Denizyolu Ticareti
Bugün dünya ticaretinin yüzde 88’i deniz ve okyanuslar üzerinden yapılmaktadır. Dolayısıyla deniz yolu taşımacılığı diğer taşıma modları içerisindeki üstünlüğünü korumaya devam etmektedir. Bu durumun ise deniz yolunun hem hacimsel olarak taşıma kapasitesi üstünlüğüne hem de taşıma modları içerisindeki ucuz olma avantajına bağlı olarak sürmeye devam edeceği açıktır. Ayrıca deniz yolu araçlarının sürekli geliştirilen teknolojisi sayesinde bu avantajların gücü artış gösterecektir.
Türkiye istatistiklerine baktığımızda, burada bahsi geçen toplam taşıma oranına benzer bir durumun oluştuğunu görürüz. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024 yılında Türkiye’nin dış ticaret hacminin yüzde 86,1’i deniz yolu ile yüzde 12,6’sı kara yolu ile, yüzde 0,6’sı demir yolu ile, yüzde 0,5’i hava yolu ile ve yüzde 0,2’si sabit ulaşım sistemi ve diğer yollarla taşınmıştır (İMEAK DTO Denizcilik Sektör Raporu)[1]. Deniz yolu taşımacılığında ihracat yüzde 77, ithalat ise yüzde 92,4’lük bir paya sahip olduğundan diğer taşıma modlarının ihracat faaliyetlerinde ithalata nazaran daha fazla kullanıldığını belirtmemiz mümkündür. Geçtiğimiz yıllar ile kıyaslandığında, kara yolları üzerinden yapılan taşımacılığın yükseldiği görülmektedir.
2024 yılı toplam deniz yolu ithalatımız 257.136.420 ton, ihracatımız ise 142.278.137 tondur. 399 milyon tonu aşan bu dış ticaret yükünün yüzde 8’i Türk bayraklı gemilerle taşınırken yüzde 92’si yabancı bayraklı gemilerle taşınmıştır (İMEAK DTO). Bu oranın 2015 yılından bugüne gelen seyrine baktığımızda, dış ticaret taşımacılığında Türk bayraklı gemilerin payının dalgalı da olsa azalış trendinde olduğu görülmektedir.
IMEAK DTO raporlarına göre dış ticaretimize ilişkin taşımanın kargo cinslerine göre değerlendirilmesinde; katı dökme yükler yüzde 26’lık pay ile ilk sırada olmakla birlikte sıvı yükler yüzde 25, konteyner taşımacılığı yüzde 25, genel kargolar yüzde 15 ve araç yüzde 9 olarak istatistiklere geçmiştir. Toplam elleçleme nazarında en yoğun limanlarımız Aliağa, Kocaeli, İskenderun, Tekirdağ, Ceyhan ve Mersin olmuştur. Türkiye’nin 399 milyon tonu aşan dış ticaret elleçlemesine ait ihracat, ithalat ve transit yüklerinin yüzde 75’i, altı limanda gerçekleşmiştir.
Geçtiğimiz yıl deniz yolu ile yapılan dış ticaret taşımacılığımızın ülkeler bazında sıralamasında ilk sırada 100 milyon ton ile Rusya Federasyonu, ikinci sırada 44 milyon ton ile İtalya ve üçüncü sırada 33 milyon ton ile ABD bulunmaktadır. İhracat sıralamamızda 17 milyon ton ile İtalya ilk sırada bulunurken en fazla ithalat yaptığımız ülke 91 milyon ton ile Rusya Federasyonu olmuştur.
Tekerlekli araçların taşımacılığını ifade eden Ro-Ro taşımacılığı, Türkiye ile Avrupa, Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz ve diğer Ro-Ro hatları arasında gerçekleşmektedir. Avrupa Ro-Ro hatları yüzde 69’luk payı ile bu alanda en yoğun çalışılan hattı ifade etmekte olup en yoğun limanlarımız Tuzla, Yalova, Çeşme ve Mersin olmuştur.
Kabotaj yük taşımacılığında 2024 yılı, bir önceki yıla göre küçük bir oranda artıya geçerek, 31,7 milyon tona ulaşmıştır. İç taşımacılıkta en yüksek payı alan kargo tipi yüzde 46 oranıyla sıvı dökme yükler, yüzde 19 oranıyla katı dökme yükler ve yine aynı oranla konteyner olmuştur. Kabotaj elleçlemesinde en yoğun çalışan limanlar; Aliağa, Kocaeli, Tekirdağ, İskenderun ve Antalya limanları olarak sıralanmıştır. Yolcu taşımacılığına bakıldığında ise deniz yolu taşımacılığının yolcular için azalan bir tercih unsuru olduğu görülmekle birlikte 2024 yılı, bir önceki yıla oranla artıda kalmıştır. (İMEAK DTO)
Gemiler
Deniz yolu ile yapılan dış ticarete konu emtia akışına bağlı olarak çeşitli tipte gemiler kullanılması zorunludur. Bu nedenle deniz yolu ticaretine ilişkin istatistikler değerlendirilirken, gemilere ait istatistikler de dikkâte alınmalıdır. Bu gemiler Türk bayrağı dışında farklı ülkelerin bayrakları altında da çalışmakta olup bazıları Türk tersanelerinde inşa edilmiş bazıları ise ithal edilmiş gemilerden oluşmaktadır. Dış ticaretimize yön veren gemileri göreceğiniz aşağıdaki tabloda, sadece 1000 GT ve üzeri Türk bayraklı gemilerin detayları bulunmaktadır.

