; 2019’da tek seferlik gelirler iyi bir besin kaynağı oldu. 2018 yılının tamamında tek seferlik gelirin toplamı 53 milyar TL iken, bu yılın ilk 8 ayında 97 milyara yükseldi. Eğer dolar/TL yılı bu değerlerde kapatırsa, 2020’de Merkez Bankası değerleme hesabından fazla kazanç sağlanamaz çünkü TL 2018 yılına kıyasla daha az değer kaybetmiş olacak.
Özetle, doların değerlenmesini engelleyen 3 sebep var ancak iki numara olarak sıraladığım cari dengede durum farklı; gidişat pek ümit verici görülmüyor. Kanımca 2020 yılında doları değerlendirecek sadece iki etken olabilir; cari dengede bozulma ve dış politika…
Burada yazılanlar yatırım tavsiyesi değildir.