ABD merkezli enerji şirketi Chevron’un, Suriye yönetimiyle Akdeniz açıklarında petrol ve doğalgaz arama-çıkarma faaliyetleri için görüşmelere başladığı bildirildi. Şam’da gerçekleştirilen temaslarda, açık deniz sahalarında ortak arama çalışmaları ve yatırım modelleri ele alındı.
Suriye Petrol Şirketi (SPC) ile Chevron arasında yapılan görüşmelerin, deniz yetki alanlarında enerji üretimine yönelik teknik, hukuki ve ekonomik çerçeveyi kapsadığı belirtildi.
“Ruhsat TPAO yerine Chevron’a veriliyor” iddiası
Gelişme, Türkiye’de güvenlik ve deniz yetki alanları konusunda yaptığı açıklamalarla bilinen Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (Türk DEGS) Başkanı ve “Mavi Vatan” kavramının fikir babası Tümamiral (E) Doç. Dr. Cihat Yaycı değerlendirmeleriyle tartışma yarattı. Yaycı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Amerikan petrol devi Chevron, Suriye ile anlaşma yaptı. Akdeniz’de Suriye açıklarında petrol ve doğalgaz arayacak ve çıkaracakmış. Bunun için görüşmeler başlamış… Dünyanın en gelişmiş derin deniz sondaj gemilerini aldık, güya Suriye’de de etkili idik. Suriye ruhsatını TPAO yerine Amerikan Chevron hem de ihalesiz alıyor!”
Yaycı ayrıca, Chevron’un geçen hafta GKRY-Lübnan anlaşması çerçevesinde Lübnan’ın MEB sahasında da arama yetkilerini aldığını hatırlatarak, Doğu Akdeniz’de güç dengelerinin değiştiğini vurguladı.
Doğu Akdeniz’de ikinci hamle: Chevron Lübnan sahasında
Chevron’un Suriye ile temasları, şirketin bölgede art arda yaptığı ikinci girişim oldu. Geçtiğimiz hafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Lübnan arasında imzalanan deniz yetki anlaşması kapsamında Chevron’un Lübnan’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde arama yetkisini aldığı açıklanmıştı.
Bu adım, Doğu Akdeniz’de yeni enerji projeleri için zemin hazırlarken, uluslararası enerji şirketlerinin bölgeye ilgisini de artırdı.
Yeni enerji dengesi mi oluşuyor?
Chevron’un hem Suriye sahasında hem de Lübnan MEB’inde devreye girmesi, Doğu Akdeniz’de enerji rekabetinin yeniden şekilleneceğine işaret ediyor. Bölge, Türkiye, İsrail, Mısır, GKRY ve Lübnan arasında uzun süredir tartışmalı olan deniz yetki sınırlarıyla birlikte, büyük uluslararası şirketlerin jeopolitik etkisine yeniden açılıyor.
Suriye ile yapılan görüşmelerin resmî bir anlaşmaya dönüşmesi hâlinde, Akdeniz’in doğusunda yeni büyük ölçekli arama programlarının başlaması bekleniyor. Ancak ruhsatlandırma sürecinin nasıl ilerleyeceği, bölgesel siyasi dengelerin bu süreci nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.






