BM’den ABD’ye Venezuela tepkisi

MDN MEDIA
  • |

Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, ABD ile Venezuela arasında tırmanan gerilime ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak Washington yönetiminin tutumunu sert sözlerle eleştirdi.

Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik geniş çaplı askeri harekât düzenlediği, Caracas ve diğer şehirlerin bombalandığı, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin zorla ülke dışına çıkarıldığı yönündeki iddiaların şiddetle kınandığı belirtildi. Bu eylemlerin uluslararası hukukun temel ilkelerinin “ciddi, açık ve kasıtlı” ihlali olduğu vurgulandı.

Uluslararası hukuka açık ihlal vurgusu

BM raportörleri, Venezuela’nın egemen topraklarında sebepsiz yere silahlı güç kullanılmasının, BM Şartı’nın 2(4) maddesinin açık bir ihlali olduğunu kaydetti. Açıklamada, bu durumun devletlerin toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanma yasağını çiğnediği ve ilgili siyasi ile askeri liderler açısından “uluslararası saldırganlık suçu” oluşturabileceği ifade edildi.

Saldırıların bilinmeyen sayıda can kaybına yol açtığına dair bilgiler bulunduğu belirtilirken, Venezuela’ya karşı uygulanan tek taraflı baskıcı önlemlerin tamamının uluslararası ve insancıl hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Ayrıca görevdeki devlet başkanlarının yabancı mahkemelerin ceza yargı yetkisinden muaf olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Venezuela’ya yönelik bu saldırının münferit olmadığı, barışa, uluslararası hukuka ve çok taraflı kurumlara yönelik sistematik bir saygısızlığın parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Doğal kaynaklar ve egemenlik uyarısı

BM raportörleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin “güvenli, uygun ve akıllıca bir geçiş sağlanana kadar ülkeyi yöneteceği” ve “yer altından muazzam miktarda servet çıkaracağı” yönündeki ifadelerinin ciddi endişe yarattığını kaydetti. Bu tür açıklamaların, halkların kendi kaderini tayin hakkına ve doğal kaynaklar üzerindeki egemenliklerine açık bir saygısızlık anlamına geldiği vurgulandı.

Venezuela’nın, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervleri de dahil olmak üzere zengin doğal kaynaklarının, askeri saldırganlık, yabancı işgal ya da rejim değişikliği stratejilerini meşrulaştırmak için kullanılmaması gerektiği ifade edildi. Ülkenin geleceğinin yalnızca Venezuela halkı tarafından, tam egemenlik içinde, diyalog ve hesap verebilirlik yoluyla belirlenmesi gerektiği belirtildi.

BM üyesi ülkelere de çağrı yapılan açıklamada, ABD’nin saldırganlığının kınanması ve uluslararası hukuka aykırı tüm eylemlerin durdurulması için kararlı adımlar atılması istendi.

Ne olmuştu?

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 sıralarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, bunun ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıklamıştı. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı silah bulundurma” suçlamalarının yöneltildiğini duyurmuştu.

Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunurken, bazı ülkeler saldırıyı eleştirmiş, bazıları ise ABD’ye destek veren açıklamalar yapmıştı.

BM özel raportörleri

BM özel raportörleri, İnsan Hakları Konseyi’nin “özel mekanizmaları” kapsamında görev yapıyor. Bu bağımsız mekanizmalar, belirli ülkelerdeki durumları ya da küresel tematik insan hakları sorunlarını izlemek ve raporlamakla sorumlu bulunuyor. Uzmanlar, gönüllülük esasına göre ve BM’den bağımsız şekilde çalışmalarını yürütüyor.

Bunu Paylaşın