Dünya liderleri, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel adımları görüşmek üzere bu yıl otuzuncusu düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP30) bir araya geliyor.
COP30, ülkelerin küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama taahhüdünde bulunduğu Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçtikten sonra gerçekleşiyor.
Toplantı 10-21 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek
Konferans resmi olarak 10 Kasım Pazartesi günü başlayacak ve 21 Kasım Cuma gününe kadar sürecek. Zirvenin açılışından önce, 6-7 Kasım tarihlerinde dünya liderleri ön görüşmeler için bir araya gelirken Türkiye’yi toplantının açılışında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil edecek.
COP30, Brezilya’nın Amazon yağmur ormanlarındaki Belem kentinde düzenleniyor. Bu durum, kısıtlı ulaşım imkânları ve konaklama yetersizlikleri nedeniyle bazı lojistik sorunları da beraberinde getirdi. Bazı delegasyonların konaklama bulmakta zorlanması, yoksul ülkelerin katılımını sınırlayabileceği endişelerini doğurdu. Ayrıca zirveye ulaşım için Amazon ormanlarının bir kısmının kesilmesi kararı da tartışmalara yol açtı.
Küresel ısınma hedefleri baskı altında
COP30, iklim hedeflerinin ciddi baskı altında olduğu kritik bir dönemde gerçekleştiriliyor. 2015’te imzalanan Paris Anlaşması’nda ülkeler, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde sınırlamayı taahhüt etmişti. Ancak mevcut iklim planlarının bu hedefin gerisinde kaldığı belirtiliyor.
BM’ye göre, ülkelerin sadece üçte biri COP30 öncesinde sera gazı salımını azaltmaya yönelik güncellenmiş planlarını sundu. BM Genel Sekreteri António Guterres, mevcut durumun 1,5 derece hedefinin “aşılmasının kaçınılmaz” olduğunu gösterdiğini, ancak yüzyıl sonuna kadar bu seviyeye geri dönülmesinin hâlâ mümkün olabileceğini ifade etti.
Brezilya, önceki COP toplantılarında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi için yeni adımlar atılmasını hedefliyor. Ülkelerin karbon salımını azaltma planlarının yanı sıra, enerji dönüşümü, fosil yakıt kullanımı ve finansman mekanizmaları da gündemde olacak.
Uzmanlar, küresel ölçekte güçlü bir ilerleme kaydedilmesinin bu yıl zor olabileceğini belirtiyor. ABD Başkanı’nın iklim değişikliğini “dünyanın en büyük dolandırıcılığı” olarak nitelendirmesi ve çevreci politikaları geri çekme yönündeki açıklamaları, sürecin önünde engel olarak görülüyor.
Son dönemde küresel çevre görüşmelerinde uzlaşmaya varılamaması da endişe yaratıyor. Greta Thunberg gibi iklim aktivistleri, COP toplantılarını “yeşil aklama” ile suçlayarak, ülkelerin gerekli adımları atmadan çevreci bir imaj çizdiğini savunuyor.
Paris anlaşması umut vermeye devam ediyor
Tüm zorluklara rağmen, COP zirveleri bugüne kadar önemli küresel anlaşmalara zemin hazırladı. 2015’teki COP21’de kararlaştırılan 1,5 derece hedefi, BM’ye göre “neredeyse evrensel bir iklim eylemini” tetikledi.
Uzmanlar, dünya hâlâ Paris hedeflerine ulaşma hızında ilerlemiyor olsa da, bu sürecin beklenen küresel ısınma seviyesini düşürmeye katkı sağladığını belirtiyor. COP30’un, Paris Anlaşması’na olan bağlılığı yeniden güçlendirmesi bekleniyor.





