Ana sayfa Haberler Deniz Ticareti Bureau Veritas (BV) IMEA Başkan Yardımcısı Kerem Kiper: Türkiye’yi bölgede bu şekilde...

Bureau Veritas (BV) IMEA Başkan Yardımcısı Kerem Kiper: Türkiye’yi bölgede bu şekilde konumlandıran tek klas kuruluşuyuz

0
Avrupa ile Uzak Asya arasında kalan IMEA Bölgesindeki denizcilik ve offshore faaliyetlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Kerem Kiper ile BV’nin 2019 yılı klaslama faaliyetleri, denizcilik ve offshore alanında küresel oyuncuların eğilimleri ve BV’nin yeni yatırımları ve hizmetleri hakkında sohbet ettik. Bu sohbeti de MDN okuyucularına özel kaleme aldık

Fransız Klas Kuruluşu Bureau Veritas (BV)’ın Global iş ağında organizasyon şeması ülke, bölge ve zone yönetimlerinden oluşuyor. Bu organizasyon yapısı içinde ise 5 coğrafik zone yönetimi bulunuyor. Kuzey Asya; Güney Asya ve Pasifik Bölgesi; Kuzey Avrupa; Güney Avrupa ve Amerika; Yunanistan. 2014 yılı itibarıyla BV Güney Asya ve Pasifik Bölgesi’nden sorumlu Başkan Yardımcısı olan Kerem Kiper, 4 yıl boyunca bu bölgedeki denizcilik ve offshore faaliyetleriyle ilgili 14 ülkeden sorumluydu.
Kerem Kiper sorumlu olduğu Bölgedeki görevini, Türk denizcilik sektör temsilcilerinin de yakından tanıdığı David Barrow’a (Y.N. David Barrow bu görev ile LR’den BV’ye transfer oldu.) devretti. Kendisi ise Şubat 2019 itibarıyla, Türkiye; Türkî Cumhuriyetler; Hindistan Bölgesi (Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka’yı içine alan bölge); tüm Orta Doğu Bölgesi ile tüm Afrika’yı -Cezayir, Fas ve Tunus hariç- içine alan bölgelerden sorumlu IMEA Başkan Yardımcılığı görevine atandı (IMEA- Vice President, India sub-continent, Turkey & Caspian Sea, Middle East, Africa Zone). 29 ülkeden oluşan bu Zone’un yönetim merkezi ise İstanbul olarak belirlendi.
Türkiye için BV’nin global network’ü içinde bölge merkezinin Türkiye olması sevindirici. Ancak okuyucularımız için şunu belirtelim. Türkiye’nin yapısı değişmedi, Cafer Bey (Tekkan) Türkiye ve Türkî Cumhuriyetler Bölge Müdürü olarak görevini icra ediyor. Kerem Kiper evet Türkiye’ye geri döndü çünkü yazının başında belirttiğim gibi coğrafik, sosyal, kültürel olarak birbirinden farklı ve oldukça zor 4 bölge’nin bağlı olduğu Zone’da, daha geniş bir coğrafyada daha büyük bir organizasyonu yönetmek üzere…
Türkiye’ye yeniden hoşgeldiniz. Sorumlu olduğunuz ve kısaca IMEA olarak isimlendirdiğiniz Zone zor bir coğrafyayı kapsıyor.
Türkiye sonrası Singapur merkezli görevinizde farklı ve dev denizüstü platformlarının klaslama ve diğer süreçleriyle ilgilendiniz. Bu yeni görevinizi kısaca aktarabilir misiniz?
Teşekkür ederim. Evet yeniden Türkiye’ye farklı bir görevle döndüm. 19 yıl Türkiye’deki görevlerimin ardından, Singapur’da 4 yıl Güney Asya ve Pasifik Bölgesi Başkan Yardımcılığı görevim ve yeniden İstanbul’dayım. Yeni görevim ise IMEA Başkan Yardımcılığı…
Bu görevimde çok fazla seyahat ediyorum. Ancak keyif aldığımı belirtmeliyim. Çok hızlı uyum sağladım. Bu Bölgeleri içine alan Zone için kültürel veya yönetimsel değil zorluklar, ancak bölgelerin coğrafi, fizikî farklılıklarından kaynaklı zorluklar var tabii ancak bunlara da son 7-8 aylık dönemde hızlıca uyum sağladım.
