ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerde ilerleme sağlanamazken, deniz taşımacılığına yönelik iki ayrı saldırı küresel ticaret ve enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. İran yanlısı Husilerin Kızıldeniz'in girişinde bir ticari gemiye saldırdığı, ABD ordusunun ise Umman Körfezi'nde bir yük gemisine müdahale ettiği bildirildi.
Gerilimin, dünya petrol ticareti açısından kritik iki geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb çevresinde yeniden tırmanması, savaşın yakın zamanda sona ereceğine yönelik beklentileri de zayıflattı.
Gelişmelerin ardından petrol fiyatları yükselirken küresel hisse piyasalarında gerileme görüldü. Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 1,4 artışla 88,91 dolara, ABD ham petrolünün fiyatı ise yüzde 1,3 yükselişle 83,20 dolara çıktı.
Bab el-Mendeb'de can kayıpları
Yemen Ulaştırma Bakanlığı, Bab el-Mendeb Boğazı'nda küçük bir yük gemisine düzenlenen ve Husilerden şüphelenilen saldırıda dört mürettebatın hayatını kaybettiğini açıkladı. Yemen Sahil Güvenlik birimi de Husilere karşı faaliyet gösteren askeri bir gruptan iki kurtarma görevlisinin öldüğünü bildirdi.
Mısır'a ait Tihamah adlı gemideki ölümlerin doğrulanması halinde, bu olay İran savaşı başladıktan sonra Husilerin deniz taşımacılığına yönelik saldırılarında ilk can kayıpları olacak.
Husilerin kontrolündeki Saba haber ajansı, grubun Bab el-Mendeb'de askeri malzeme taşıdığını öne sürdüğü Suudi Arabistan'a ait bir gemiyi hedef aldığını duyurdu. Ancak geminin adı açıklanmadı ve Riyad'dan konuya ilişkin hemen bir açıklama gelmedi.
ABD'den Umman Körfezi'nde müdahale
ABD ordusu da Panama bayraklı bir yük gemisinin rotasını değiştirmesi için müdahalede bulunduğunu açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), geminin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ihlal ettiği gerekçesiyle yapılan uyarıları dikkate almadığını belirtti. ABD Donanması'na ait bir MH-60 helikopterinin geminin dümen sistemini devre dışı bırakmak amacıyla iki Hellfire füzesi ateşlediği bildirildi.
Reuters'a konuşan denizcilik kaynakları, geminin Pakistan açıklarında, Umman Körfezi'ne doğru ilerlerken vurulduğunu aktardı.
Hürmüz Boğazı için yeni şartlar
Deniz taşımacılığına yönelik saldırıların yanı sıra Washington ve Tahran arasındaki söylem de sertleşti.
İran'ın üst düzey güvenlik yetkililerinden Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'nın ABD, Tahran'ın savaşın sona erdirilmesi için öne sürdüğü şartları kabul edene kadar gemi trafiğine açılmayacağını söyledi.
Rızai'ye göre İran'ın şartları arasında dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve Lübnan ile Gazze dahil bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi bulunuyor.
İranlı yetkili, “Amerika davranışını değiştirmediği ve İran'ın şartlarını kabul etmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacak” dedi.
Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle boğazın kapalı kalması, küresel enerji piyasaları açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Trump: “Hürmüz'ü tamamen kontrol ediyoruz”
ABD Başkanı Donald Trump ise İran'la müzakerelerde zaman zaman anlaşmanın yakın olduğunu belirtmesine rağmen son açıklamalarında daha belirsiz bir tablo çizdi.
Trump, İran ekonomisinin zayıflamasını bekleyebileceğini veya ülkeye çok daha sert müdahalede bulunabileceğini söyledi. İranlı müzakerecileri “çok kurnaz” olarak nitelendiren Trump, sürecin ne kadar süreceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.
Ohio ziyaretinin ardından gazetecilere konuşan Trump, Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu.
Trump, İran için “Bir noktada bir şey yapabilirler ve o zaman tamamen etkisiz hale getirilirler. Ancak şu anda çok iyi bir konumdayız” ifadelerini kullandı.
Tahran'dan daha geniş operasyon sinyali
İran tarafında ise savaşın genişleyebileceğine yönelik mesajlar dikkat çekti.
İran Devrim Muhafızları Komutanı'nın danışmanlarından Muhammed Rıza Nakdi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, örgütün “düşman topraklarında” operasyon düzenleme kapasitesini geliştirdiğini söyledi.
Nakdi, ihtiyaç duyulması ve emir verilmesi halinde operasyonların düşman topraklarına taşınabilmesi gerektiğini belirterek bunun İran'ın geliştirmesi gereken “saldırı doktrininin” temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta bugüne kadar binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, İran'ın Umman, Ürdün, Kuveyt, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'daki ABD hedefleri ve altyapılarına saldırılar düzenlediği bildiriliyor.
Bu tablo, diplomatik çözüm beklentilerinin zayıfladığı bir dönemde Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki deniz trafiğinin savaşın en kritik cephelerinden biri olmaya devam edeceğine işaret ediyor.






