ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, İran’ın misillemeleriyle büyüyen savaş 10’uncu gününe girerken enerji piyasalarında dalgalanma derinleşti. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın aksaması, enerji tesislerinin hedef alınması ve üretimde yaşanan kayıplar petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açtı.
Körfez’de artan gerilim küresel enerji piyasalarını da etkiledi. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin neredeyse durma noktasına gelmesi, İran ve çevre ülkelerdeki enerji altyapısına yönelik saldırılar ile bazı üretici ülkelerde üretimin azalması, petrol fiyatlarını hızlı şekilde yukarı taşıdı.
Dünya ham petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı, küresel petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği ana güzergâhlardan biri olarak kabul ediliyor. Savaşın başlamasının ardından boğazdan geçen tanker sayısının neredeyse sıfıra kadar gerilediği bildirildi. Bu durum piyasada arz şokunun büyüyebileceği endişesini artırdı.
Artan jeopolitik risklerin etkisiyle petrol fiyatlarında son yılların en sert yükselişlerinden biri yaşandı. Brent petrol yaklaşık yüzde 25 artış göstererek varil başına 119,5 dolara kadar çıktı. Fiyatların 2022’den bu yana ilk kez 100 doların üzerinde kalıcı bir seviyede seyrettiği belirtilirken, yaşanan artışın pandemi döneminden bu yana emtia piyasalarında görülen en sert günlük hareketlerden biri olduğu ifade edildi.
Fiyatlardaki yükselişte yalnızca sevkiyat sorunlarının değil, üretimdeki düşüşlerin de etkili olduğu değerlendiriliyor. Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi üretici ülkelerin depolama ve sevkiyat sorunları nedeniyle üretimi kısmak zorunda kaldığı bildirildi. Ayrıca Kuveyt’in mücbir sebep ilan ettiği, Irak’ta ise petrol üretiminin ciddi ölçüde azaldığı aktarıldı.
İran’dan “200 dolar” uyarısı
Yaşanan gelişmeler, savaşın yalnızca İran’ı değil tüm Körfez’deki enerji zincirini etkilediğini gösterdi. İran’dan gelen açıklamalar da piyasalardaki tedirginliği artırdı. İran Devrim Muhafızları, çatışmaların devam etmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu. Tahran’daki yakıt depolarına yönelik son saldırıların ardından bölgedeki enerji altyapısının daha geniş çaplı hedef alınabileceği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump ise petrol fiyatlarındaki yükselişi “küçük bir bedel” olarak değerlendirdi. Trump, İran’ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte fiyatların yeniden düşeceğini savundu. Ancak piyasalarda bu açıklamaların iyimser bir karşılık bulmadığı, enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.





