• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Trump Umman’ı tehdit etti
Dünya
Küresel deniz taşımacılığında maliyetler artırıyor
Ekonomi Deniz Güvenliği Deniz Ticareti Lojistik
17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında hayatını kaybedenler anıldı
Haberler
Netanyahu’dan “İslam Cumhuriyeti” çıkışı!
Dünya
MSC World Asia, Aralık 2026’da Akdeniz’e açılıyor
Haberler Turizm
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Çözüm süreci çözülecek mi?

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 27.06.2026 11:35 | Son Güncelleme: 27.06.2026 11:35
    muratyildiz@marinedealnews.com
Paylaş
Paylaş

Birinci süreç denemesi başarısızlıkla sonuçlanan AKP, bu sefer ikinci denemesinde ilk sürecin şiddetli muhalifi, milliyetçilik anlayışının her türlü söylemiyle sürece karşı çıkan MHP'yi yanına alarak yola çıktı.

Günümüz siyasi anlayışı, kim neyi savunuyorsa onun eliyle o anlayışı yok etmeye dayalı. Milliyetçiliği, milliyetçiliği savunan MHP eliyle, Cumhuriyeti ise Atatürk'ün “eserim” dediği CHP eliyle yok etmeyi hedeflemiş bir siyasi anlayış egemen.

Bunun adını “devlet aklı” olarak koyanlar ise komedinin son perdesini oynayanlar. Devlet aklı, sağlam kadim bürokratik anlayışın devlet yönetimine, yöneticinin kim olduğuna bakmaksızın yansımasıdır. Hani bizdeki çok bilmişler televizyonlarda “ABD'de kimin başkan olduğu çok da önemli değildir.” derler ya, işte o devlet aklına vurgudur. Ki ben de aynı kanaatteyim. ABD'de kimin başkan olduğu, politikaların sadece “gerçekleşme süratini” etkiler düşüncesindeyim.

Şundan eminim; Bu yaşananlar devlet aklı olsa bile bizim devletin aklı değil. Bu zamanlarda bizde kullanılan “devlet aklı” sözü bir yalan hikâye. Sadece iktidarın politikalarını meşrulaştırmak için kullanılan bir ifade.

Dolayısıyla kimse ikinci çözüm sürecini “devlet aklı” mottosuyla açıklamaya kalkmasın. Harp Okulu'nda Harp Tarihi hocamız bir konuyu anlatmaya başlamadan önce “durum” adı altında o günkü şartları ortaya koyar, sonra konuyu anlatırdı. Biz de bugünkü şartları ortaya koyalım. Birinci süreç bittiğinden itibaren yoğun operasyonlarla kaybedilen mevziler kanla da olsa geri alındı mı? Alındı. Terör ülke dışına çıkarıldı mı? Çıkarıldı. Herhangi bir yerde terör örgütü eylem yapabildi mi? Yapamadı. Teröristler ülke içerisinde en ücra köşelerde dahi gruplar hâlinde bulunabildi mi? Hayır. Örgüt dağılma sürecine girdi mi? Evet.

Peki neyin süreci, neyin meselesi bu?

Mesele, vatandaşlık bağı ile bu vatana bağlı olanların Türk olarak tanımlanması mı? Herkes istediği dili iletişimde kullanıyor. Kimse kimsenin etnik kökeni için diğerini yargılamıyor. Eğitimde, iş olanaklarında, bölgesel imkânlarda eşitlik var mı bu ülkede? Var. Güneydoğu Bölgesi'nde iş olanakları kısıtlı da Batı'da herkes iş mi buluyor? Ekonomik sıkıntılar bölgesel değil, ülkenin genelinde herkesi kasıp kavuruyor. Bölge ülkeleri arasında ulus devlet kavramı ile vatandaşları arasında eşitliği sağlamış tek ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir. Etnik, mezhepsel ayrım gözetmeksizin kanunlar karşısında herkesin eşit olduğu bir ülkede “kucaklayıcı”, “birleştirici” gibi sözler tuzaktır. Bu yaklaşımlar ayrıştırmanın, bölmenin yolunu açan tavırlardır.

Bu nedenle şimdiki süreç ne bir meselenin çözümüdür ne de kucaklayıcı bir tavırdır. Küresel emperyalist güçlerin örtülü bölgesel dayatmalarının bir parçasıdır aslında. Açık dayatma İran üzerinden olmuş ve şimdilik sonuç alınamamıştır.

İlginizi çekebilir:

Ne dediysek oldu!

Her türlü yol izlenerek gelinen sürecin bu aşamasında sıra, “teröristlere af” bağlamında atılacak adımlara gelmiştir. Teröristler bunu “af” olarak değil, “barış” olarak kabul ettirmeye çalışmaktadır. Barış ancak iki egemen güç arasında olur. Terörist bir grup ile bir devlet asla barış yapmaz, yapamaz. En ağır anayasal suçu işlemiş terörist gruba af çıkarmak, fakat muhalif olan herkesi bir şekilde baskı altına almak, toplum nazarında akıl ile değerlendirmeyi aşmış, artık vicdani değerlendirmeye geçmiş bir konudur.

Türkiye Cumhuriyeti tarafından “teröristlerin silah bırakması” ön koşulu yerine gelmiş midir? Hayır. Terörist PKK yöneticileri her açıklamasında, “Önderliğin özgürlüğü olmadıkça silah bırakmayız.” dediğine göre bırakılmış bir şey yok. PKK'nın kendini lağvettiğini açıklaması, belki de bundan sonra teröristbaşının tahakkümünden kurtulmuş yeni bir yapıyı da beraberinde getirebilir. Teröristler Murat Karayılan, Mustafa Karasu, Sabri Ok ve benzerleri Avrupa'da iyi bir yaşamı tercih edecek kişiler olarak gözükürken, terörist Bese Hozat ve ekibi yeni bir oluşumun liderliğini yapabilir.

Kandil'de bulunan terörist yöneticilerin demeçlerindeki şımarıklık ve arsızlık, DEM Parti sözcülerinin basın açıklamalarındaki kâğıtlara da yansımış durumdadır.

Görünen o ki AKP tek başına bu vebali taşımak istememektedir. Halkın karşısına bu veballe çıkan sadece iktidarı kaybetmekle kalmaz. MHP eliyle bu yükü taşımak da tek başına yeterli görünmüyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nın “Yenikapı ruhu” vurgusu belki de bu nedenledir.

Mecliste oluşturulan teröristleri aklama komisyonuna üye verdiği için tabanı tarafından ağır şekilde eleştirilen Özel CHP'si, İmralı'da teröristbaşının ayağına gitmeyerek bu konuda komisyonda oyunbozanlık yaptı. Ve belki de birilerine göre sırf bu nedenle “butlan”ı hak etti. Kılıçdaroğlu ne demişti? “CHP tarihin yanlış yerinde duruyor.” Yani Kılıçdaroğlu'na göre CHP çok büyük yanlış yapmıştı; bebek katilinin ayağına gitmeyerek. Şimdi teröristbaşının ayağına gidecek biri var CHP'nin başında. Belki de teröristbaşına kravat takıp Meclisin ortasına bırakacak AKP/MHP/DEM ekibine şimdi de Kılıçdaroğlu eliyle CHP katılacak. İlk süreçte AKP kadar günahı olan diğer bir parti de Kılıçdaroğlu CHP'siydi. Kılıçdaroğlu o süreçte, “AKP'ye bu konuda sonsuz kredi.” diyerek günaha ortak olmuş, AKP'nin de süreç sonrasını en az siyasi hasarla atlatmasını sağlamıştı.

Her gün televizyon ve gazetelerde gördüğümüz basın sözcülerinin “Süreci baltalamak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz!” söylemleri ne ifade ediyor? Bunun Türkçe açıklaması; teröristlerin affedilmesine karşı çıkanlara, teröristbaşının serbest bırakılmasına karşı çıkanlara, askerlerimizi, savunmasız vatandaşlarımızı katledenlerin serbest bırakılmasına, bayrağımıza, vatanımıza ihanet edenlerin affedilmesine karşı çıkanlara fırsat vermeyeceğiz demektir.

Sürecin karşısında olmanın onuru bizlere kalsın. Yüce Türk Milleti, “Analar ağlasın mı istiyorsunuz?” diye duygu sömürüsü yaparak teröristleri affetmeye yol açanlarla, “Teröristler hak ettikleri cezayı almalıdır.” diyen vatanseverler arasında seçimini yapmalıdır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Yasa, kocaman bir yara

Toplum teröristlere hazır mı?

Tanker piyasası yukarı yönlü yükselişini koruyor

Umudumuz hamamböceği

Tarihi zaferlerin milletler için önemi: 30 Ağustos

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Avatar photo
By Murat Yıldız
muratyildiz@marinedealnews.com
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Yasa, kocaman bir yara
12/08/2026

Toplum teröristlere hazır mı?
06/08/2026

Milletten saklanan süreç yasaları ve Gaziler
31/07/2026

İran nereye, ABD nereye saldırır? (Savaşın Dumanı Altında – 13)
24/07/2026

Süreçlerin ve butlanın varış noktası
16/07/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum