• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
DEARSAN Tersanesi’nin Katar için ürettiği hücumbot denize indi
Gemi İnşa Deniz Güvenliği Deniz Savunma Deniz Ticareti
Bosna’daki keskin nişancı tartışmaları sürüyor: “Gündüz çocukları öldürdüler, gece ise parti yaptılar”
Dünya Haberler
İtalya, deniz ablukalarına izin veren yasayı onayladı
Deniz Güvenliği Dünya
Teröristbaşı Öcalan’ın yakalanarak getirilişinin 27’nci yılı…
Gündem
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a erken seçim çağrısı
Gündem
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Denizcilik sektörünün unsurları: Deniz Turizmi

Dr. Funda Songur
  • Dr. Funda Songur
  • Yükleme Tarihi: 05.01.2026 10:08 | Son Güncelleme: 05.01.2026 10:09
Paylaş
Paylaş

Denizcilik sektörünün unsurlarını mevcut durumlarıyla açıkladığım bu yazı dizimde sıra, deniz turizmine geldi. Deniz turizmi, birçok turizm çeşidini içerisinde barındıran turizm faaliyetlerini ifade etse de aynı zamanda denizcilik sektörünün ana unsurlarından birisi olup deniz yolu taşımacılığı, tersaneler ya da kıyı yapıları kadar denizciliğin bir alt sektörüdür.

Deniz turizminin temel motivasyonu, turizm faaliyetlerinin genel motivasyonlarına benzer olarak, gezi, spor ve eğlencedir. Deniz turizmi sektörünü yaratan temel elemanlar da deniz ve iç sularda kullanılan deniz araçları ile kara işletmeleri ve tesislerden oluşmaktadır. Diğer bir deyişle, bu sektörün aktörleri suda işleyen deniz araçları ve bu araçların işletmeciliğini yapan ya da bu araçlara hizmet veren çeşitli işletmeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Deniz ve su araçları ile çeşitli hizmetleri bir arada sunan şirketleri içeren bu sektör, deniz turizmi sektörü olarak turizm içerisinde ayrı bir öneme sahiptir. Zira, ülkemiz, uluslararası pazardan elde ettiği turizm gelirlerinin yüzde 25’ini deniz turizminden sağladığından, bu sektörün geliştirilmesi ve rakip devletlerden olumlu şekilde ayrıştırılması oldukça büyük ekonomik değer yaratmaktadır (Dünya Turizm Örgütü’nün güncel verilerine göre Türkiye’de toplam 56,6 milyon turistten 49,5 milyar USD elde edilmiştir).

Ülkemizin sahip olduğu doğal güzellikleri, iklimi, koy ve kıyıları, tarihi mekânları ile ören yerlerinin fazla olması, kültürel çeşitliliği, kaliteli hizmet anlayışı gibi öncü nedenler, onu rakiplerinden ayrı bir seviyede tutmaktadır. Diğer taraftan deniz-kum-güneş üçlüsünün ülkemiz turizm talebinde büyük bir etkisi olduğu için, deniz turizmi vazgeçilmez turizm çeşitlerinden biri hâlini almıştır. O nedenle ülkemizde genel turizm gelirlerinin ülke ekonomisine katkısı büyüktür.

Deniz turizmi sektörünün güncel durumunu değerlendirirken deniz ve su araçlarının sayısı ile işletmelerin sayısı ve bu alandaki yatırımların oranları dikkate alınması gereken istatistikler olarak karşımıza çıkar. Diğer taraftan bu alanda turist başına düşen harcama oranları ve yabancı yatların ülkemiz sularına giriş-çıkış sayıları da bu sektördeki önemli istatistikler arasındadır. Bazı istatistiklere bu yazımda yer vererek örneklendirmek istiyorum.

