Ana sayfa Yazarlar Emin Yaşacan ‘Winter is not coming…’

‘Winter is not coming…’

0
Dünya ticaret filosunun yüzde 90 gibi bir diliminin üyesi olduğu (sigortalandığı) 13 P&I kulübünden bu sene de iyi haberler alınmaya başlandı ve genel artışın artık söz konusu bile olmadığı bir yenileme dönemine gireceğimizin müjdesi geldi, hayırlı olsun. Armatörlerimiz göreceli olarak iyi navlun piyasasının keyfini sürerken en azından sigortacıların prim artırma eğilimine girmemesi bu kış mevsiminin biraz ılıman geçeceğini gösteriyor.
Yapmış olduğumuz istatistiksel çalışmalar ve kulüplerden alınan veriler bize ancak rakamsal açıdan her kulübün 1 numara olduğunu gösteriyor. Dolayısı ile her bir armatör için hangi kulübün en iyi kulüp olduğuna dair sorunun cevabını ancak ortalama iş tecrübesi en az 20 yıl olan profesyoneller verebilir elbette.
Başta brokerler olmak üzere yıllardır süren baskılar sonucu kulüplerin kasalarında duran rezerve fonların (5,3 milyar dolar) artık çoğunluğu tarafından dağıtıldığı bir yıl daha olacak. Yıllarca rezerve fonların gerekliliği hakkında, “yağmurlu günler için saklıyoruz,” “kredi derecelendirme şirketlerine karşı iyi olur,” ve nihayet de “SOLVENCY II denilen AB kurallarınca konulan yeterlilik kriteri,” dendi. Artık bu kriterler rakamlara da döküldüğü içindir ki rezerve fonlarını daha fazla tutmanın anlamı da kalmadı. Bu derecelendirme kuruluşlarının kâr amacı gütmeyen sigorta kulüplerinin kârlılığını derecelendirmesi de başka bir nükte konusu olsa da; gördüğümüz kadarıyla AB SOLVENCY II artık var olduğuna göre bundan böyle büyük bir masraf kalemi olan derecelendirme kuruluşlarına gerek kalmadığı gün gibi ortadadır. Dünyanın en büyük sigorta reasürans organizasyonunu kredi derecesi olmayan kuruluşların incelemesi ne kadar doğru, o da başka bir tartışma konusu.
Rezerve fonların dağıtımı değişik yöntemlerle; son taksidi almama, yeni poliçe yılı ilk taksidinden indirime gidilmesi gibi yöntemler kullanılmasının yanı sıra doğrudan iade yolu da seçilmiştir.
Kulüplerin her birini istatiksel anlamda incelemek gerektiğinde hangi kulübün ne kadar sağlıklı olduğunu gösterecek tek bir veri maalesef bulunmamaktadır. Kendi finansal raporlarına baktığımızda her bir kulüp kendine göre en iyi olduğundan tek bir veriyi ele alarak karşılaştırmalı incelemek en doğrusu olacaktır. Ayrıca sigortanın doğasında olan ne zaman ne büyüklükte bir hasarın bir kulübü ve dolayısı ile armatörleri ne kadar etkileyeceği bu işin hamurunda var elbette. ABD’de olan fırtınaların P&I kulüplerinin masraf hanesine minik de olsa nasıl girdiği ise ayrı bir yazı konusu.
Bir görüşe göre ayrılış aidatı en az olan kulüpler servis anlamında en iyisidir dersek genele yaydığımızda doğrudur diyebiliriz ama en büyük kulüp olarak duran Gard’ın yanı sıra American Club ve North of England bu durumda en kötü kulüplerdir çıkarımına mı varıyoruz? Bu durumda en iyi kulüp Shipowners Mutual kulübüdür dersek bu sefer de sadece küçük tonajlarla ilgilendiğini görünce de büyük bir yüzdeye hitap etmiyor mu denmeli bu durumda?
Yine aynı şekilde ilave prim performansı da en az olan kulüp en iyi kulüptür desek bu sefer son yıllarda değişen prim yapıları nedeniyle gerçekçi bir göstergeye ulaşamıyoruz. Dolayısı ile tek tek kulüpleri bir iki cümleyle incelemek en doğrusu olacaktır.

