Jeffrey Epstein’in, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) elitlerini eğitme ve İsrail ile BAE arasındaki ilişkilerin kurulmasında arka planda rol oynadığı öne sürüldü. Drop Site’ın, Epstein’in on yılı aşkın süreye yayılan özel yazışmalarına dayandırdığı habere göre, Epstein özellikle Dubai Ports World (DP World) Başkanı ve BAE yönetici aileleriyle yakın ilişkileri bulunan Sultan Ahmed bin Sulayem ile kurduğu bağlar üzerinden iki ülke arasında gayri resmi bir diplomatik köprü işlevi gördü.
Siteye göre bu ilişkiler ağı, Epstein’in ölümünden bir yıl sonra imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nın arka planını anlamaya yardımcı oluyor. DP World’ün hem BAE hem de İsrail dış politikasında önemli rol oynadığı, 26 Aralık 2025’te İsrail’in Somaliland Cumhuriyeti’ni tanımasının ardından şirketin aylar süren kamuoyu kampanyasının etkili olduğu belirtildi. Şirket başkanı, Berbera Limanı’na yapılan yüz milyonlarca dolarlık yatırımı gerekçe göstererek Somaliland’ın tanınması çağrısında bulunmuştu.
Somaliland’ın tanınması, BAE’nin Berbera’daki lojistik merkezini güçlendirirken İsrail’in de Kızıldeniz’deki çıkarlarını korumak amacıyla bölgede askeri üs kurduğu ifade edildi. Bu hamlelerin, Tel Aviv ile Abu Dabi arasındaki derinleşen ilişkilerin yeni bir aşamasını temsil ettiği kaydedildi.
Limanlar ve diplomatik ağ
Epstein’in özellikle Fars Körfezi ticareti açısından kritik öneme sahip Dubai’deki Jebel Ali Serbest Bölgesi’ni (JAFZA) kontrol eden DP World’e yoğun ilgi gösterdiği aktarıldı. JAFZA’nın ABD Donanması’nın en sık ziyaret ettiği yabancı liman olduğu ve ABD’nin, BAE limanlarında başka herhangi bir yabancı ülkeden daha fazla gemiye sahip bulunduğu hatırlatıldı.
2009’da çocuk fuhuşu suçundan hapis cezası aldıktan sonra Epstein’in, o dönem DP World’ün Afrika’daki en büyük terminali olan Cibuti Limanı’nın sahibiyle ilişkileri üzerinden Sulayem’le bağlarını öne çıkardığı belirtildi. Sulayem ile yakınlığının Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin yayımladığı e-postalar, ABD’deki bir federal dava ve eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın hacklenen e-posta hesabı tarafından da doğrulandığı ifade edildi.
Sızdırılan yazışmalara göre Epstein, en az 2006’dan 2019’daki ölümüne kadar Sulayem ile düzenli temas halindeydi. 2013’te Epstein’i ziyaret eden bir gazetecinin, New York’taki malikânede Epstein ile Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in birlikte görüntülendiği bir fotoğrafa tanık olduğu aktarıldı.
2006’da DP World’ün altı büyük ABD limanını satın alma girişiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle engellenmesi sonrası, BAE yönetiminin Washington’la ilişkileri yeniden yapılandırma hedefi doğrultusunda Sulayem’in Epstein’den New York’ta görüşme ayarlamasını istediği, bir yıl sonra da Sulayem’in şirket başkanlığına getirildiği belirtildi.
Epstein ile Sulayem arasındaki ilişkinin sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmadığı, 2007’deki özel yazışmaların kişisel bağların da güçlü olduğunu gösterdiği aktarıldı. İkilinin iş stratejileri üzerine düzenli temas kurduğu, üst düzey siyaset ve iş insanlarıyla toplantılar organize ettiği ve Epstein’in özel adasında tatiller planladığı ifade edildi.
Epstein’in ölümünün ardından Miami Herald’ın, komşu ada Great St. James’in 2016’da Sulayem adına satın alındığını ortaya çıkardığı, Sulayem’in yardımcısının ise mülk tapusunda Epstein’e isim kullanım izni verilmediğini söylediği aktarıldı.
Barak, Carbyne ve güvenlik hattı
Ehud Barak’ın hacklenen e-postalarına göre Epstein’in, İsrail ve BAE elitleri arasındaki ilişkileri derinleştirmek için Barak ve Sulayem arasında bir dizi görüşme ayarladığı belirtildi. Epstein’in bu temasları, İsrail’in diplomatik ve güvenlik çıkarlarının yurt dışında güçlendirilmesi amacıyla kullandığı ifade edildi.
2018’de Sulayem’in, Epstein’in fonladığı ve Barak’ın başkanlığını yaptığı İsrailli siber güvenlik şirketi Carbyne’ye yatırım yapmayı planladığını bildirdiği, bu şirketin “Dubai 911” sistemi ve DP World limanlarında güvenlik amaçlı kullanılmasının gündeme geldiği aktarıldı. Carbyne’nin kurucusu Amir Elichai’nin, Sulayem’in B Serisi yatırım turuna katılımını önerdiği ve bu turda Peter Thiel’in de yatırım yaptığı belirtildi.
Epstein’in Barak ve Elichai’yi Thiel’in risk sermayesi fonlarına tanıştırdığı, bu temasların 2017’de İsrail ile Moğolistan arasında imzalanan güvenlik anlaşmasına ve Carbyne’nin Moğolistan acil servislerine entegre edilmesine uzandığı kaydedildi. Drop Site, Carbyne teknolojisinin Dubai’de ya da DP World bağlantılı limanlarda kullanılıp kullanılmadığını doğrulayamadığını, ancak 2020’deki İbrahim Anlaşmaları sonrasında BAE’li yatırımcıların şirkete hızla dahil olduğunu aktardı.
Ayrıca Epstein’in 2009’da Sulayem ile JPMorgan’ın eski CEO’su Jes Staley’i bir araya getirerek, bankanın Basra Körfezi’ndeki konumunu güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.