Bu istatistiklerden biri olan yabancı bayraklı yatların ülkemizi ziyaretleri, aşağıdaki tablo ve grafikte gösterilmiştir. Ülkemiz limanlarına giriş yapan yabancı bayraklı yat sayısı 2022 yılında son sekiz yılın en yüksek rakamlarıydı. Fakat oranlar 2023 ve 2024 yıllarında düşüşe geçmiştir. 2024 yılında özel ve ticari yatlar birlikte değerlendirildiğinde İngiltere, Malta ve Almanya bayraklarını taşıyan yatlar ilk üç sırada olmuştur. 533 adet yabancı bayraklı yat Türk sularına giriş yapmıştır.

Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/TR-201145/yat-istatistikleri.html

Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/TR-201145/yat-istatistikleri.html

Yabancı yatçıların “bareboat” ya da mürettebatlı kiralama ile ülkemize gelmesi ya da mevcut turistlerin deniz turizmi faaliyetlerine katılması, turizm gelirlerine pozitif katkı sunarken, kültürel etkileşimi de artırdığından toplumsal faydası da hatırlanmalıdır. Pek tabiidir ki, turizm gelirleri millî ekonomimiz için oldukça önemlidir. İnsanların aktif etkileşimiyle gerçekleşen bu hizmet, kültürel ve sosyal anlamda toplumsal gelişim ve kalkınma araçlarından biridir de.

Kültürel etkileşim negatif etkiler de getirebilir ama bu kısım başka bir yazının konusu olacak kadar geniş bir konu olduğundan burada özellikle kültürlerarası paylaşımın pozitif etkileri vurgulanmak istenmiştir. Bu nedenle ekonomik ve sosyal getirileri yükseltecek stratejiler ve planlamalar, sektörel ve toplumsal gelişim için olmazsa olmazdır. Bu stratejiler turizmden sağlanan avantajları yükseltirken olası negatif etkileri de kontrol altına alabilmek adına çabaları belirleyebilmektedir.

Yazımın ilk satırlarında belirttiğim üzere, deniz turizminin iki ana unsuru vardır: deniz turizmi araçları yatırım ve işletmeleri ile deniz turizmi tesisleri yatırım ve işletmeleri. İlki, yatları, kruvaziyer gemileri, günübirlik gezi teknelerini, yüzer tesisleri, su altı ve su üstü sporlarında kullanılan deniz araçlarını ve diğer deniz turizmi araçlarını içermektedir. İkinci unsur ise bağlama ve çekek yerlerini, yat limanlarını, iskeleleri, kruvaziyer limanları ve diğer karada konumlandırılmış deniz turizmi tesislerini ifade eder. Deniz turizmi sektörü dediğimizde aklımıza gelen tüm araç ve işletmeler bu iki kategoride toplanmaktadır. Bu nedenle, sektörel bazda yayımlanan istatistiklerde bu araç ve şirketlere ilişkin sayılar da sektörün mevcut durumu hakkında bilgi veren istatistiklerdendir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, sektör bazlı kapasiteler hakkında istatistikler yayımlamaktadır. Örneğin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan istatistiklere göre ülkemizde 2 bin 200’ün üzerinde Bakanlığa bağlı yat işletme firması, toplamı beş binden fazla günü birlik gezi teknesi ve ticari yat ile hizmet sunmaktadır. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında verilen saatlik, günübirlik ya da günlük/haftalık kiralama hizmetleri farklı organizasyonları da içerdiğinden şirketlerde de çeşitlilik söz konusu olmaktadır. Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nün web sayfasında ilan edilen son istatistikler aşağıdaki gibidir:

Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/TR-201146/deniz-turizmi-tesisleri-ve-araclari-istatistikleri.html