Bu tabloya göre, dwt’si 7,05 milyon olan 507 adet geminin 298 adedi ithal, 209 adedi ise inşa yoluyla elde edilmiştir. Bu gemilerin genel yaş ortalaması ise 26’dır. Her gemi tipinde farklı yaş ortalamaları olmak üzere, gemilerin yüzde 17,7’si 0-9 yaş grubunda, yüzde 42,8’i 10-19 yaş grubunda, yüzde 28,3’ü 20-29 yaş grubunda ve yüzde 11,2’si 30 yaş ve üzeri gruptadır (İMEAK DTO).
1000 GT ve üzerindeki Türk deniz ticaret filosunun dünya filosundaki yerini anlamak için Türk Bayraklı gemilerin yanında Türk armatörlerinin yabancı bayrakta bulunan gemi istatistiklerine de bakmak gerekmektedir. Shipping Statistics and Market Review’den sağlanan verilerle derlenen aşağıdaki tabloya göre, 1000 GT ve üzerindeki gemilerde Türk Bayraklı gemiler 5,5 milyon dwt, Türk armatörlerinin yabancı bayraklı gemi tonajı ise 46,4 milyon dwt’dir.

Millî bayrak ve yabancı bayrak istatistiklerinin yıllar itibarıyla değişimini de görebileceğimiz bu tabloda, bugün itibarıyla, 52,0 milyon DWT olan toplam filomuzun yüzde 10,7’si Türk bayraklı, yüzde 89,3’ü ise yabancı bayraklıdır. 1999 yılından 2025 yılına kadar Türk bayraklı gemilere ilişkin payın azalırken yabancı bayraktaki gemilerin payının arttığı dörülmektedir.
Diğer taraftan dünyanın en büyük filolarına sahip 30 farklı ülkenin bayrak ortalamaları da benzer bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Bu oranlara baktığımızda, gemilerinin yüzde 22,4’ü millî bayraklar altında çalıştırılırken yüzde 77,6’sı ise yabancı bayrak altında çalıştırılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, sahip olduğu 1000 GT ve üzeri tüm gemiler üzerinden değerlendirildiğinde 2025 yılı başında dünya sıralamasında 11’inci büyük filoya sahip olan ülke olmuştur. Sırasıyla, Çin, Yunanistan, Japonya ve Güney Kore en büyük ilk dört filoya sahip ülkeyi teşkil ederken, Türkiye’den sonra sırasıyla Amerika, Hong Kong, Danimarka ve İngiltere gelmektedir. Dünya sıralamasında önemli olan lider ülkeler değişmese de kendi içlerindeki sıralama değişmiş olup Çin birinci sıraya yükselmiştir. Türkiye, gerek sahip olduğu gemiler gerek rakiplerindeki değişimler nedeniyle geçtiğimiz yıllara nazaran uluslararası filo sıralamasında yükselmiştir. Fakat gemilerin tonajları küçüldükçe Türkiye’nin dünya sıralamasında gerilere düştüğünü belirtmek gerekmektedir. 300 GT ve üzeri gemilere ait dünya sıralamasında 32. sırada olan Türkiye’nin, dünya DWT toplamındaki payı yüzde 0,3’tür. (İMEAK DTO) 158 ülke bazında 63.914 adet toplam gemi ile (300 GT ve üzeri) 2.329.534.000 DWT olan dünya filosu bayraklarına göre sıralandığında, Türkiye bu alanda 32’nci sırada konumlanmıştır.
Hem dış ticaret hem kabotajda gerçekleştirilen deniz yolu taşımacılığında 1950’lerden bu yana önemi gittikçe artan konteyner taşımacılığında Türkiye, 2.3 milyon dwt’lik (175.000 TEU) toplam 112 gemisiyle dünya sıralamasında on sekizincidir. Ambarlı, Kocaeli, Aliağa, Tekirdağ, Mersin ve Gemlik limanları en işlek konteyner limanları olmuştur. Bu alanda ulusal ve yabancı bayraktaki gemileri içeren dünya liderlerine baktığımızda sırasıyla yüzde 17 ile Çin, yüzde 11 ile Almanya ve yüzde 9 ile Danimarka ilk üç sırayı almıştır.
Bu ayki yazımda denizyolu taşımacılığı hakkında mümkün olduğunca detaylı güncel bilgileri paylaştım. Gelecek ay, Türk gemi ve yat inşa sanayisi hakkında yazacağım.
[1] Burada verilen tüm istatistikler İMEAK DTO Denizcilik Sektör Raporu’ndan alınmıştır. https://www.denizticaretodasi.org.tr/media/SharedDocuments/sektorraporu/2025/Denizcilikyüzde 20Sektyüzde C3yüzde B6ryüzde 20Raporu_web2_2.pdf
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.






