Powell’ın Trump’a karşı şimdiye kadar gösterdiği dik duruşun sonuna geldiğimizi düşünüyorum. Özellikle Powell’ın koz olarak gösterdiği ve faiz indirimine gerek olmadığını vurguladığı makro ekonomik verilerdeki yaşanan bozulmaların ardından Fed cephesi iyice köşeye sıkıştı diyebilirim.
Powell’ın sunabileceği tek argümanın ticaret savaşlarının getirdiği belirsizlikler olacağını belirtmek isterim. Hem istihdam piyasasındaki daralma hem de enflasyonda yaşanan aşağı yönlü baskılanma sonrası Powell’ın faiz indirmemesi için çok fazla bir nedeni kalmadı. Ayrıca Trump gibi agresif bir liderin Fed üzerinde kurduğu siyasî politik baskının artık sonuç vereceği kanaatindeyim. Eylül ayındaki toplantıda 25 baz puanlık bir faiz indirimine kesin gözüyle bakıyorum ve 50 baz puan olursa da şaşırılmaması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir senaryo üzerine strateji belirleyecek olursak risk iştahında artış yaşanabileceğini hatırlatmak isterim. Olası faiz indiriminin ardından dolar aleyhine fiyatlamaların güçlenme ihtimali kuvvetle muhtemeldir. 1,11-1,13 bandı üzerindeki fiyatlamalarına devam eden Euro-dolar paritesinde yukarı yönlü atakların momentum kazanması durumunda 1,1770 teknik direnç seviyesi dikkatle takip edilmelidir. Bu seviye üzerinde yaşanacak haftalık kapanışlarda ise 200 aylık üssel hareketli ortalama olan 1,2040 ana direnç seviyesine doğru yükselişlerin ivme kazanma ihtimalinin olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Sterlin-dolar paritesini inceleyecek olursak 1,31 ana destek seviyesinde karşılaştığı tepki alımları ile geçtiğimiz ayı yukarı yönlü bir seyir ile geçiren paritede, Fed’in faiz indirimi sonrasında yukarı yönlü atakların genişleyeceği kanaatindeyim. Böyle bir senaryoda ise 1,37 direnci dikkatle takip edilmelidir. Bu seviyenin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda ise orta vadede 1,42 seviyesinin piyasada telaffuz edilmeye başlayacağını düşünmekteyim.
Emtia tarafına bakacak olursak özellikle altın ons cephesinde son dönemlerde yaşanan konsolidasyon evresinin sonlarına yaklaştığımızı düşünmekteyim. 3300 pivot seviyesinde hafif alıcılı yatay görünümünü koruyan değerli metalde hem jeopolitik risklerin etkisi ile hem de Fed’in faiz indirmesi ile yukarı yönlü alıcılı atakların genişleyeceğini belirtebilirim. 3450 ana direnç seviyesinin aşılması durumunda önümüzdeki bir sene içinde 4200 dolar seviyesine doğru yükselişlerin hız kazanması ihtimalini bir adım daha öncelikli senaryo olarak görüyorum. Gümüş ons tarafında ise altın-gümüş rasyosundaki makas aralığının açılmış olması ve gümüşün hâlâ rekor tazeleyememiş olması çok daha büyük yükselişlere gebe olduğunu göstermektedir. Öncelikle 48 dolar seviyesine doğru yükselişlerin hız kanacağını düşünmekteyim. Bu ana direnç seviyesinin aşılması durumunda ise sırası ile 52, 61 ve 72 dolar seviyelerine doğru uzun vadede yükseliş potansiyelinin olduğunu belirtmek isterim. Tarım emtialarında ise hem kuraklık hem de talebin artış göstereceği varsayımı altında buğday ve mısır kontratlarının portföylerde bulunması gerektiğini düşünüyorum.
Rekor tazeleyerek yoluna devam eden Borsa İstanbul cephesinde ise henüz yolun başındayız desem çok da yanılmış olmam diye düşünüyorum. Fed’in faiz indirim sürecine girmesi ve TCMB’nin de daha agresif bir şekilde faiz indireceği düşünülünce Borsa İstanbul’da yıl sonuna kadar 12700 seviyesine doğru yükselişlerin genişleyebileceğini belirtmek isterim. KKM yatırım fırsatının son bulması ile yaklaşık 11 milyar TL gibi bir sermayenin hem borsaya hem de dövize kaymaya başlayacağını belirtmek isterim. Böyle bir durumda ise endeks için uzun vadeli beklentimin özellikle 2026 yılının ikinci çeyreğine kadarki sürede 17000 seviyesi olduğunu vurgulamakta fayda görüyorum.
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.