“Yat turizmi” kavramı yerini 2009 yılında “deniz turizmi” kavramına bıraktığında sektörel bakış hem genişlemiş hem derinleşmiştir. Bu genişletilmiş hususlardan birisi kruvaziyer turizmin artık mevzuatta yerini almasıyla gerçekleşmişti. Bugün kruvaziyer turizminde önemli bir destinasyon olan ülkemiz, kruvaziyer limanlarıyla uluslararası pazarda varlık göstermeye devam etmektedir. Kuşadası, İstanbul, İzmir ve Bodrum ve limanları en çok talep gören kruvaziyer limanları olmuştur. Turizm çeşitliliğinde kendini uluslararası alanda kanıtlayan kruvaziyer turizmi, gittikçe farklı rotalarla gücüne güç katmaya devam ederken rotaların yüzde 10’una yakın kısmı ülkemizden geçmektedir. Türkiye, İstanbul Galataport Limanı ile kruvaziyer pazarında yerini sağlamlaştırarak korumaya çalışmıştır. Mevcut kruvaziyer limanları ile kruvaziyer gemi yanaşma yerlerine ek olarak, kruvaziyer limanlarının artması ve ülkemiz işletmelerinin kruvaziyer gemiler işletmesi bu alanda önemli yatırım alanlarından biri olarak kendini göstermeye devam etmektedir.

Yat ve kruvaziyer alanları dışında deniz turizmi faaliyetlerinden bir diğeri su altı ve üstü su sporları alanıdır. Yine bakanlık istatistiklerine göre dalış hizmeti veren merkez sayısı 300’den fazla, tüm alanlarda 980’e yakın işletme vardır. Özellikle tatil merkezlerinde yoğunlaşmış olup artan sayıları ve hizmet çeşitliliği ile su sporları şirket ve araçları deniz turizmi pazarında varlık göstermektedir.

İMEAK DTO Sektör Raporu’nda ilan edilen istatistiklerinden bazıları ise ülkemizin denizcilik kültürü hakkında bilgi veren bir özelliğe sahiptir. Örneğin yat statüsünde olmayan özel tekneler 70 bin 200 adettir ve bu tekneler Türk bayrağı çekmiştir. Yat olarak inşa edilmiş 9 bin 300 adet deniz aracı vardır. İnsanları denizle bağlayan bu araçlar yerel turizm gelirlerine de katkı sunmaktadır.

Bu istatistiklerin de gösterdiği üzere eğer sektörel gelişme sağlanacaksa bu unsurlar altında bulunan araç ve işletmeler üzerinde çalışılması gereklidir. Örneğin hukuki düzenleme bu unsurlarda yenilenen mevzuat ile kapasite artırımı, bu unsurlara yatırımın artması ile gerçekleşir. Mevzuat anlamında baktığımızda özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı karşımıza çıkan en önemli resmî kuruluşları ifade eder. Teknik ve altyapı gereksinimleri ile mürettebat hususlarına ilişkin mevzuat daha çok ikinci bakanlık tarafından karşılanırken turizm olgusu ile ilişkilendirilmiş her iş, ilk bakanlık tarafından düzen altına alınmıştır. Kapasite artırımlarında ise özel sektör karşı konulmaz derecede önemliyken, kamusal teşvikler, her yatırımda olduğu gibi bu alanda da itici güçlerden ve kolaylaştırıcı unsurlardan biri hâlini almıştır. Akdeniz çanağında bulunan rakiplerimizden sayıca ve kapasite anlamında az olan marinalarımızdan da anlaşılacağı üzere teşvikler, 28 bin civarında yat bağlama kapasitesine sahip olduğundan yetersiz marina mevcudunun yeniden ele alınması hususunu hızlandıracak bir özelliğe sahiptir.

Turizm sektörünün ekonomik katkısı, suya atılmış bir taşın yarattığı halkalar şeklinde anlatılagelmiştir. Aynı bu halkaların büyüyerek genişlemesi gibi, turizm yatırım ve faaliyetleri diğer üretim ve hizmet sektörlerine de doğrudan ya da dolaylı olarak sirayet ederek bu alanları etkilemektedir. Örneğin, yat ve deniz araçları talebi yat inşa sanayini doğrudan etkiler. Tersanelerin üretim için ihtiyaç duyduğu tüm ürün ve hizmetler de yan sanayi ile alt sektörlerini etkiler. Marinalara duyulan ihtiyacın artması marina yatırımlarını ve gelişimini sağlarken, bu alana hizmet veren diğer işletmeleri de destekler. Tüm alanlarda çalışan emek böylece artarak istihdam üzerindeki olumlu etkisini de gösterir.

