Görmeyen kaybeder: Ukrayna–Rusya Savaşı’ndan ISR dersleri

MDN İstanbul
  • |

Dr. Özkan Kantemir

Ukrayna–Rusya Savaşı ile ilgili olarak önceki yazılarda, manevra ve ateşin tek başlarına bir anlamları olmadığını görmüştük. Savaşta artık kimin daha iyi gördüğü ve kimin daha önce harekete geçtiği muharebe sahasında inisiyatifin ele geçirilmesi ve elde bulundurulması için tek çaredir. Bu savaş, İstihbarat, Keşif ve Gözetleme (Intelligence, Surveillance, Reconnaissance–ISR) faaliyetlerinin artık manevra ve ateşi destekleyen bir alan olmaktan çıkıp muharebelerin sonucunu belirleyen bir fonksiyon alanına dönüştüğünü göstermiştir.

Savaşın başlangıcından itibaren, geniş cephe hatlarının ve derinlikte düşmanın sürekli izlenmesine duyulan ihtiyaç, ISR’nin kapsamını ve yoğunluğunu tarihte görülmemiş bir seviyeye taşımıştır. ISR alanında uydu görüntülerinden, insansız hava araçlarına, elektronik istihbarattan muharebe sahasındaki gözetleme ve keşif faaliyetlerine kadar çok katmanlı bir mücadele yaşanmaktadır.

Savaşta anlık istihbarat başarıları kısa süreli taktik avantajlar getirse de ISR üstünlüğünün sürdürülemediği durumlarda bu kazanımların hızla kaybedildiği görülmüştür. ISR üstünlüğü artık modern muharebe sahasında hava üstünlüğü veya deniz hakimiyeti gibi değerlendirilmelidir. Özellikle hava savunma, elektronik harp ve karşı-ISR faaliyetlerinin yoğunluğu, tek tip platformlara dayanan ISR anlayışının çok kırılgan olduğunu öğretmiştir. ISR desteğindeki süreklilik ile verilen zayiat ters orantılıdır.  Çünkü, ISR desteğinde süreklilik yoksa, birlikler kör bir şekilde manevra yapmakta ve ateşleri etkili olamamaktadır. Örneğin, Rus birlikleri savaşın ilk safhasında, Ukrayna savunma hatlarının derinliği ve gerçek konuşlanması hakkında yeterli ISR verisine sahip olmadan ilerlemiş; bu nedenle de Ukrayna birliklerinin pusu ve karşı taarruzları ile zayiat vermişlerdir. Buna karşın Ukrayna unsurları ISR yetenekleri sayesinde, Rus birliklerinin açık arazideki intikallerini sürekli izleyerek ateş altına alabilmiştir.

Ukrayna savaşı bizlere ISR verisinin zamanında işlenerek muharebe sahasındaki birlikler için değerli bilgi haline dönüştürülememesinin ISR üstünlüğünü kaybetmek anlamına geldiğini söylemektedir. ISR vasıtalarından veri toplamak yeterli değildir. Bu verinin süratle işlenip sahada güç çarpanı olacak bir biçimde ast kademelere aktarılması şarttır. Savaşta Rus tarafının sahip olduğu ISR kapasitesine rağmen bilgiyi ast birliklere zamanında aktaramaması, Ukrayna’nın daha sınırlı ama daha hızlı ve etkili ISR döngüsü karşısında bir dezavantaj oluşturmuştur.

Ukrayna–Rusya Savaşına ISR, taktik seviyeden stratejik seviyeye kadar karar süreçlerini belirlemiş; yalnızca taktik değil, stratejik kararları da şekillendirmiştir. Bu konudaki en çarpıcı örnek, Ukrayna’nın Rus taarruz eksenlerini ISR ile önceden tespit ederek kuvvetlerini buna göre konuşlandırmasıdır. Aslında ISR, savaşlardaki “gizlilik” kavramını fiilen ortadan kaldırmıştır. Açık arazide yapılacak intikaller İHA ve uydu sistemleriyle kolaylıkla tespit edilebildiğinden, artık geniş alanlarda gizlenmek neredeyse imkânsızdır.

Ukrayna harp alanında, orta-yüksek irtifada görev yapabilen pahalı ISR platformlarının yanı sıra düşük maliyetli ticari dronlar da belirleyici olmuştur. Bu ISR sistemleri, taktik seviyede birliklere gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayarak hedef tespitinde, ateşlerin tevcihinde ve hasar kıymetlendirme süreçlerinde vazgeçilmez hâle gelmişlerdir. ISR, yalnızca üst seviye karargâhların değil, en küçük taktik unsurların da günlük muharebelerinin birer parçası olmuştur. Ukrayna’nın DJI sınıfı ticari dronları kullanarak Rus mevzilerini gerçek zamanlı gözetlemesi ve topçu ateş tanzimini yapması bu uygulamaya iyi bir örnektir.

