Ana sayfa Yazarlar Gökhan Esin Düzenin düzensizlikle savaşı

Düzenin düzensizlikle savaşı

0
Ticari Anlaşma denince akla gelen ilk şey, güven, kar, vs… Ama en önemli olanı düzenin, düzensizliğe karşı savaşıdır. Anlaşmalar, düzenin koruyucusudur. Aslına bakarsak, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en büyük başarı da uluslararası bir anlaşmadır; Küresel Ticaret Sistemidir. Yani Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)!!!

Deniz taşımacılığı, limancılık, gemi inşa sektörlerinin günümüz seviyesine taşınmasındaki en büyük etki 1948’e dayanan bu eski anlaşmadır. GATT, 1995’te Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) unvanını alana kadar uluslararası ticareti düzenleyen tek çoklu anlaşmaydı. Birçok analiste göre İkinci Dünya Savaşından günümüze dünya ticaretinin 15 kat artışının ana sebebidir. Haksız değiller, bugünkü küresel ticaretin yüzde 90’ı DTÖ üyesi ülkeler arasındadır. Daha ne olsun! Üye ülke sayısı 1948’de sadece 23 iken, 1994’te 128’e, günümüzde 164’e çıkmış.

Savaşlar arası süreç!

“İkinci Dünya Savaşı sonrası kimin aklına böyle bir fikir geldi?” diye sorabilirsiniz. Birinci Dünya Savaşı sonrasında gündeme “savaşlar arası süreç” terimi düştü. Bu deyiş önemliydi; ticarette düzensizliğin hâkimiyeti yani hem tehdit hem de fırsatların yükselişi manasına geliyordu. Bu tür bir ortamda her an Üçüncü Dünya Savaşı tetiklenebilirdi. Zira Birinci Dünya Savaşı sonrası sağlanamayan düzen, ikinci savaşı başlattı. Serinin devam etmemesi için düzenin muhakkak sağlanması gerekiyordu!

Peki, düzensizlik döneminde ne olmuştu? İlk dünya savaşı sonrasında ülkeler kendi sanayilerini korumak için ithalatlarını sınırlandırmıştı. Kullanılan yöntemse ithal ürünlere yüksek vergi oranı belirlemek ya da kota koymaktı. İthalat dibe vurmuştu, küresel ticaret düşüyordu. İlk dünya savaşından sonra yaşanan bu karmaşa esnasında birileri iyi not tutmuş olmalı ki, ikinci dünya savaşı sonrası bu notlar ABD ve İngiltere tarafından gündeme taşındı. Mesele basitti, dış ticareti artırmak!! Böylece ülkeler arası ilişkiler sıcak kalacaktı. Dostane ilişkiler içinde olan ülkelerin birbirleri ile kapışma ihtimali çok düşüktü. İşte GATT’ın tohumu bu nedenle serpildi. Tohumun çiçek açma döneminde küresel ticaret arttı, meyve verdiği zamandaysa teknoloji ve taşımacılık gibi destek sektörlerde bu yeni döneme uyum sağlamıştı.

Ve dünya o müthiş metal kutuyu keşfetti.

GATT’ın meyveleri sadece ticaretin güçlenmesi değildi. Teknoloji ve taşımacılık gelişimini de tetiklemişti. Mesela 1960’larda ABD ordusunun mühimmatını çabuk ve düzenli taşımak için kullandığı konteynerler ticaret hayatına atıldı. Amaç, düzensiz yapılan kırkambar taşımacılığını düzenli hale getirmekti. Düzen, düzensizliği mağlup etti ve konteyner küresel ticareti sırtladı. Bu ve bunun gibi gelişmeler GATT’ın duruşunu kuvvetlendirdi. GATT kuvvetlendikçe teknoloji ve ulaştırma daha da büyüdü. Peki, bu karşılıklı destek sarmalı içindeki GATT hedefine ulaştı mı? Asıl soru bu!!

GATT hedefine ulaştı mı? 

Bu önemli anlaşmanın amacı ithalat vergilerini indirmek, uluslararası ticaretin önünü açmaktı. Ama asıl arzu, yeni bir düzen oluşturmaktı. Çünkü ilk dünya savaşı sonrasında düzensizliğin yaratabileceği kaos acı bir şekilde tecrübe edilmişti.

Termodinamiğin ikinci yasası (toplam entropi) şöyle der; “doğadaki düzensizlik miktarı sürekli artacaktır!!” GATT, entropinin ana kanununu çökertti mi? Yani düzen, düzensizliği mağlup etti mi? Hiç sanmıyorum!!!

Birçok ekonomiste göre GATT hedefine ulaştı. Sıradan vatandaş için durum farklı. Şöyle bir cümle duymuştum; “Afrika’daki hayvanlar ve ülkemizdeki insanları önemsiyoruz ama Afrika’daki insanlar ile ülkemizdeki hayvanları unutuyoruz.” GATT anlaşması da buna benzedi, vergiler ve kotalar önemseniyor ama diğerleri unutuldu. Ekonomistlere sorarsak vergiler ve kotlar makul seviyede tutularak uluslararası ticaretin önü açıldı. Buna itirazım yok!! Ama piyasa, ticareti engelleyici yepyeni yöntemler keşfetti. Ne gibi? Diyelim ki, ithal ettiğiniz yük ülkemizde herhangi bir limana vardı. Sizce ticaret tamamlandı mı? Unutmayın, yükünüz ile sizin aranızda aşılması gereken 250 maddelik bir tepe var. Veyahut dolar… Aslında ithalattaki en yüksek vergi artan dolar değeri değil mi? Gerçekçi olursak; sıradan vatandaş açısından düzensizlik kazandı diyebiliriz!! GATT yenildi. Hem de ağır bir biçimde!!

Yani dünya ticareti düzenli gibi görünse de öyle değil. Çünkü düzensizliği teşvik eden birçok unsur var. Bu şu demek oluyor; “yeni tehdit ve fırsatlar yaratma peşinde olan büyük bir âlem var ve sıkı bir şekilde çalışıyor.”