The American Club
Yüzüncü yıl kutlamaları eşiğinde maalesef 6 senedir primlerin hasarları karşılamamasının yanında bu sene de 5 milyon dolar tutarında bir zararla seneyi kapatarak rezerv fonları 51 milyon dolar’a düşmesinin yanında bu senede genel artış beklenmemektedir. Her ne kadar 100. yılını devirmiş olsa da en genç kulüp olmasının dezavantajlarını halen yaşamaktadır. Koster armatörleri için sabit prim sigorta ürünü sunmasının yanında tekne makine sigortası da çıkararak ürün yelpazesini genişletmiştir.

Britannia P&I
Her ne kadar ilave tonaj katılımında gerilere düşse de, ki Hanjin’in batması en büyük sebeptir, hasarların dramatik ölçülerde düşmesi ile rezerv fonlarını yüzde 17’lik bir artışla 600 milyon dolara çıkararak sağlıklı bir görüntü vermeye devam etmektedir. Bizim coğrafyamıza ilgisi son yıllarda artmasına rağmen büyük oyuncu olması için daha fazla tanıtım yapmaları elzemdir.

Gard
Son taksidi iptal ederek yeni bir trend oluşturmasına rağmen sekiz senedir her yıl kâra geçerek rezerv fonlarını 1,1 milyar dolara ulaştırarak rekor kıran İskandinav Kulübü, 200 milyon GRT hacmi ile en yakın kulübün iki katı bir büyüklüğe erişmiştir. Elbette bunda enerji ve tekne ürünlerinin de hesaba katılmasının payı vardır. Ürün yelpazesinde bir sonraki hedef ne olacak, bekleyip göreceğiz.

The London P&I
Ülkemizde son yıllarda atağa geçen kulüp çalışanlarına Türkçe kursları açması ile sempati kazanmasının yanında, koster armatörleri için uygun olan Lloyd’s reasüranslı sabit prim kulübü ilgi çekmeye devam etmektedir. Her ne kadar SP kredi notu BBB olsa da, hizmet anlayışında özellikle mutual kulübü diğer kulüplere fark atmaktadır. Rezerv fonları yüzde 17 artmıştır.

The North of England
The North of England da kâra geçen kulüplerden. UK P&I Kulübü’nü az bir farkla geçerek ikinciliğe oturmuş durumda. Sunderland Marine’i 2 sene önce bünyesine katması maalesef olumsuz yönde etkiledi ve bu sene de çalışanların emeklilik fonundan 30 milyon dolar kaybetti. Ayrılış aidatlarının yüksek olması, yenileme stratejilerinin neredeyse hiç pazarlığa yer vermemesi ve servis kalitesinin yüksekliği sebebi ile pek problem yok gibi gözüküyor. Sabit ürün kulübünü ana kulübe ekleyerek artık gelişmeye açıklar.

SOP
Shipowners Mutual küçük tonajlara, römorklar ve özel amaçlı vasıtalara hitap etmekle beraber gros ton başına 12 dolar ile rezerv fonlar bakımından en zengin kulüp diyebiliriz. Geçtiğimiz dönemde yatırım geri dönüşlerinde 22 milyon dolar kaybetse de son dönemde 14 milyon dolar kâra geçmiş, SP derecesi A’ya yükselmiştir. Senelerdir ayrılış aidatı talep etmemesi, son 3 senedir de genel artış ilan etmemesi servis kalitesine olan güvenini göstermektedir. Aynı tonajda rekabetin artmasından etkilenmiş gözükse de uzun dönemde sağlam bir liman olarak yerini koruyacaktır.