Bu örnekten yola çıkarak savaşın, ISR ile ateş desteği arasındaki ilişkinin ne kadar önemli olduğunu yeniden gösterdiğinin altını çizebiliriz. Bir hedefin tespit edilmesi ve ateş altına alınması arasındaki süre çok kısalmıştır. Sürenin kısalığı, muharebelerin kazananını belirleyen en önemli parametrelerden biri olmuştur. Bu nedenle, ISR faaliyetlerini platform merkezli düşünmek yerine, tespit-karar-etki döngüsünün tamamını içerecek şekilde süreç merkezli bir yaklaşım benimsenmelidir. Ukrayna’nın İHA’lar ile tespit ettiği Rus hedeflerini HIMARS ve topçu sistemleriyle kısa sürede vurması ateş desteği ile ISR arasında yaratılabilecek sinerjinin güzel bir örneğidir.

Ukrayna–Rusya Savaşı bizlere ISR sistemlerinin sadece asıl muharebe sahasında değil, derinlikteki hedefler üzerinde de kritik etkileri olduğunu göstermiştir. Düşman derinliklerini görmek için ISR sistemlerini etkin şekilde kullanmak karşı tarafın komuta-kontrol ve lojistik yapısını çökertmenin anahtarı haline gelmiştir. Örneğin Ukrayna, Rus ikmal merkezlerini ve karargâhlarını, ISR verisine dayalı bir biçimde hassas ateşle taarruz yöntemi ile etki altına alabilmiştir.

Elektronik harp Ukrayna–Rusya Savaşı’nın görünmeyen ama en sert cephesidir. GPS karıştırması, link kesintileri ve elektromanyetik spektrum üzerindeki hakimiyet mücadelesi, ISR’nin elektronik harbe karşı dayanıklı olması gerektiğini göstermiştir. ISR üstünlüğü artık sadece “görmek” değil, “elektronik harp ortamında görmeye devam etmek” anlamına gelmektedir.

ISR sistemlerinin “sarf edilebilir” kabul edilmelerinin gerektiği savaştan alınan bir başka derstir. Ukrayna–Rusya Savaşı’nda ISR platformlarının hızla kaybedildiği ve muharebelerin sürekliliği açısından kaybedilen sistemlerin yerlerine yeni sistemlerin süratle ikame edilmesi gerektiği görülmüştür. Bu nedenle, ISR sistemlerinin taktik sahada kullanım anlayışında bir kayıp toleransı mutlaka bulunmalıdır. ISR platformlarının muharebe sahasında öncelikli hedef hâline gelmesine bir örnek olarak, Rus Orlan-10 insansız hava araçlarının Ukrayna hava savunma ve elektronik harp birliklerinin öncelikli hedefi haline gelmesi ve kısa sürede tespit edilerek düşürülmesi verilebilir. Öte yandan, düşük maliyetli ISR sistemleri, yüksek maliyetli platformlara kıyasla daha sürdürülebilir hâle gelmiştir. ISR platformlarının maliyet–etkinlik dengesi köklü biçimde değişmiş; örneğin, ucuz FPV (First Person View) ve keşif dronları, pahalı ISR uçakları ve MALE (Medium Altitude Long Endurance) sınıfı insansız hava araçlarına kıyasla daha sık ve cesurca kullanılabilmiştir.

Savaşta, ISR desteğinin sadece millî değil, müttefik temelli bir kabiliyete dönüştüğü de görülmüştür. Örneğin, batılı ülkelerin Ukrayna’ya sağladığı uydu görüntüleri ve istihbarat ürünlerinin kullanılması ISR verisinin gerçeğe yakın zamanlı paylaşıldığı takdirde koalisyon üyelerinin desteklenmesi açısından kritik olduğunu göstermiştir.

Her ne kadar teknolojik gelişmeler teknik ISR yeteneklerini artırsa da insan istihbaratının önemini yitirmediği bu savaşta alınan bir başka derstir. Teknik ISR, insan istihbaratı ile bütünlenmediğinde eksik kalabilmektedir. Ukrayna’nın yerel halktan aldığı bilgilerle Rus birliklerinin intikal ve mevzilenme faaliyetlerini daha yüksek doğrulukla belirlemesi buna bir örnektir.

