1919’da Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla Türk Milleti yeni bir mücadeleye başladı; Özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi.
Mondros Ateşkes Anlaşması ile Birinci Dünya Savaşı’nın mağlubu sayılan Osmanlı, adeta talan edilmeye başlandı. Bütün ülkeyi kapsayan bölgesel kongrelerin dışındaki ilk genel kongre Sivas'ta yapılmıştı. Sivas Genel Kongresi'nden evvel doğuda ve batıda bölgesel kongreler de yapılmıştı. Bunlardan en önemlisi Erzurum Kongresi'dir. Erzurum Kongresi'nde tespit edilen esaslar, vatanın bütününü kapsayacak şekilde Sivas Genel Kongresi'nde tartışma konusu olan esaslarla aynıdır. Atatürk’ün deyimiyle “Bu esaslar açık olarak ve bütün memleketi kapsayacak şekilde kabul olunmuştur.”
Ve yine Atatürk’ün deyimiyle “Sivas Kongresi bütün milletin emellerini ve hissiyatını temsil etmiştir.”
Sivas Kongresine yurdun dört bir yanından, bölgelerini temsil eden delegeler katılmıştır. Sivas Kongresi’nde alınan kararlar şunlardır;
- Millî sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür.
- Millî gücü etkin, millî egemenliği de hâkim kılmak şarttır.
- Manda ve himaye kabul edilemez.
- Türk ülkesini parçalamaya yönelik her türlü girişim (Ermenilik ve Rumluk iddiaları) kabul edilemez.
- Hıristiyan azınlıklara ayrıcalık tanınamaz.
- Mebusan Meclisinin hemen toplanması gerekir.
- Millî direnişi gerçekleştirmek için kurulan cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukûk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.
Sivas Kongresi, işgalcilerin ve İstanbul Hükûmetinin bütün engellemelerine rağmen millî kurtuluş hareketini tek bir teşkilât altında birleştirmeyi başarmış önemli bir harekettir. Alınan kararlar yine tüm ülkeyi ilgilendirmesi bakımından önemlidir. Kongrenin ardından Amerikalı General Harbord ile görüşen Mustafa Kemal Paşa yaptığı konuşmada, her şeye rağmen yeni bir Türk devleti kurmak arzusunda olduğunu şu sözlerle açıklamıştır: “Her şeye rağmen, yurdumuzu kurtarmak özgür ve uygar bir Türk devleti kurmak, insan gibi yaşayabilmek için yapacağım bunu.”
Sivas Kongresi Türk Milleti’nin varoluş mücadelesindeki kutlu yürüyüşünün en önemli adımlarından biridir.






