NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, haziran ayında Londra’da bulunun ünlü Chatham House’da önemli bir konuşma yapmıştı. Bu konuşma, Lahey’de başlayacak NATO Zirvesi öncesinde dikkatleri bir kez daha İttifakın yapısal sorunlarına çekti.
Rutte, “Artık Doğu ya da Batı yok. Sadece NATO var” diyerek, İttifakla ilgili yeni bir vizyon koydu. Rutte ayrıca, konuşmasında, özellikle Rusya’nın yakın gelecekte İttifak ülkelerini yeniden silâhlandırma ve tehdit etme kapasitesine ilişkin artan tehditlerle başa çıkabilmek için “İttifakımızı daha güçlü, daha adil ve daha ölümcül hâle getirmemiz gerekiyor” dedi. Rusya’nın 5 yıl içerisinde NATO’ya karşı askerî güç kullanmaya hazır olabileceğinin üstünde duruldu.
Lahey’deki Zirve hakkında ise “müttefik liderlerin GSYİH’nin yüzde 5’ini savunmaya harcamayı kabul edeceklerini bekliyorum. Bu NATO çapında bir taahhüt olacak. Ve ittifak için belirleyici bir ân olacak” diyen Rutte, ABD Başkanı Donald Trump’ın da Zirveye katılımının beklendiğini açıkladı.
Lahey Zirvesi İttifaka neler katacak
Mark Rutte’ye göre Lahey Zirvesi NATO’yu dönüştürebilir. Zirvede, bir nevi “ev sahibi” olacak olan eski Hollanda Başbakanı Rutte, İttifak üyesi ülkelerin halklarını güvende tutmaya ve düşmanlarımızı uzak tutmaya devam edebilmek için daha iyi bir NATO’nun inşa edilmesini öne sürüyor.
Rusya, uzun yıllar sonra Avrupa Kıtası’nda bir savaş yaşanmasına sebep oluyor. Terörizm gündemden zaman zaman düşse de bir yerlerde varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ayrıca uluslararası düzen İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa bu kadar şiddetli bir şekilde test ediliyor. Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran arasındaki işbirliği Batı ittifakını, küresel rekabeti hiç olmadığı kadar zorlamaya başladı. Rusya’nın askerî gücünü Çin teknolojisiyle birleştirmesi, hâlihazırda zaten oldukça zorlanan Avrupa güvenlik mimarisinin içeriye doğru çökmesini ve kıtayı tamamen savunmasız hâle düşürmesi gayet olası. Tüm NATO İttifakı’nın 1 yılda ürettiği mühimmatı Rusya’nın üç ayda ürettiği tahmin ediliyor.
Lahey’deki Zirvenin yerinin Churchillplein/Churchill Meydanı olarak seçilmesi bile bir mesaj içeriyor. NATO İttifakı’nı oluşturan ülkelerin yaşam tarzı ve güvenliği için ne gerekiyorsa yapılacağına dair özgüvene, kararlılığa ve cesarete sahip olunduğu bizzat NATO Genel Sekreteri tarafından vurgulanıyor.
“Artık Doğu veya Batı yok, sadece NATO var”
Çin’in askerî kapasitesini ve ordusunu modernize etme girişimleri sürüyor. Dünyanın en büyük donanmasına sahip olan Çin, savaş gücünün 2030 yılına kadar 435 gemiye çıkması bekleniyor. Bu, ABD’nin şu ânda sahip olduğundan yüz tane daha fazla gemiye sahip olması anlamına geliyor. Çin ayrıca nükleer cephaneliğini de geliştiriyor. 2030 yılına kadar 1.000’den fazla operasyonel nükleer savaş başlığına sahip olmayı hedefliyor.
Tüm bunlar sebebiyle NATO’nun daha güçlü, daha adil ve daha öldürücü bir ittifak olması gerektiğinin altı çiziliyor. Bunun için de her İttifak üyesinin daha fazla harcama yapması gerekiyor. Müttefiklerin tamamı, bu yıl savunma harcamalarına GSYİH’nın yüzde 2’sini ayırma hedefine ulaşacak. Ancak bu hedef 2014 yılında koyulmuştu ve 2025 yılında gerçekleşebildi. Lahey’deki Zirvede ise müttefik liderlerinin GSYİH’nın yüzde 5’ini savunmaya harcamayı kabul etmesi istenecek.
Bu savunma harcama planı iki bölümden oluşuyor. Yüzde 3,5’i temel askerî gereksinimlere yatırılacak. Geri kalanı ise altyapı ve endüstriyel kapasite inşası dâhil olmak üzere savunma ve güvenlikle ilgili yatırımlara gidecek. Geçtiğimiz hafta NATO Savunma Bakanları arasında yapılan mini zirvede iddialı yeni hedefler konusunda anlaşıldı. Detaylar şimdilik gizli bırakılsa da hava ve füze savunmasında yüzde 400’lük bir artışa ihtiyaç duyulduğu biliniyor. NATO ordularının binlerce yeni zırhlı araç ve tanka ihtiyacı olduğu konusunda da hemfikir. Ayrıca lojistik, tedarik, ulaşım ve tıbbi destek gibi olanak sağlayan yeteneklerin iki katına çıkarılması söz konusu. Bunun dışında İsveç, ordusunun boyutunu iki katına çıkarmayı planlıyor. Almanya ise asker sayısını 60.000 artırmayı düşünüyor.
NATO üyelerinin daha fazla savaş gemisi ve uçağa yatırım yapması ile demiryolları ve limanlar konusu üzerinde önemle duruluyor. Lahey’deki Zirvenin, endüstriye net bir talep sinyali göndermesi bekleniyor.
2 ay önce Japonya’yı ziyaret eden Rutte, onların Pasifik’te olan bitenden çok endişeli olduklarını aktardı. Rutte, Ukrayna Savaşı’nın Pasifik’te olan bitenle bağlantılı olduğu gerçeğinin bilincinde olunması gerektiğini öne sürüyor. Bölge ülkelerinin NATO ile ilişkilerine değer verdiği vurgulanıyor.
Arktik Bölgesi’ne de değinilmesi bekleniyor. Rusya ve Çin’in bölgede her geçen gün daha fazla aktif hâle gelmesi, NATO’nun da dikkatini çekiyor. Bölgedeki İttifak üyeleri ABD, Kanada, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve İzlanda NATO’nun daha fazla yer alması gerektiğini talep ediyor. Bölgede küresel ısınmanın da etkisiyle kritik minerallerin akibeti merak ediliyor. Şu ânda olup bitenler hakkında bir görüş bildirmeme kararı almasına rağmen NATO’nun Lahey Zirvesi’nde gündeme gelmesi bekleniyor.
24-25 Haziran’da gerçekleştirilen zirvenin bugüne kadarki en pahalı NATO zirvesi olması bekleniyor. Ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski Zirve yemeğine davet edildi, ancak Kuzey Atlantik Konseyi’nin ana tartışmalarına katılmayacak.
NATO küresel düzene ayak uydurabilecek mi?
32 ülkeden oluşan İttifakın GSYİH'nın en az yüzde 5'ini savunma ve savunmayla ilgili altyapıya harcama sözü vermesi, sorunları biraz ertelemiş görünüyor.
Zirveden önceki aylarda yaşananlar dolayısıyla Lahey’deki toplantının gergin geçmesi bekleniyordu. ABD Başkanı Donald Trump savunma harcama hedeflerini karşılamayan ittifak üyelerini dışlamakla tehdit etti. Kanada ve Grönland'ın ilhakını istedi, hâlâ konusu açılınca istemeye de devam ediyor. Ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi Oval Ofis'te çok zoruma düşürdü ve ardından Kiev'e istihbarat ve silâh sağlanmasını kısıtlayarak Ukrayna’yı bir nevi Rusya’yla baş başa bıraktı. Başkan Yardımcısı JD Vance’in Münih’teki tonu sert konuşmasıyla başlayan, ardından Avrupa’daki seçimlerde aşırı sağcı liderleri açık biçimde desteklemesi de Atlantik’in iki yakası arasında bir diğer gerginlikti.
Washington’da yapılan 2024 Zirvesi “Rusya, müttefiklerin güvenliği için en önemli ve doğrudan tehdit olmaya devam ediyor” başlığıyla sona ermişti. Ayrıca, yeni güvenlik tehditlerini hesaba katmak için 2025’te yapılacak olan bir sonraki zirveleri için yeni bir Rusya stratejisi hazırlamayı kabul etmişlerdi. Ancak geçtiğimiz kasım ayında yapılan ABD başkanlık seçimleri her şeyi değiştirmiş görünüyor.
Trump’ın ardından 2025’teki zirvenin tek amacı savunma bütçeleri konusunda en azından ortak bir karara varmış gibi görünmek ve Trump’ın ortalığı karıştırmasını engellemek olarak görülmüştü. Şimdilik ikisinde de amaca ulaşılmış görünüyor. İspanya’nın kendi savunma bütçesine kendisinin karar verecek olması bir istisna olsa da Trump’ın düzenlediği basın toplantısında “Burada büyük bir zafer kazandık” demesine engel olmadı. Ayrıca İspanya’yla ilgili olarak bunun sonucunda ticaret anlaşması için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaklarını da söyledi.
Lahey’de yapılan Zirve; NATO için oldukça önem taşıyan Ukrayna'daki savaş, Rusya’ya karşı izlenecek strateji ve Avrupa'daki ABD birliklerinin çekilme ihtimâli gibi konularda halının altına süpürme taktiği olarak da tarihte yer alacak. Genel Sekreter Rutte’nin dediği gibi Rusya askerî olarak yeni bir toparlanma sürecinde ve çok da uzak olmayan bir gelecekte bir başka Avrupa ülkesini daha, belki de bir NATO üyesini tehdit eder hâle gelecek.
Zirvenin bir başka dikkat çeken konusu ise Türkiye ile ABD arasında liderler düzeyinde yapılan görüşmede gerçekleşti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı satın alması konusunu Trump ile görüştüğünü, ABD liderinin bu konuda “iyi niyetli” olduğunu söyledi. Bilindiği gibi ABD, 2020 yılında Türkiye'nin Rus S-400 füze savunma sistemleri satın alması nedeniyle NATO müttefiki Ankara'ya yaptırımlar uygulamış, Türkiye'yi üretici ve alıcı olduğu F-35 programından çıkarmıştı. İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük kriz, aynı zamanda Türkiye’nin hava kuvvetleri hakkındaki olası zaafiyetini de akıllara getirmiş, çeşitli uzmanlar Türkiye’nin bu konuda acil çözüm bulması konusunda benzer analizler yapmıştı. Erdoğan Zirvede ayrıca, Eurofighter uçakları konusunda İngiltere ve Almanya ile görüşmeler yaptığını, bu konuda olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. Türkiye’nin daha önce de Eurofighter Typhoon uçağı satın almak için görüşmelerde bulunduğu biliniyor.
ABD Başkanı Trump, Ukrayna'nın Patriot füze sistemleri ekipmanı talebini ise değerlendireceklerini açıkladı. ABD'nin elindeki en gelişmiş hava savunma sistemlerinden biri olarak kabul edilen Patriot füze sistemlerinin, Ukrayna’da yaşanan savaşın seyrini değiştirebilecek nitelikte olacağı düşünülüyor.
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.