BV’nin Orta Doğu’da hem yatırımları hem takip ettiği projeleri var ve çok hareketli. Bu nedenle en sık ziyaret ettiğim Bölge diyebiliriz. Afrika ve Hindistan Bölgesi tüm endüstrilerde bilindiği gibi potansiyel ama işler yavaş ilerliyor kendilerine dâhil dinamiklerden dolayı.
Afrika’nın batısında tamamen petrol ve offshore yatırımları var ve Total de bunlardan biri ve gayet aktif, bu nedenle BV de oldukça aktif. Yüsek sayıda yüzer offshore varlıkları var. Bunların çoğu BV klaslı. Daha çok Batı Afrika’da işlerimiz var. Belli başlı ülkeler, Nijerya, Angola, Kongo gibi…
Organizasyon şemasını en alttan üste doğru; ülke, bölge ve zone olarak sıralarsak, sorumlu olduğum Zone’a bağlı 4 ana Bölgemiz var ve dördü de birbirine benzemiyor. Her biri birbirinden temelde çok farklılıklar içeriyor. Birbiriyle komşu olmalarına karşın İdari yapıları, müşterilerin karakteri, yapılan işlerin içerikleri ve nitelikleri, bölgelerin fizikî şartları her açıdan benzeşmiyorlar. Bu nedenle her bölgeye ayrı özen gösteriyoruz.
Önceki görevim dâhil şu an tüm raporlamamı, Marine ve Offshore Şirketimizin CEO’su Matthieu de-Tugny’ye direkt sunuyorum.
Bu yeni görevimde, Türkiye önemli bir coğrafi bölge yapılanmasının merkezi oldu. İstanbul ofisimizdeki 60 uzman mühendis ve idari çalışan ile 27 ülkenin bulunduğu IMEA Bölgesine teknik, operasyonel ve yönetim desteği sağlanmaktadır.
Tüm IACS Üyesi Klas Kuruluşları içerisinde, İstanbul’u yani Türkiye’yi bu şekilde konumlandıran tek Klas Kuruluşu Bureau Veritas olmuştur.
– Sizden önceki yönetici kaç yıl bu görevi icra etti, sorumlu olduğu Zone aynı mıydı?
Benden önce Didier Bouttier bu görevini 8 yıl icra etti ve emekli oldu. Onun yöneticilik döneminde birkaç Avrupa ülkesiyle birlikte Yunanistan da bu Zone’a bağlıydı. Ancak BV olarak Bölgelerin birbirinden farklı olması, yönetimsel olarak çok fazla ülkeyi kapsaması nedeniyle böyle bir organizasyon değişikliğine gittik.
– Afrika birçok uluslararası yatırımcı için ideâl. Zor ama bakir bir alan. Bu konuda sizin tecrübeleriniz de oldukça yardımcı olabilir. Neler söylebilirsiniz?
Bir Klas kuruluşu perspektifiyle benim de burada bu bölgelerde yatırım yapmak isteyen firmaların kimler olduğunu bilmemekle birlikte bu firmalar da bizim nerelerde yardımcı olacağımızı bilmiyorlar diye düşünüyorum ancak buradan bu duyuldukça benim de bu bölgelere gerek Hindistan gerek Orta Doğu gerekse Afrika Bölgelerine gitmem sebebiyle böyle bir talep gerlirse hakikâten yardımcı olabilirim.
– Türkiye bu bölgede gemi inşada sektör olarak nerede diyebilirsiniz?
Singapur’daki görevimde 2014-15 yıllarını düşünürsek petrol fiyatlarının 100 dolarların üzerindeyken 30 dolarlara kadar inmesi oradaki petrol, gaz ve offshore endüstrisini anormal etkiledi. Klas kuruluşları da bu oyunculardan bir tanesi olarak diğer oyuncular gibi anormal etkilendik. Dolayısıyla bu kriz ortamından dolayı sektörel olarak zor bir dönem geçirdik. 2008’den bu yana gelen o sıkıntılı hava üzerine bir de bu eklenmiş oldu. Bu tarafa geldiğimde market deniz nakliyatında geçen seneye oranla biraz daha iyi. Tersane tarafında özellikle yeni inşayı baz alırsak geçen yıla oranla biraz hareketlenme var. Ancak iyi tarafı bütün bu coğrafyamda tersanecilik olarak en aktif ülke Türkiye. Orta Doğu’da yeni inşa tersaneleri çok aktif değil. Türkiye’ye rakip olacak tersane yok. Doğu tarafında Bangladeş’te gelişmekte olan tersaneler var. Hindistan gemi inşasında bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak finans zorlukları ve bir takım bürokratik engellerden müteşekkil süreç çok yavaş ilerliyor. Bu iki ülkede tersanelerin kendi kredibiliteleri açısından zorluklar var.