Skuld
Türkiye pazarında uzun yıllardır önemli bir oyuncu olmaya devam eden Skuld 120’nci senesini kutlarken rezerve fonlarını yüzde 12 oranında, yeni tonajı da yüzde 9 oranında artırarak P&I kısmında sağlıklı bir görüntü vermeye devam ediyor. Diğer segmentlerde özellikle tekne makine kısmında problemler yaşasa da herkes her işte başarılı olacak diye bir kural da yok.

The Standard Club
Hasar dosyalarının ciddi derecede azalmasından da olsa gerek, 2011 yılından beri en başarılı dönemini yaşayan kulüp, tonajını yüzde 21 oranında artırarak başarılı bir sigortalama metodu uyguladığının işaretini vermekte. Küçük tonaj için ayrı bir kulüp kurması, tekne makine dışında da sigortalama yapan Lloyd’s Sendikasına devam etmesi, normal kira kaybı sigortasından daha da kapsamlı iş kaybı sigortası da sunarak üyelerine tek bir yerden alışveriş yapabilme imkânı da sağlamaktadır. Türkiye pazarının lideri diyebiliriz!

Steamship Mutual
Steamship Mutual üçüncü senede de tahminleri yanıltarak kâra geçmiş ve rezerve fonlarını yüzde 70 artırarak 510 milyon dolara kadar çıkartmıştır. 10 sene öncesine kadar hasarlarla boğuşurken son yıllarda almış oldukları sıkı tedbirler meyvelerini vermiş gözüküyor. Kombine oranı yüzde 85, ki bu karnesi pekiyi demek, tonajın yüzde 25 artması rayların hızlı tren için döşenmiş olduğuna işaret ediyor.

The Swedish Club
Sigortanın süpermarketi. Denizcilikle ilgili neredeyse her sigorta ürününü bulabileceğimiz The Swedish Club, P&I segmenti de başarılı denilebilecek bir sene geçirerek rezerve fonları artırmasını bilmiştir. Enerji ve tekne makine segmentinde ise diğer firmalar gibi zorlu bir sene geçirmiş olmakla beraber, primlerin düşüklüğü ve hasarların yüksekliği sebebi varsayılırsa bu doğal karşılanabilir.

The UK P&I Club
Bir zamanlar dünya marketinin olduğu kadar Türkiye Pazarının da lideri olan UK P&I Club, biraz da ürün yelpazesinde yanlış hamleler yaparak uzun zaman önce 3’üncülüğe kadar geriledi. Bu yıllarda yeniden tekne makine sigortası için şirket satın alarak toparlanma hamleleri diyeceğimiz hamlelere girişmiş olsa da ana P&I segmentinde her zaman servis kalitesi özellikle okul olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda büyüklük olarak fazla olmayan ama sayı olarak sık olan hasar dosyalarından yara almış olsa da yatırım geri dönüşleri sayesinde rezerve fonlarını ortalamanın üzerinde tutabilmiştir.

The West of England
2000’li yılların başında oldukça kötü bir performans sergileyen The West of England, son beş yılda her yıl kâra geçerek rezerve fonlarını yüzde 70 kadar artırarak adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Daha genç bir yönetimle sabit prim pazarına da yavaş da olsa bir giriş sağlayarak koster armatörleri için iyi bir alternatif ürün sunabilmiştir.
Yukarıda anılan Türkiye de faaliyet gösteren 13 havuz kulübünden başka 13 tane daha grup dışı P&I sigortacıları olmakla beraber raporlamaları şeffaf olmadığından ve neredeyse her sene reasüransları değiştiğinden ötürü tarafsız bir gözlem yapılması mümkün olmamaktadır. Yine de koster armatörlerimiz için servis, kalite ve prim yönlerinden en uygun olanlarının Türk P&I, Lodestar Marine, Hanseatic P&I ve grup kulüplerinin sabit prim sigortacılarının olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Her ne kadar P&I yenilemelerine daha aylar olsa da, denizler karışmadan bu ılıman havada bir an önce yenilemelerin şimdiden yapılması ve hasarlar oluşmadan yenilemelerin sonuçlandırılması naçizane tavsiyemizdir.