Ana sayfa Piyasa Ekonomi Doları avroyu bırakıp takas yapalım mı?

Doları avroyu bırakıp takas yapalım mı?

0
Krizin anavatanı olan ABD’nin para birimi dolar hâlâ dünya ticaretinde liderliğini sürdürse de tahtı sallanıyor, son yıllarda atak yapan avronun sonu ise çabuk geldi. Ticarette yeni umut yerel bara birimleriyle bir çeşit takas yapılması

Bir süreden beri bazı ihracatçılar veya onların temsilcileri Rusya’yla Rusya’nın para birimi rubleyle ticaret yapmak istediklerini beyan ettiler. Bu istek İran tarafından da dile getirildi. İran’la yapılacak ticaretin Türk lirası ve İran para birimiyle yapılması planlanıyor. Buna göre İran Türk mallarını TL’yle, Türkiye de tümenle yapacak. Türkiye, İran’dan aldığı tümeni yine İran’dan yapılan ithalatta kullanacak. İran da elde ettiği TL’yi Türkiye’den yaptığı ithalatta kullanacak. Arada para kullanılmasa bir nevi takas ticareti olarak algılanacak bir ticaret ortaya çıkacak.
Yerel para birimiyle ticaretin asıl nedeni ise krizde ortaya çıkan rezerv paraların yani dolar ve avronun sonunun kestirilememesi yatıyor. Bir yanda avronun dolar karşısında kriz başından bu yana yüzde 40 eriyerek 1,60’lardan 1,27’lere kadar gerilemesiyle oluşan güvensizlik, öte yandan ABD dolarının da Amerika’nın içinde bulunduğu kriz nedeniyle güvenilirlikten uzaklaşması, ticarette başka arayışları gündeme getirdi.

En büyük partner
Peki 40 milyar doları aşan toplam miktarla dış ticaretteki en büyük partnerimiz olan Rusya’yla yerel para birimi yani rubleyle ticaret yapılabilir mi? Yapılırsa artıları eksileri ne olur?
Rusya, 6 milyar doları aşan tutarla altıncı büyük ihracat pazarımız. Yüzde 90’ından fazlası petrol ve doğalgaz olmak üzere 30 milyar doları aşan tutarla ithalat yaptığımız en büyük ülke. Diğer yandan elektrik üretimimizin yüzde 51’i doğalgaza ve biz de doğalgaz konusunda da yüzde 100 dışarıya bağımlıyız. Doğalgazın da üçte ikisi Rusya’dan geliyor.
Likidite ve bankacılık sistemindeki gerilim, tüm gelişmekte olan ülkeleri doğrudan etkiledi. Bu ülkelerin neredeyse tamamının para birimleri değer kaybederken Rusya, rublenin değerini korumayı tercih etti. Bu amaçla yüksek petrol fiyatları sayesinde oluşturulan ve 650 milyar dolara kadar yükselen rezervlerinden 200 milyar dolarını harcamaktan çekinmedi.

Ruble de çöküyor
Ancak bu kadar büyük rezervi harcamasına rağmen Rusya, rublenin değer kaybını engelleyemedi. Bu durum 1998 krizi travmasını henüz tam olarak atlatamamış olan Rus iş çevrelerini ve dolayısıyla Türkiye’yle iş yapanları endişelendirdi. Yani rublenin akıbeti de bir belirsizlik yaratıyor. Üstüne bir de bavul ticareti yoluyla Türkiye’den mal alanların Rus bankalarından istedikleri zaman dolar alamamalarının yarattığı gerginlik, Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracatın sert bir şekilde düşüşüne yol açtı. İTKİB rakamlarına göre aylık 30 milyon dolara yaklaşan ortalama hazır giyim ihracatı 8 milyon dolara kadar geriledi. Bu azalış tüm tekstil sektörünü, resmi ya da bavul ticareti ve Rusya’yla iş yapan tüm tarafları olumsuz etkiliyor.

Dogalgaz parası ödenebilir

İşte rubleyle ticaret yapma fikri böyle çıktı. Ancak bu kolay mı? Doğalgaz ve petrolün Türkiye’de tahsil edilen rubleyle ödenmesi fikrine ekonomistler sıcak bakıyor. Uzmanlar ya Merkez Bankası’nın bu konuda muhatabı olan Rus Merkez Bankası’yla bir çözüm bulmasını ya da ticari bankaların nakit rubleleri, Rusya’ya götürüp dolara ya da avroya çevirmesi durumunda bu ticaretin gerçekleşebileceğine de dikkat çekiyor. Ancak bunun için hem “anlamlı” bir hacme ulaşılması hem de “güvenilir” partnerlere ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.

İran’la takas
Yerel para birimleriyle ticaret yapılması planlanan bir başka ülke olan İran’la yılda 8 milyar dolara ulaşan ticaret yapılıyor. Türkiye, İran’dan ithal ettiği ürünlerin parasını Türk lirasıyla, İran da Türkiye’den aldığı malların bedelini kendi para birimi olan tümenle ödeyecek. Araya avro, dolar ve yen sokulmadan bir nevi takas yapılacak.

Kriterler belli değil
Ancak ekonomistler dış ticaretin konvertibl döviz olarak adlandırılan bazı ülkelerin paralarıyla yapıldığını hatırlatarak bunun nedeninin o paranın bağlı olduğu ekonominin güçlü olması, elinizdeki parayı o ülkeye götürdüğünüzde her zaman mal satın alınabilmesi, dünyanın başka ülkelerinde geçerliliği olması gibi etkenleri sıralıyorlar. Buna göre paranın bağlı olduğu ekonomide yüksek enflasyon ve istikrarsızlıklar olmamalı. Yakın bir gelecekte de bir dalgalanma beklenmemeli. Dış açıklar fazla olmamalı, dış borç olmamalı, döviz ve altın rezervleri yeterli olmalı. Oysa özellikle Rusya bu kriterleri sağlamıyor. İran ise kapalı bir kutu.
Öte yandan hangi paraların konvertibl olduğu Merkez Bankası tarafından bir genelgeyle belirleniyor. Şu anda ABD doları, avro, Avustralya doları, Danimarka kronu, İngiliz sterlini, İsveç kronu, Japon yeni, Kanada doları, Kuveyt dinarı, Norveç kronu ve Suudi Arabistan riyali konvertibl olarak kabul ediliyor. Dış ticaret de bu para birimleriyle yapılıyor. Ruble ve tümen bazında ticaret yapabilmek için önce Merkez Bankası’nın konvertibl paralar listesini yenilemesi gerekiyor.  Öte yandan bu düzenlemeleri sadece Türkiye’nin değil, Rusya’nın da yapması söz konusu.