Suriye'nin güneyindeki Süveyda bölgesinde Dürziler ile Şam yönetimine bağlı güvenlik güçleri arasında son iki gündür şiddetli çatışmalar yaşanırken, bölgedeki Dürzi liderliğinin bağımsızlık hedefi yeniden gündeme geldi.
Suriye'deki Dürzilerin ruhani lideri Hikmet el-Hicri, daha önce yaptığı açıklamalarda Dürzilerin İsrail ile olan bağlarına dikkat çekerek, “Dürziler İsrail Devleti'nin ayrılmaz parçasıdır” ifadelerini kullanmıştı. Venezuela doğumlu el-Hicri, Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından Ahmed eş-Şara'nın yönetimi ele geçirmesiyle birlikte bağımsız bir Dürzi devleti fikrini daha açık biçimde dile getirmeye başladı.
İsrail ise tarihsel olarak yakın ilişkiler içinde olduğu Dürzi toplumuna yönelik desteğini bu süreçte artırdı. İsrail'in Dürzileri Bedevi gruplara ve Şam yönetimine bağlı güçlere karşı koruyan bir aktör olarak öne çıkması, iki taraf arasındaki ilişkileri daha da güçlendirdi. İsrail'deki Dürzilerin zorunlu askerlik hizmeti yapması ve Lübnan'da geçmişte İsrail ordusuna destek veren Dürzi unsurların bulunması, bu ilişkilerin önemli unsurları arasında gösteriliyor.
Süveyda'da çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, bölgenin geleceğine ilişkin farklı senaryoları da gündeme getiriyor. Bunlar arasında İsrail ile Süveyda arasında bir tampon bölge oluşturulması ve Dürzi bölgesinin Şam yönetimiyle bağlantısının fiilen kesilmesi öne çıkıyor.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, ilk aşamada İsrail ile bağlantılı bir Dürzi yönetiminin oluşturulabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir yapı, bir yandan Şam yönetimi üzerindeki İsrail baskısını artırırken, diğer yandan Dürzilerin Suriye hükümetiyle siyasi ve idari bağlarının kopmasına yol açabilir.
Suriye'deki mevcut dengelerin daha da değişmesi durumunda, Şam yönetiminin başkentin konumunu yeniden değerlendirmesi ve Humus veya Hama gibi kentlerin alternatif bir merkez haline gelmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.