Yine deniz turizminin amatör tarafına ya da kültürler arası etkileşim tarafına baktığımızda deniz turizminin artışını kültürel farkındalığın artmasına destek olarak görmeliyiz. Bu farkındalık artışı ise insanlarımızın denizlere bakış açısını geliştirir. Böylece denizin yalnızca deniz olarak görülmesinden öte, denizlerin ekonomik ve sosyal önemi kavranır, ülkemiz için siyasi önemi anlaşılır, denizlerin sürdürülebilirlğine daha fazla dikkat edilir. Bu kapsamda yasal düzenlemelerin kullanımına ek olarak farkındalık ve bilinç seviyesi bu resmîyete ciddi katkılar sunar.

Bu yazıda bahsi geçen birbirinden farklı alanlarla hizmet gösteren deniz turizmi alanı, turizm işinin genelinde olduğu gibi kırılgan bir ekonomiye ve hassas bir talep özelliğine sahiptir. Pazarın yapısı çok farklı konulardan etkilendiği gibi yıldan yıla değişen talep karşısında ülkemizin sahip olduğu potansiyel de değişebilmektedir. Pazar yapısı bir anda durum güncellemesi yaparken bu alandaki yatırımlar, mevzuat, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri, güvenlik gibi konular talepte baskı yaratmaya devam edecektir.

Üç tarafı denizlerle çevrili turizm cenneti güzel ülkemizde deniz turizmi kapasitesi oldukça yüksektir. Bu kapasiteyi daha donanımlı şekilde kullanarak yükseltmek de sektör paydaşlarının elindedir. Bilindiği üzere insanların yaşam koşulları sürekli değişiyor. Çalışma şartları, şehir yaşamı, kazançlar gibi unsurlar dünya turizm talebini arttırıyor. Millî geliri doğrudan ve dolaylı şekillerde etkileyen bu sektör, dünyada sayısı her yıl artan turistler sayesinde yükselmeye devam edecek. Bu durumda ülkemiz bu artıştan maksimum faydayı sağlayabilecek ölçüde gelişim gösterebilmelidir. Doğanın korunması gereği, farkındalıkla ve bilinç seviyesinde iyileşmelerle sağlanabilmelidir. Kültürel ve toplumsal gelişim için araç olarak kullanılabilecek politikaların önem taşıdığı yadsınamaz. Bu alan da topyekûn bir bakış açısıyla gelişimi ve yatırım artışını hak eden bir alandır. En azından 1980’li yıllarda gelişim göstermeye başlayan ve gerçek kapasitesine ulaşılması uzun yıllardır arzulanmaya devam eden bir gerçeği ifade eder.

Ülkemizde denizciliğin gelişimini deniz turizminin geliştirilmesi ile bağlantılandırarak anlatmaya çalıştım. Bir sonraki yazımda denizcilik unsurlarından olan hizmet alanını teknik ve destek hizmetler şeklinde açıklayacağım.

Tüm okurlarımıza istediğiniz ve beklentiniz ne ise onları bulacağınız huzurlu bir yıl başlangıcı dilerim.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Yunanistan, donanmasını güçlendiriyor mu?

Terörist Meclis’te konuşma mı yapar…

Risk iştahında azalma emtia cephesinde rekor

Mutluluğa giden yol diğer yönde

Denizcilik sektörünün unsurları: Teknik ve destek hizmetler

ETİKETLER: Denizcilik, YAZARLAR
Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Denizcilik sektörünün unsurları: Teknik ve destek hizmetler
05/02/2026

Denizcilik sektörünün unsurları: Deniz Turizmi
05/01/2026

Denizcilik sektörünün unsurları: Kıyı yapıları
09/12/2025

Denizcilik sektörünün unsurları: Türk Gemi Geri Dönüşüm Sanayisi
10/11/2025

Denizcilik sektörünün unsurları: Türk gemi ve yat inşa sanayii
06/10/2025

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum