Çin’in küresel konteyner ihracatındaki payı son üç aylık hareketli ortalamada yüzde 40’a yükseldi. Çin-AB Ticaret Odası Başkanı Jens Eskelund, yalnızca dokuz ayda 2,5 puanlık artış yaşandığını belirterek küresel ticaretteki dengesizliklerin beklenenden hızlı büyüdüğüne dikkat çekti.
Çin’in ihracata dayalı büyüme modeline ilişkin bu tablo, başta Avrupa Birliği (AB) ve ABD olmak üzere ticaret ortaklarının endişelerini artırıyor. Rekabetçi fiyatlarla ihraç edilen Çin mallarının Batılı ülkelerde istihdam kayıpları ve sanayisizleşme baskısı oluşturduğu belirtiliyor.
Çin’in ticaret fazlası 800 milyar doları aştı
Çin’in ocak-ağustos dönemindeki küresel ticaret fazlası 805,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, geçen yıl kaydedilen 1,2 trilyon dolarlık rekorun aşılabileceğine işaret ediyor.
AB ise Çin’den ithalatı sınırlamak amacıyla ek gümrük vergilerini tartışıyor.
Çin’in ABD ile doğrudan ticaret fazlası son yıllarda gerilese de, Kuzey Amerika’ya yönelik ihracatın bir bölümünün üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Avrupa’ya karşı ihracat farkı büyüyor
Eskelund, pandemi öncesi 2019’da Avrupa’nın Çin’e gönderdiği her bir konteynere karşılık Çin’in Avrupa’ya 2,5 konteyner gönderdiğini söyledi. Bu yılın ilk sekiz ayında ise oran Çin lehine 1’e 6’ya yükseldi.
AB Ticaret Odası’nın yayımladığı 398 sayfalık raporda da ticaretin AB-Çin ilişkilerindeki gerilimin “en büyük tek nedeni” olmaya devam ettiği belirtildi.
Rapora göre Çin’in AB ile ticaret fazlası geçen yıl günlük yaklaşık 1 milyar euro seviyesine ulaştı.
İç talep zayıf, üretim güçlü
AB tarafı, Çin ekonomisinin iç talepteki sorunları çözmek yerine üretim kapasitesini artırmaya devam ettiğini savunuyor. Özellikle uzun süredir devam eden gayrimenkul krizinin tüketimi baskıladığı belirtiliyor.
Çin’de ağustos ayında perakende satışlar yıllık bazda yalnızca yüzde 0,4 artarken, sanayi üretimi yılın ilk sekiz ayında yüzde 5,3 yükseldi.
Eskelund, üretimin iç pazardaki büyümenin 10 katından fazla hızla arttığına dikkat çekti.
Çin fazla kapasite eleştirisini reddediyor
Pekin ise “aşırı kapasite” suçlamalarını reddediyor. Çin, elektrikli araçlar, güneş enerjisi ürünleri, bataryalar ve çelik gibi sektörlerdeki rekabet gücünün karşılaştırmalı üstünlüklerden kaynaklandığını savunuyor.
Çin devlet haber ajansı Xinhua da iç talebi aşan üretimin doğrudan “aşırı kapasite” olarak tanımlanmasının uluslararası ticaret ve iş bölümünü yanlış değerlendirmek anlamına geleceğini belirtiyor.
Tartışmanın merkezinde ise Çin’in artan üretim kapasitesi ile küresel ihracattaki hızlı yükselişinin, başta Avrupa olmak üzere ticaret ortaklarının sanayi ve istihdam dengeleri üzerindeki etkisi bulunuyor.






