Danimarka, jeopolitik risklerle tanışıyor

MDN İstanbul
  • |

Danimarka, Rusya’nın Ukrayna’yı tam ölçekli işgal etmesinin ardından askeri harcamalarını artıran Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesi ve Baltık ülkeleri üzerinde artan Moskova baskısı, Trump’ın başkan seçilmesinin ardından gözünü Grönland’a dikmesiyle birleşince Kopenhag yönetimi kendini bir anda çok yönlü jeopolitik risklerle karşı karşıya buldu.

Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığını devralan Danimarka’nın gündeminde, üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmak ve Avrupa’nın güvenliğini güçlendirmek gibi taahhütleri yerine getirebilmek var.  Tüm bunlar olurken Rusya’nın hibrit saldırıları, Trump’ın nadir elementler ve yeraltı zenginliği bakımından oldukça zengin Grönland konusunda kabaran iştahı, Danimarka’yı çok uzun yıllar sonra jeopolitik risklerle yüzleşmeye zorluyor.

Avrupa’da savunma kapasitesinin artırılması en önemli öncelik

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, dönem başkanlığını devralmadan önce verdiği son mülakatta “Güvenlik açıkça en önemli öncelik olarak tanımlanıyor” demişti. Frederiksen bununla da yetinmeyerek “Yeni bir NATO hedefimiz var. Bunun gerçekleşmesi için Avrupa'yı yeniden silahlandırmamız gerekiyor. NATO hedefi belirlendikten sonra, diğer her şey AB politikasına bağlı olacak” ifadelerini kullanmıştı.

Avrupa’nın istikrarsız ve bu yüzden tehlikeli olan güvenlik durumu, özellikle Rusya tehdidini en somut şekilde hisseden ülkelerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Ukrayna’ya en fazla yardım yapan Avrupa ülkelerinden biri olan Danimarka, 2019 yılından bu yana savunma harcamalarını GSYİH’nın yüzde üçünden fazlasına çıkardı.

Yakın zamana kadar ABD’nin en sadık müttefiklerinden biri olan Danimarka, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a oturduktan sonra yaptığı Grönland taleplerinin ardından odağını Avrupa güvenliğine çevirmiş durumda. Danimarka'nın AB dönem başkanlığını yürüttüğü “Güvenli Avrupa” programında yasadışı göçle mücadele de ön planda tutularak, “yeni ve yenilikçi çözümler” üretileceği bekleniyordu. Ayrıca Danimarka'nın katı göç politikaları Avrupa'nın tamamına yayılmış durumda. Danimarka, resmi AB dönem başkanlığı programında, “Düzensiz göçün Avrupa bütünlüğünü tehdit etmesine izin verilemez” ifadeleriyle yer verdi.

Danimarka Ordusu, Grönland'daki varlığını artırıyor

Danimarka, Arktik’teki askeri operasyonlarını güçlendirmek için bir firkateyn ve iki helikopteri bölgeye konuşlandırmıştı. Resmi açıklama Danimarka kuvvetlerinin Arktik'teki operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmek ve Grönland'da toplumsal güvenliği desteklemek olarak gösterilse de, Washington yönetimine de bir mesaj içerdiği öne sürülüyor.

Ancak Danimarka’nın bölgedeki askeri faaliyetlerini sadece ABD karşıtlığıyla okumak hatalı olur. Geçtiğimiz yılın Noel döneminden hemen önce Danimarka, Rusya'nın eylemlerini bölgesel istikrara yönelik potansiyel bir tehdit olarak göstererek, Arktik'te artan askeri gerginlik konusunda endişelerini dile getirmişti. Danimarka Savunma İstihbarat Servisi'nin yıllık raporuna göre, Rusya'nın giderek daha iddialı bir duruş sergilemesi nedeniyle Arktik'teki güvenlik gerginliklerinde keskin bir artış var. Raporda, uluslararası iş birliğinin azaldığına dikkat çekilerek ve Moskova'nın daha fazla gerginliğe yol açabilecek kararlarına vurgu yapılmıştı.

Danimarka Güvenlik ve İstihbarat Servisi, yakın zamanda bir başka açıklamayla daha gündeme geldi. Grönland’ın Danimarka ile olan ilişkilerini zedelemeyi amaçlayan bazı etki operasyonlarının yürütüldüğünü açıkladı. Wall Street Journal, bu açıklamadan sadece birkaç ay önce Trump’ın adayı kontrol altına alabilmek için ABD istihbarat birimlerine, Grönland’daki casusluk faaliyetlerini artırmaları talimatı verildiğini haberleştirmişti.

İstihbaratın hazırladığı raporda ayrıca, Rusya'nın Arktik'e yönelik stratejik çıkarlarının, genişleyen askeri varlığı ve nükleer enerjili buz kırıcılar ile muharebe kabiliyetine sahip gemilere yaptığı yatırımlarla ortaya konulduğu ifadeleri de yer alıyor. Arktik bölgesi, nükleer denizaltılar bir üs olmanın yanı sıra, kıtalararası balistik füzeler için potansiyel bir fırlatma bölgesi olarak hizmet verebilme potansiyeli de taşıyor. Özellikle kıtalararası füzeler için en kısa rotanın Kuzey Kutbu’ndan geçtiği biliniyor.

Danimarka, Grönland'ın güneyindeki Qaqortoq'ta yeni bir derin su limanının inşasını finanse edeceğini açıkladı. Ayrıca uzun vadede altyapı yatırımlarına, işletmelerin geliştirilmesine ve enerji arz güvenliğine katkı sağlama hedeflerini içeren bir anlaşma imzalandı.

Kopenhag yönetiminin önüne gelen istihbarat raporunda yer alan tek ülke Rusya değil. Çin’in Arktik’teki hedefleri dikkat çekici olarak görülüyor. Pekin’in bölgedeki askeri varlığını ve statejik nüfuzunu güçlendirmeye çalıştığı bildiriliyor. Rusya’nın, Çin’in varlığına karşı benimseyeceği yaklaşım Arktik jeopolitiğinin dinamiklerini yeniden şekillendirebilir.

Tam bu esnada Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olan Grönland, Arktik güvenliğinde önemli bir rol oynuyor. Grönland’da bulunan Thule Hava Üssü, ABD’nin balistik füze tehditlerine karşı erken uyarı sisteminin temel taşlarından biri olarak göze çarpıyor.

Danimarka Model 1.0

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, 12 Eylül'de Kiev'de Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, Danimarka'nın ortak silah üretimini genişleterek ve Ukraynalı şirketlere üretim için “güvenli bir liman” sunarak Ukrayna ile savunma iş birliğini derinleştirmeye çalıştığını açıklamıştı.

Bu, Kopenhag’ın Ukrayna – Rusya Savaşı’na giderek daha fazla müdahil olması anlamına geliyor. Rusya da buna, halen kanıtlanmasa da, Kopenhag Havaalanı’ndaki “drone” taciziyle yanıt vermiş görünüyor. Son yıllarda sıklıkla tartışmaya açılsa da NATO’nun işlevini tamamen yitirdiğini öne sürmek, böyle zamanlarda anlamsız olabiliyor. Rusya’nın, özellikle Baltık ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği hibrit savaşın boyutuyla ilgili her zaman bir adım geri atmasında NATO’nun hala güçlü bir savunma örgütü olmasının büyük payı var.

Danimarkalılar, savaşta Ukrayna’yı finanse ederken, Kiev’deki yetkililer tarafından “finansmana değil, yatırıma davet edildikleri” anda işin rengini değiştirmekten geri durmadılar. Ukrayna’nın savunma sanayiini desteklemek için “Danimarka Model 1.0” olarak adlandırdıkları bir stratejiye geçtiler. Daha sonra bir adım daha ileri giderek Danimarka savunma sanayisini Ukrayna'ya ve en önemlisi Ukrayna'nın Danimarka'ya yatırım yapması şeklinde değiştirdiler. Danimarkalı kurumların, Ukraynalı firmaların Danimarka'da üretim yapmasının önünü açmak için bürokratik engelleri kaldırmalarına karar verildi. Bunu yapmalarındaki amaç ise, Rusya ile devam eden savaşta Ukrayna savunma sanayiinin güvenli bir liman olan Danimarka’da faaliyetlerine devam etmesini sağlamaktı.

Bu gelişmelerin hemen ardından Danimarkalı savunma şirketi Terma A/S'nin CEO'su Henriette Hallberg Thygesen, Silahlı Kuvvetlerin havacılık kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik Savunma Bakanlığı'nda düzenlenen toplantıda yaptığı açıklamada, şirketin Ukrayna'da temsilcilik ofisi açacağını duyurdu.

Bir nevi, Rusya’yla doğrudan savaşa girmek anlamına da gelen bu stratejik değişiklik, Danimarka’nın göze aldığı bir risk olarak tarihe düşüldü. Özellikle Danimarka'nın robotikler ve dronlar konusundaki uzmanlığının, Ukrayna'nın savaş alanındaki inovasyonlarıyla güçlü bir şekilde eşleştiğine dikkat çekiliyor.

Danimarka’nın askeri adımları sadece Rusya’ya karşı değil aynı zamanda ABD’ye karşı da devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Danimarka, ABD ordusunu, Grönland'ın yakın tarihindeki en büyük askeri tatbikat olan “Arctic Light 2025”e davet etmedi. Bu gelişmenin nedeni olarak ABD'nin adaya olan ilgisi nedeniyle NATO müttefiklerinin Arktik'te savunma iş birliğini artırması olarak gösterildi.

Danimarka Arktik Komutanı Soren Andersen, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in davet edildiğini ancak hiçbir ABD askeri birliğinin katılmasının istenmediğini doğrulamıştı. Analistler, Danimarka’nın Grönland’daki NATO müttefikleriyle birlikte ABD’ye güçlü bir sinyal gönderdiği konusunda hemfikir. 9-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen “Arctic Light 2025”e Danimarka, Fransa, Almanya, İsveç ve Norveç'ten özel kuvvetler de dahil olmak üzere 550'den fazla asker katıldı.

“Arctic Light 2025” ile eş zamanlı olarak Danimarka'da “Opportune Jaguar” tatbikatı gerçekleştirildi. Bu tatbikatta Danimarka Silahlı Kuvvetleri Ortak Harekat Merkezi, ordunun Arktik'teki istikrarsızlaştırıcı tehditleri tespit etme ve operasyonel yanıtları başlatma yeteneğine yönelik hazırlık eğitimleri gerçekleştirdi.

Tatbikatın amacı olarak Arktika'da Rus ve Çin faaliyetlerinin artmasına ilişkin olası senaryolara hazırlık gösterildi. Ancak Washington’a da bir mesaj verildiği görmezden gelinmemeli. Soğuk Savaş döneminde Grönland'da 17 üssü bulunan ABD'nin şu anda sadece Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü'nde kalıcı bir varlığı bulunuyor.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

ETİKETLER: , , ,
Bunu Paylaşın