Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan Dispaçörler için tehlike çanları mı?

Dispaçörler için tehlike çanları mı?

0
Gittikçe büyüyen konteyner gemileri ve armatörler nezdinde artan kiracı bağımlılığı 1869’dan bu yana deniz sigortacılığının bel kemiği ve vazgeçilmez bir kurumu olan Genel Avarya Dispaçörlerinin (General Average Adjusters) geleceğini tehlike altına mı alıyor gibi sorular biz sigorta ile iştigal edenlerin zihinlerini bir süredir kurcalamakta.
1869 yılında kurulan ve o gün olduğu gibi bugün de Sigorta Endüstrisi içinde çok önemli bir yeri olan Dispaçörler Cemiyeti’nin (The Association of Average Adjusters) Başkanı Keith Jones bu tehlike çanlarını pek önemsememekte, Jones’a göre her ne kadar başta  konteyner taşımacıları olmak üzere bir grup armatör Umumi Avarya kurumuna karşı olsa da, Dispaçörler kendilerini değişen koşullara göre adapte etmekte zorlanmayacaklardır.
Bahsettiğimiz bu dernek birçok mesleki dernekler gibi bir sosyal dayanışma veya buluşma derneği değil, belli yaptırımları ve sektör içinde ciddi ağırlığı olan bir dernek. Sektörde dispaçör olarak çalışabilmeniz için herşeyden önce bu dernek tarafından akredite olmanız gerekmektedir. Derneğe üye kabul edilip  akredite olabilmeniz için de çok zor bir giriş sınavından başarı ile geçmeniz gerekmektedir. Ancak bu takdirde sigortacılar tarafından raporları kabul edilen bir dispaçör (Qualified Adjuster) sınıfına girebilirsiniz.
Dernek hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra tekrar piyasa şartlarına dönelim, yapılan araştırmalara göre umumi avarya dispecleri bir dispec kuruluşunun gelirlerinin yüzde 20 veya yüzde 30’nu karşılamakta, bu durum umumi avarya tamamen kalksa dahi dispec kuruluşlarının varlıklarını devam ettirebileceklerini göstermektedir. Bence dispec kuruluşlarına asıl tehlike, konteyner taşımacılarından değil, yine sigorta sektörünün kendi içinden gelecektir.  Tekne ve Makina Sigorta klozlarında limitleri gittikçe artırılan “General Average Absorption Clause” ve nihayet geçen yıl Swiss Re Corporate Solutions Underwriter’i Peter Townsend’in yarattığı Umumi Avarya’yı ikame eden sigorta ürünü (General Average Replacement Insurance) bu gidişatın en belirgin örnekleridir.
Ileri teknoloji, bilgisayarlı köprü üstleri ve gelişmiş seyir araçlarının deniz kazalarını azalttığı ve sayısal olarak miktarlarında bir düşüşe neden olduğu iddiası kısmen doğrudur ancak her geçen yıl bir yenisi yayınlanan Uluslararası Konvansiyonlar ve çevresel duyarlılıklar sayesinde artan sorumluluk sınırları hasarların maliyetlerini eskiye oranla defalarca artırmış ve bunun da sigorta sektörü üzerindeki olumsuz etkisi özellikle son yıllarda ciddi boyutlara ulaşmıştır.
1869 yılında Dispaçörler Derneği kurulduğunda bir gün 18,000 TEU’luk konteyner gemilerinin inşa edileceğini ve bir umumi avarya olayında yüzlerce ve hatta binlerce konşimentonun söz konusu olabileceğini ve bunca konşimento sahibinden Umumi Avarya garantisi toplanması gerekeceğini kimse düşünmemişti. Bugün ise kazaların maddi olarak büyüklüğü ve karmaşıklığı nedeni ile bir ansiklopedi kalınlığında dispeç raporları ile karşılaşmak pek olağan dışı bir olay değil. Dispaçörler bu değişikliklere uyum sağlamakta zorlanmamaktalar ve Keith Jones’un dediği gibi bu değişikliklere uyum sağlama yolunda Dispaçörlük Kurumu Rönesans dönemini yaşamakta.
Umumi Avarya bir terim veya deyim olmaktan öte bir disiplindir ve bu disiplininde iskeletini oluşturan York Antwerp kurallarıdır. Bu disiplin öyle bir disiplin veya kavramlar silsilesidir ki prensip olarak bir kosterin başına gelen bir kaza ile 18,000 teu’luk bir geminin maruz kaldığı bir avarya olayı arasında prensipte bir fark yoktur. Her iki olayın boyutları birbirinden farklıdır, her iki deniz aracı değişik işletme prensipleri ile yönetilmekte ve  her ikisinin de yarattığı kazalar ve sonuçları tamamen farklıdır ama avarya prensipleri disiplin olarak aynıdır. Gemi ne tür bir gemi olursa olsun, taşıdığı mal ne olursa olsun bir felaket esnasında ortak çıkarların korunması için yapılan feragatler ve masraflar söz konusu olduğunda Umumi Avarya ilanı gerekmektedir (ortak çıkar dediğimizde gemi, kargo, yakıt gibi gemi üzerindeki değişik çıkar grupları kastedilmektedir). Umumi Avarya ilanı da bir dispaçör atanmasını gerektirir ve bu dispaçörde York Antwerp kurallarını yorumlayarak dispec hazırlar. Sigorta teknikleri ne kadar ilerlerse ilerlesin yine de yapılan yüzlerce masraf kalemini sıraya sokacak ve bunların hangisinin sigorta teminatına girdiğine, hangisinin umumi avarya kalemi oluşturduğuna dair karar verecek birine, Sigorta Endüstrisinde hâlâ gerek duyulmaktadır.
Dispaçörün görevi sadece Umumi Avarya ve kısmi Avarya raporu hazırlayıp bunlarla ilgili avarya garantisi toplamak ile  sınırlı değil. Daha önce bahsettiğim üzere limitleri eskiye oranla oldukça artmış olan “General Average Absorption Clause” tahtında armatörün yaptığı Umumi Avarya feragatlerinden ve masraflarından hangi kalemlerin ve hangi üst limite kadar Tekne Makina Sigortacılarından tazmin edilebileceğine dair raporu yazan merci de Avarya Dispaçörüdür.
Yeni devreye giren Umumi Avarya İkame Sigortaları “General Average Replacement Insurance” veya tekne Makina teminatına dahil edilen Umumi Avarya Absorption Klozları “General Average Absorption Clause” sayesinde,  küçük ve basit kazaların neden olduğu hasarlar umumi avarya  ilanına ve dispaçör tayinine gerek duyulmadan doğrudan tekne sigortacıları tarafından tazmin edilebilmektedir ancak karmaşık ve büyük olaylarda daha uzun yıllar Umumi Avarya ve dispacorlerine gerek duyacağımız kaçınılmaz bir gerçektir.