Savaşta ISR’nin yaygınlaşması, karşı ISR önlemlerini zorunlu kılmıştır. Gizleme, kamuflaj, aldatma ve sahte hedefler, ISR’ye karşı temel savunma aracı olmuştur. Rusya’nın sahte topçu mevzileri ve maket silah sistemleri ile Ukrayna ateşlerini yanlış hedeflere yönlendirmesi savaşta görülen örnek bir uygulamadır.

Savaştan edinilen izlenimlerde, ISR üstünlüğünü kaybetmenin moral açısından da kırılganlık yarattığı, düşmanı göremeyen birliklerin daha çabuk çözüldükleri görülmüştür.  Örneğin, ISR desteğinden yoksun bazı Rus birlikleri pusu korkusu nedeniyle hareket kabiliyetlerini yitirmiştir.

Artık ISR, muharebelerin sadece hazırlık safhasına ait bir faaliyet değil, bizzat savaşın kendisidir.
Göremeyen, duyamayan taktik sahayı anlayamayan tarafa ne manevra ne de ateş gücü fayda sağlayabilir.

Ukrayna–Rusya Savaşı’ndan elde edilen dersler Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin muhtemel harekât alanları açısından da geçerlidir. Öncelikle, ISR’nin TSK için sınır ötesi ve hibrit harekâtların başarısını belirleyecek ana muharebe fonksiyonu hâline geldiğini söyleyebiliriz. ISR’nin manevra ve ateş desteği ile gerçek zamanlı entegrasyonu, TSK’nın operasyonel temposunu belirleyecek ve inisiyatifin ele geçirilmesini doğrudan etkileyecektir.

TSK’nın muhtemel harekât alanlarında anlık ISR başarısı yeterli değildir. Önemli olan; gündüz–gece, hava şartlarından bağımsız, kesintisiz ISR döngüsünün tesis edilmesidir. Bu da platform çeşitliliği ve yedeklilik gerektirir. TSK’nın ISR mimarisinin uydu, MALE sınıfı insansız hava araçları, taktik ve mini insansız hava araçları ile yerde konuşlu algılayıcıları kapsayan çok katmanlı ve yedekli bir yapı olarak ele alınması gerekmektedir. TSK için ticari dronların geçici çözümler olarak değil, doktrinel olarak tanımlanmış tamamlayıcı unsurlar hâline getirilmesi de lazımdır.

Muhtemel harekât alanlarının yanında TSK’nin Mavi Vatan’da ISR üstünlüğünü barıştan itibaren tesis etmesi ve kesintisiz olarak sürdürmesi, devletimizin ve yüce Türk Milletinin hak ve menfaatlerinin korunması ve vatanımızın savunması açısından son derece önemlidir.

ISR verisinin düşman üzerinde oluşturulacak ateş etkisine dönüşme süresi kısaltılmalıdır. TSK açısından algılayıcı–karar verici–silah sistemi zincirinin hızlı işlemesi, sınır ötesi harekâtların başarısını doğrudan belirleyecektir.

Meskûn mahallerde klasik ISR yöntemleri yerine düşük irtifa ISR sistemlerinin kullanılması, iç mekân ve sokak seviyesinde keşif yapılması ve anlık veri paylaşımı TSK’nın meskûn mahal harekât konseptinde yer bulmalıdır.

TSK’nın muhtemel harekâtlarında yerel unsurlar, saha bilgisi ve insan istihbaratı, teknik ISR’yi tamamlayıcı biçimde kullanılmaya devam edilmelidir.

Elektronik harp tehdidi altında ISR’nin sürekliliğinin sağlanması, alternatif seyrüsefer, veri haberleşmesi linkleri ve spektrum yönetimi kabiliyetleri geliştirilmesi önemlidir. Kamuflaj, aldatma ve karşı ISR tedbirleri, birlik eğitimlerinin ayrılmaz birer parçası hâline gelmelidir.

Sürekli izlenen bir muharebe sahası algısı, karşı tarafın manevra iradesini zayıflatacak ve fiilî çatışmaya girmeden önce dahi TSK lehine psikolojik üstünlük sağlayacaktır.

ISR yalnızca teknik bir mesele değildir. ISR politik, hukuki ve psikolojik sonuçlar da doğurmaktadır. Bu nedenle, TSK’nın ISR verisine dayalı karar alma süreçlerinde doğrulama mekanizmaları güçlü olmalı ve angajman kurallarıyla uyumlu şekilde işletilmelidir.

Özetle, Ukrayna–Rusya Savaşı bize şunu demektedir: Görmeyen kaybeder. TSK açısından mesele, sadece görmek değil; doğru zamanda, doğru yerde ve sürdürülebilir biçimde görmeye devam edebilmektir.

ETİKETLER: , ,
Bunu Paylaşın