Büyük Taarruz öncesinde Gazi Mustafa Kemal Paşa, annesi Zübeyde Hanım’a veda ederken ona bir çay dâvetine gideceğini, bu yüzden akşam beklememesi gerektiğini söyledi. Ancak oğlunun cepheye gitmek üzere ayrıldığını hisseden Zübeyde Hanım, duygularını kaleme aldığı mektupla Mustafa Kemal’e ulaştırdı:
Sen cepheye gidersin. Benim yüreğim bunu bilir. Senin için dua ediyorum bil! Ve de… Mustafam, zaferi ele almadan dönme! Ben, seni beklemeyi bilirim…

Akşehir Toplantısı ve “Çay Ziyafeti”
1922 yılının haziranında, Atatürk taarruz plânını Fevzi, İsmet ve Kazım Paşalar ile paylaştı. Plân; ordunun büyük kısmını düşman cephesinin dış yanında ve çevresinde toplayarak Yunan kuvvetlerini tamamen yok etmeye dayanıyordu.
27-28 Temmuz’da Akşehir’de yapılan toplantıda, hazırlıkların 15 Ağustos’a kadar tamamlanması kararlaştırıldı.
Ancak kamuoyuna farklı bir mesaj verildi: Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 20 Ağustos 1922 tarihli nüshasında “Çay Ziyafeti” başlıklı haber yayımlandı. Haberde Atatürk’ün köşkte bir çay daveti vereceği ilân edildi. Oysa herkesin beklediği bu ziyafet hiç gerçekleşmedi. Mustafa Kemal, aynı günlerde Büyük Taarruz’u başlatmak üzere Ankara’dan ayrılmıştı.