Geçen seneye göre bu sene denizcilik açısından biraz daha hareketli diyebilirim. Bölgem içindeki Afrika’yı, kısmen de Orta Doğu’yu ve Hindistan’ı kısmen petrol ve gaz endüstrisi etkiliyor. Oradaki hareketlilik, imzalanan yeni offshore projeler. İmzalanan proje şu anlama geliyor. Birçok iş geliştirme projesi oluyor ve bunlar denizciliğe göre çok daha yüksek montanlı projeler, petrol veya gaz için bu projeler sürdükçe bunun etrafında bir endüstri oluşuyor. Bu geçen seneye göre hareketlendi. Bunun etrafında bir de denizcilik sektörü hareketlenmeye başlıyor. Bu nedenle bir hareket var. Petrol ve gaz endüstrisi Orta Doğu’da iyileşirse bunun etrafında kurulan offshore destek gemileri, özel servis gemileri, çok amaçlı iş botları, römorkörlere de ihtiyaç olacak. Denizcilik sektörü sadece konteyner gemisinden ve kuru yük gemisinden mevcut değil bu gibi özel tip deniz platformları, servis gemileri de var. Zira biz bu tip gemilerin inşasında da pazarda Türkiye olarak adımızı duyurmuş durumdayız.
Afrika’ya çok uzanmış değil ama savunma sanayi projelerinde ise özellikle Türkiye, Orta Doğu, Hindistan Bölgelerinde yeni projeler mevcut ve artıyor. Bu projelerde kimilerine klas hizmetleri veriyoruz kimilerine istenilen ölçüde hizmet sağlıyoruz çünkü askeri projelerde kısıtlı istenen klas hizmetleri olabiliyor.
Toparlarsak özellikle petrol ve gaz endüstrisinde ve bağlısı işleri baz alırsak geçen yıla oranla ilgi, proje sayısı ve haliyle moraller daha yüksek denilebiir. Tünelin ucunda ışık yok ama bir morâl var bir momemtum var.
– Kısaca, Çin ile Amerika uzlaşırsa denizcilik sektörü her anlamda rahatlayacak mı diyorsunuz?
Elbette. Ben Asya’dayken bizi geri çeken frene bastıran bu belirsizlik idi. Denizcilik uluslararası bir sektör dünya genelinde hangi hizmeti veriyor olursanız olun bir sonraki senenin bütçesini, yapmak zorunda olduğunuz için yapıyor olsanız da birçok bilinmeyene göre hazırlıyorsunuz. Bu ticaret savaşları bir hâl ve yoluna girerse birçok şey olumlu yönde etkilenecektir.
– Doğu Akdeniz bu yıl daha çok hareketlendi, hizmet sektörü olarak size yansımaları nasıl?
Siyasi ve jeostrateji benim alanım değil ama iş yaptığımız müşterilerin iş listesinde Doğu Akdeniz var. Aktifler ve iş listelerinde var. Şu anda bize düşen bir görev yok. Hizmet şirketleri orada petrol veya gaz arama faaliyetlerine başlanması, bölgeye yüzer bazı ünitelerin gitmesi gibi onların etrafındaki diğer denetim hizmetleri hareketlendikçe biz ve bizim gibi klas kuruluşları da işe dâhil olacağız. Bu ve benzeri jeopolitik çekişmeler ekonomik veya sektörel belirsizliklerin gerçekten de bir parçası. Bir yatırımının olduğunu düşün, olacak mı olmayacak mı bilmiyorsun, belirsiz, dünya genelinde birçok alanda bu böyle. Örneğin, bizim İran’da operasyonlarımız vardı ve kapattık.
Bizim gibi hizmet şirketlerine düşen doğru zamanda doğru yerde olabilmek ve geleceği iyi okuyabilmek.
– BV’de yenilikler var mı?
Mevcut klaslama hizmetlerinden bağımsız olarak yeni ve ek hizmetler için “yeni marka” olarak nitelendirebileceğimiz Bureau Veritas Marine & Offshore Solutions’ı yarattık. Bu bir yeni marka çalışması ve organizasyonu. Eskiden Tecnitas adıyla bilinen ve BV’nin danışmanlık konularındaki yan kuruluşu yeniden yapılandırıldı.
Paris Merkez Ofis ve onun global ağındaki ana merkezlerde organizasyonlar kuruldu.
Hizmet konuları; denizcilik alanındaki her türlü teknik danışmanlık, klaslama kapsamı dışındaki özel ve uzmanlık gerektiren mühendislik uygulamaları, fizibilite çalışmaları, 2’inci ve 3’üncü parti özel survey hizmetleri, yüzer varlık ve ünitelerinin (offshore platformları, FPSO, FSO vb.) güvenirlik ve kurallara uygunluğunun analizi/denetimi, farklı raporlama hizmetleri
ve benzer konulardaki birçok hizmetleri sayabiliriz.
Bu bağlamda Katar Gaz şirketiyle iş geliştiriyoruz, ve iki danışmanlık anlaşması imzaladık.
 Dünya genelinde de benim sorumlu olduğum Zone’da, Orta Doğu’da ve Türkiye’de de aktif olarak bu hizmeti sunmaya başladık. Şirket içi fonksiyonları şirketimizin veya bölgenin stratejik önemine göre farklı bölgelerde konuşlandırdık. Ben bir zone yöneticisi olarak İstanbul’dayım ancak bu konuyla ilgili bir arkadaşımızı Dubai’ye yerleştirdik. Klas dışı danışmanlık hizmetlerimizi tüm bu 29 ülke için koordine ederek bana rapor ediyor.
Bir diğer yenilik ise, “Digital transformation/Innovation” (Dijital dönüşüm ve değişim).
Her sektörde olduğu gibi denizcilik sektöründe de son yıllarda hızlı bir dijital dönüşüm/değişim trendi var.
Bureau Veritas olarak, kendi hizmet alanlarımızda bu dijital dönüşümü sağlamak ve müşterilerimize operasyonlarında daha iyi destek olabilmek adına sürekli yatırım ve gelişim halindeyiz.
Gerek şirket içi uygulamalar, gerekse müşterilerimizin kullanımı tarafında birçok yeni yazılımlar, mobil uygulamalar ve hatta dijiital pilot projeler hayata geçirilmektedir.
Burada temel hedeflerden bazıları, operasyonlar sırasında hız ve verimliliği daha iyi optimize etmek, uygulanabilecek alanlarda bu (dijital teknoloji kullanımı) vasıtayla maliyetleri düşürmek, daha iyi risk yönetimi ve bilgi/veri kullanımını yaygınlaştırmak daha faydalı hale getirmek gibi konular sayılabilir.
– BV denizcilik ve offshore pazarında 2018 ve 2019
yılı beklentilerini karşılayabildi mi?
Bureau Veritas Group 3’üncü ceyrek sonuçları BV Group CEO’su Didier Michaud-Daniel tarafından bu Ekim ayı sonunda resmi olarak açıklanmıştı.
Buna göre, 2019 yılı sonuna doğru, BV Grup’un toplam çalışan sayısı yaklaşık 77 bin. Gerek kadro, gerekse iş hacmi ve gelirler eşit, yani yaklaşık 1/3 olacak şekilde, Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik Bölgeleri’ne dağılmış durumda.
Marine ve Offshore’un yanı sıra, BV kara endüstrileri, inşaat ve altyapılar, gıda denetimi, kalite belgelendirme, tüketici ürünleri, test ve belgelendirme alanlarında oldukca faâl ve ayrıca ilgili alanlardaki firma alımı veya birleşimleri ile de büyümeye de devam ediyoruz.
Denizcilik alanında, 2019 yılında, globalde, yeni gemi inşa siparişleri yıl başında yapılan tahminlerin gerisinde kaldı. Global sipariş hacminin 50 milyon grt’yi aşması beklenirken (2019 için), bu rakam Ekim ayı sonunda 32 milyon grt seviyesinde kaldı ve yılı 40 milyon grt altında kapatacak gibi görünüyor. BV ise, 2019 yılı içinde yapılan yeni gemi siparişleri içinde yüzde 18 gibi önemli bir pazar payına sahip (12 IACS üyesi klas kuruluşundan 7 ya da 8 kuruluş yeni inşalarda aktif ve pazarı domine ediyor).
Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da LNG yükselişte ve diğer çevre düzenlemeleri piyasadaki en sıcak konular arasında liste başını çekiyor. BV gaz gemilerinde (LNG carriers, lng Bunkering Vessels, FSRUs) veya LNG’nin deniz yakıtı olarak kullanıldığı uygulamalarda (LNG as marine fuel) lider ve öncü kuruluşlardan bir tanesi ve önemli referanslara sahip.

Röportaj: Yeşim Yeliz Egeli