• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Navantia signs life-cycle support agreement for TCG Anadolu
English Edition Deniz Savunma
Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın gıda krizine yol açması bekleniyor
Lojistik Deniz Ticareti Ekonomi Enerji
Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı
Dünya
ABD’den İran limanlarına abluka kararı
Genel
AİHM, Ekrem İmamoğlu davasında Türkiye’den savunma istedi
Genel
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Denizcilik sektörünün unsurları (8): Su Ürünleri Sektörü

Dr. Funda Songur
  • Dr. Funda Songur
  • Yükleme Tarihi: 05.03.2026 08:26 | Son Güncelleme: 05.03.2026 08:26
Paylaş
Paylaş

Denizcilik sektörünün unsurlarını merkeze aldığım yazı dizimin bu sekizinci bölümünde su ürünlerini ele alacağım. Bu sektör, bir yandan avcılık diğer yandan üreticilik birlikte değerlendirildiğinde hem dünya için hem ülkemiz için bir tarafta önemli bir besin maddesi diğer tarafta ise ekonomik değer özelliği ile ön plana çıkmaktadır. Yazımda daha çok ülkemizi değerlendirirken, denizciliğin uluslararası olma özelliği nedeniyle de bazı genel istatistiklere yer vereceğim.

Balıkçılık ve su kaynaklarından elde edilen ürünler kapsamında değerlendirdiğimizde su ürünleri sektörü, millî ekonomimiz kadar hayatımız için değerli besin kaynaklarına sahip önemli bir sektördür. Bu sektör, çok boyutlu denizciliğin alt sektörlerinden biri olarak karşımıza çıkar ve bu yazı dizisinin diğer bölümleriyle birlikte denizcilik sektörünün önemli bir halkasını teşkil eder. Tüketim ve üretim alanlarını içerisinde barındırır ve bu nedenle önemli bir yatırım sahasıdır. Zira daha önceleri büyük oranda avcılık ile gerçekleştirilen balıkçılık, hâlihazırda tüketici taleplerine cevap veremediğinden ve artan oranda su kaynaklarının zarar görmesinden dolayı artık çiftliklerde üretimi de kapsayan kültür balıkçılığı, büyük bir sektör durumuna gelmiştir.

Ülkemiz su kıyılarına ve denizlerin beslediği akarsulara baktığımızda denizde biyoçeşitliliğin yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Fakat bu durumun devamlılığı için net bir sürdürülebilirlik anlayışına sahip olunması gerektiği de gözle görülebilir bir gerçektir. Bu çalışmada bu alanda çabalardan ziyade mevcut durumu değerlendirmek istiyorum.

TÜİK tarafından sunulan 2023 yılı avcılık dönemi su ürünleri istatistiklerine göre denizde avcılık dört yüz yirmi bin ton olmakla birlikte iç sularda otuz dört bin ton civarındadır. Diğer taraftan yetiştiriciliğe baktığımızda dört yüz bin ton denizde ve yüz elli yedi bin ton iç sularda olmak üzere toplamda beş yüz yetmiş yedi bin ton civarında gerçekleşmiştir. Türkiye’nin üretim ve avcılık dâhil su ürünleri toplamı bir milyon tonu geçmiştir. Bu toplamlar ise 2024 yılında azalış göstermiştir. Aşağıdaki grafik bize bu farkları göstermektedir.

Kaynak: https://istatistik.tarimorman.gov.tr/Sayfa/Detay/2041

Görüldüğü üzere, “2024 yılında avcılık yoluyla 356 bin 70 ton, yetiştiricilik yoluyla 577 bin 124 ton üretim gerçekleşmiştir. Su ürünleri üretimi 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,6 azalmıştır.”

Dört farklı deniz ile çevrelenmiş ve uzun bir kıyı şeridine sahip Türkiye, 200 doğal göl, 318 baraj gölü, 1.300 civarında gölet ve 30’un üzerinde nehir kapasitesiyle balıkçılık alanında önemli bir potansiyele sahiptir. Fakat su ürünleri istatistiklerinin bu potansiyeli tam yansıtamadığı görülebilir. Bununla birlikte daha önemlisi, balık kaynaklarını azaltıcı birçok faaliyetin gerçekleştiği ve bu duruma önlem alınmadığı sürece potansiyelin korunamayacağı açıktır. Bu durum geçtiğimiz aylarda yazdığım deniz turizmi ile benzer özelliklere sahiptir. Zira koylarımızın kıymetini anlamadıkça ve onları koruyacak politikalar uygulamadıkça yat turizminin potansiyeli azalacağı gibi, aynı husus sürdürülebilirlik önlemleri alınamadıkça balıkçılıkta da geçerli olmaya mahkumdur. Diğer bir deyişle, bu alanda kazanılacak hasılanın ekonomik performans sağlamaya devam etmesi için tüm alanlarda olduğu gibi burada da yatırımlar ve sektörel faaliyetler, sürdürülebilirlik kapsamında gerçekleştirilmelidir. Doğa ile hassas bir yapıda iç içe geçişten kaynaklanan özelliğe sahip bu sektörde gereklilikler uygulanmadıkça olumsuz sonuçlarla karşılaşmak olasıdır.

**

Su ürünleri alanındaki yatırımlar, dünya genelinde ve ülkemiz özelinde değerlendirilebilir. Öncelikle dünya genelinde avcılık ve yetiştiricilik yoluyla ulaşılan mevcut durumu aşağıdaki tablo ile özetleyip ülkemiz üretiminden bahsetmek istiyorum.

Kaynak: İMEAK Deniz Ticaret Odası, Denizcilik Sektör Raporu, s. 225.

Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü istatistiklerinden derlenen bu tabloya göre 2022 yılında su ürünleri üretimi rekor kırarak 185 milyon tona ulaşmıştır ve bu toplamın yarısı yetiştiricilik ile elde edilmiştir. Avcılıkta bu yazıda bahsedilen nedenlerde yaşanan dalgalanmalar sonucunda yetiştiriciliğe ilişkin yatırımların arttığı da dikkatlerden kaçmamalıdır. Asya kıtası, iç sularda üretim alanında ilk sıradadır ve Çin, 2021 yılında balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam üretimde yüzde 36’lık pay ile zirveye yerleşmiştir. Endonezya ve Hindistan, Çin’i takip eden ikinci ve üçüncü ülkelerdir (İMEAK DTO). Ülkelere göre dünya su ürünleri üretimi ton bazında aşağıdaki istatistikler ile ifade edilebilir.

Kaynak: İMEAK Deniz Ticaret Odası, Denizcilik Sektör Raporu, s. 226.

Ülkemizde su ürünlerinin mevcut durumu

Ülkemiz su ürünleri alanında ihracat ve ithalat ülkesidir. Bu sahadaki dış ticaret dengemiz ise pozitiftir. Ülkemiz yatırımcıları daha çok su ürünü satarken, dış alımımız bu satışa göre oldukça azdır. Sektörel pozitif değer buradan kaynaklanmaktadır. TÜİK verilerine göre derlenen aşağıdaki tablo, su ürünleri ihracatımızın ülkemize ekonomik katkısını göstermektedir.

Kaynak: İMEAK Deniz Ticaret Odası, Denizcilik Sektör Raporu, s. 234.

Su ürünleri üretiminde toplamın neredeyse yüzde 60’ı yetiştiricilikten elde edilir. Yani, avcılıktan ziyade su ürünleri üretiminin yıllar itibarıyla artmakta olduğunu belirtmek mümkündür. Aşağıdaki tablo bize Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün hem avcılık hem yetiştiricilik istatistiklerini vermektedir.

Kaynak: İMEAK Deniz Ticaret Odası, Denizcilik Sektör Raporu, s. 228.

Ülkemizde en çok avlanan pelajik balıklar (kıyıya yakın yaşayanlar) sırasıyla, çok yüksek oranda hamsi, ardından sardalya, istavrit, palamut, lüfer ve çaçadır. Bölgesel olarak da Karadeniz birinci sıradadır. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’ne ait istatistiklere göre deniz ve iç sularımızda avlanan toplam 18 bin 479 adet ruhsatlı balıkçı gemisi bulunmaktadır. Denizlerimizde ve iç sularımızda filomuzu oluşturan toplam balıkçı gemi sayısının 968 adedi 10-12 m arasında, 15 bin 842 adedi 10 metreden daha küçük boylardaki küçük ölçekli balıkçı gemilerinden oluşmaktadır.

Ülkemizde en çok avlanan demersal balıklar (deniz dibinde yaşayanlar) sırasıyla, mezgit, bakalorya-berlam, tekir, barbun ve kalkandır. Avcılığı en çok yapılan diğer deniz ürünleri ise kum midyesi, deniz salyangozu, karides, kara midyesi ve mürekkep balığıdır (İMEAK DTO).

Avlanan balıklar dışında yetiştiriciliğe baktığımızda, üretim tesisleri ön plana çıkar. 1986 yılından günümüze artan oranda balık yetiştiriciliği istatistiklere yansımaktadır ki ülkemizde gıda üretimi içerisinde en hızlı büyüyen sektördür. Gerek denizde gerek iç sularda gerçekleştirilen yatırımlar son yıllarda yükselen önemli bir iktisadi değer olmuştur.

Kaynak: İMEAK Deniz Ticaret Odası, Denizcilik Sektör Raporu, s. 231.

Alabalık, çipura ve levrek türleri en çok yetiştirilen balıklardır. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğüne ait istatistiklere göre 2023 yılı sonu itibarıyla farklı üretim kapasitelerine sahip olmakla birlikte denizlerde üretim tesisi 554 adet, iç sularda ise 1.831 adet olmak üzere toplamda 2 bin 385 adettir. Özellikle iç su üretim tesisleri genel olarak küçük işletmelerdir.

Ülkemizde balık tüketimine bakıldığında ise dünya ortalamasının altında bir orana sahip olduğumuz görülebilir. Son yıllar için açıklanan yıllık tüketim miktarımız kişi başına 7 kg olmuştur. Bu oran, düşük gelirli ülkelerin genel tüketim miktarından yaklaşık olarak 2 kg fazladır.

Sonuç olarak su ürünleri sektörü, son yıllarda en fazla gelişim gösteren sektör olmuştur. OECD’nin 2016 yılında yayımladığı raporda tarım ürünleri içerisinde en hızlı büyümenin su ürünleri yetiştiriciliği ile sağlandığına işaret edilmiştir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2020 yılında yayımladığı raporda da aynı bilgi bulunmaktadır (İMEAK DTO, Denizcilik Sektör Raporu). Dünya genelinde önemli bir ekonomi kriteri olan su ürünleri sektörü, her türlü su kaynaklarını kullanıma alarak buralarda gerçekleştirilen temel iktisadi faaliyetlerden biri olmuştur. Bu nedenle ortak bilimsel çalışmaların gerçekleştirildiği bir alan hâline de gelerek dünya genelinde çeşitli kuruluşların birlikte çalışmasıyla sorunlar tartışılmaya ve çözüm yolları aranmaya devam edilmektedir. Hızla gelişen bu sektörün teknik, hukuki ve ekonomik koşulları iyileştirilmeye çalışılmaktadır.

Tarih boyunca insanoğlunun besin listesi sürekli gelişmiştir. Su ürünleri, bu listede ilk sıralardadır. Günümüzde ise kişi başı yıllık ortalama tüketim miktarları gelişmiş ülkelerde 27 kg’ı bulabilmektedir. Gelecekte ise bu durumun artarak devam edeceği düşünülürse, balıkçılığın sürdürülebilir ve planlı çalışmalarla gerçekleştirilmesi elzemdir. Oysa teknolojik gelişmeler, bu sektörde de görülmekle birlikte deniz canlıların sayısının kontrolsüz bir şekilde azalmasına destek vermektedir. Yetiştirilen ve avlanan balıklar arasında besin değeri farklı olduğu hatırlanacak olursa, avcılıkta sürdürülebilirliğin ne kadar önemli olduğu ve bunun dışında gerçekleştirilen avlanma pratiklerinin tamamen kontrol altına alınması gerektiği asla unutulmamalıdır.

Deniz kirliliği ve yasa dışı avlanmalar kadar, aşırı avlanma ve günlük kazanımlar etrafında oluşturulan avlanma pratikleri, uzun vadede su ürünleri sektörü ve doğamız için olumsuz etkilerdir. Ekonomik katkısı yanında, besin olarak insanoğlunun diyetindeki yeri nedeniyle tüm sulardaki balıkçılığın tamamen sürdürülebilir politikalarla ele alınması ve uygulamaların sürekli kontrolü gerekmektedir.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Savaşın dumanı altında – 6 (İran’ı ayakta tutan ne?)

“En yüce makam TBMM’dir”

Aman petrol canım petrol

Orta Doğu’yu sömürgeleştirme savaşının Türkiye stratejisine etkileri

Savaşma, seviş; her durumda öpüş

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Denizcilik sektöründe eğitim
03/04/2026

Denizcilik sektörünün unsurları (8): Su Ürünleri Sektörü
05/03/2026

Denizcilik sektörünün unsurları: Teknik ve destek hizmetler
05/02/2026

Denizcilik sektörünün unsurları: Deniz Turizmi
05/01/2026

Denizcilik sektörünün unsurları: Kıyı yapıları
09/12/2025

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum