Ana sayfa Yazarlar Gökhan Esin Büyüme beklentilerini alaşağı ettiler

Büyüme beklentilerini alaşağı ettiler

0

Türkiye’nin yüzde 6 büyümesi gerektiği her platformda söyleniyor ama yatırım danışmanlarına göre bu pek mümkün değil! Son dönemde S&P, Moody’s, EBRD ve IMF tarafından açıklanan büyüme beklentilerinin hiçbiri bu seviyelere yaklaşmadı. Danışman etiketli kuruluşlara göre dövizdeki yükselişe bağlı artan enflasyon ana tehlike olarak gösteriliyor

Detaylara girmeden evvel kısaca hatırlatalım; S&P yakın zamanda, 2017 – 2018 için yüzde 2,4 ve yüzde 2,7 olan büyüme beklentilerini yüzde 2,6 ve yüzde 2,8 olarak olumlu yönde revize etti. Moody’s de 2017 Mart ortasında Türkiye’nin kredi görünümünü durağandan, negatife çevirdi. Akabinde 2017 Mayıs başında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye’nin 2017 yılı büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 2,6’ya indirdi. Son olarak IMF’de büyüme öngörüsünü yüzde 3’ten, yüzde 2,5’e düşürdü! Aslına bakarsanız S&P dışındaki görüşler aşağı yönlü ve 2017 yılına yönelik beklentiler ortalama yüzde 2,6 seviyesinde. Yani liderlerin beklentilerinden bir hayli uzakta. Son tahmin IMF tarafından yapıldığı için IMF raporuna biraz daha detaylı değinmek istiyorum. IMF, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa (CESEE) ülkeleri raporunda büyüme tahmini dışında pek çok öngörüsünü de yayınlamış.
Türkiye ile ilgili kısımlara kısaca göz atalım. Raporda; Türkiye’deki ilerleyişin 2016’nın 3’üncü çeyreğinde sert şekilde yavaşladığı, ama son çeyrekte farkın kapatıldığı yazıyor. Son çeyrekte yapılan atağın itici gücü olarak tüketim ve net ihracat değeri gösterilmiş.
IMF, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,5, 2018’de ise yüzde 3,3 büyüyeceğini tahmin ediyor. Ama Moody’s ve EBRD gibi IMF’de büyüme tahminini düşürmüş. 2016 Ekim ayında yayınlanan raporunda IMF, 2017 yılı için yüzde 3 oranında büyüme öngörmüştü. Son raporda, 2016 Ekim raporuna kıyasla 2018 yılı için yapılan büyüme tahmini 0,1 puan artmış.
Peki, neden? Basit… Çünkü geçen yılsonundan beridir TL önemli ölçüde değer kaybetti. Bu değer kaybı, doğal olarak, yüksek enflasyona ve şirketlerin bilançolarıyla, bankaların varlıkları üzerinde baskıya sebep oluyor. Bu sebeplerden ötürü de kısa vadede büyümenin potansiyel altında kalacağı bekleniyor. Elbette, düşük TL’nin ihracata vereceği katkı ile mali teşviklerin de yatırım destekleyici niteliklerini unutmamak gerek.

Parasal sıkılaştırma devam etmeli!
IMF enflasyon tahminini de yayınlamış. 2016 yılı Ekim ayında yayınlanan raporunda 2017 yılı enflasyonu yüzde 8,2 olarak öngörülmüştü, yeni raporda ise, 1,9 puan artırılarak yüzde 10,1 seviyesine çıkartılmış. 2018 yılı enflasyon tahminiyse 2,3 puan artırılarak yüzde 9,1’e yükseltilmiş. Çift haneli rakamların tehlikeli olarak görüldüğü enflasyon verisi bakımından IMF’ın tahmini biraz moral bozucu oldu.
Peki, enflasyonun düşürülmesi için IMF ne öneriyor? IMF, enflasyonun düşürülmesi, dış baskıların azaltılması için Türkiye’nin parasal sıkılaştırmaya devam etmesi gerektiğini vurgulamış. 2016 sonunda Türkiye’de yetkililerin büyümeyi destekleyici ve TL’deki hareketliliği sınırlandıracak önlemler aldığını da yazıyor.

S&P ne diyordu? Bu noktada IMF görüşlerine kısa bir mola verip S&P’nin yorumlarını hatırlatmakta fayda var. S&P’ye göre Türkiye’nin yumuşak karnı dış pozisyonudur. Yani dış borç ile yüksek dış finansman ihtiyacının tehlikesini tekrar hatırlatıyor.
Peki, S&P kredi notumuzu hangi olasılıklar dâhilinde aşağı indirir? Kamu borcunun GSYH’nin yüzde 3’ü üzerinde kalıcı bir artış göstermesi ve yüzde 10 üzerinde kalıcı enflasyonun notun düşmesine neden olabileceğini söyledi. Yani IMF’in enflasyon tahmini bu bakımdan da tehlikeli görünüyor.