ABD/İsrail 28 Şubat gecesi başlattığı “Destansı Öfke” operasyonu 5 inci gününe uzun menzilli füze, hava taarruzları ve İHA saldırıları ile devam ediliyor.
Gelinen aşamada henüz tarafların hedeflerine yönelik olarak önemli bir kazanım elde ettikleri bir nokta yok. ABD/İsrail tarafından İran’ın savaşma azmi kırılmış ve siyasi olarak da bir kazanım elde edilmiş değil.
İran lider kadrosunun savaşın ilk günü dini lider Ali Hamaney dahil kayıplar vermesi ABD/İsrail’in siyasî amaçlarına ulaşmasına yetmedi. Henüz ufukta gözüken bir rejim değişikliği yok.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yayınladığı genelge ile cumhurbaşkanı yetkilerini valilere devretti. Bu hamle ayrılıkçı grupların yapacağı saldırılara karşı karar aşamasında önemli bir sürat, esneklik sağlarken savaşın seyri açısından da yerel direnişlerin daha güçlü olmasını sağlayacaktır. Dağıtılmış yetkiler ile birlikte “dağınık komuta” yapısı İran’a oyunda kalmak için büyük bir avantaj sağlayacak.
Savaşın uzaması şiddetini artıracak ve daha kabul edilebilir bir şekilde savaşın ilerlemesini sağlayacaktır. Ukrayna-Rusya Savaşı bunun bir göstergesi. Savaş zaman zaman ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, zaman zaman iki ülke birbirine karşı üstünlük sağlasa dahi belirli bir ritimde devam ediyor. Bunun benzer şekilde ABD/İsrail-İran Savaşı’nda da olması muhtemeldir.
Uzarsa bunun zararlı çıkanı doğal olarak her konuya ticari yaklaşan bir başkanı olan ABD olur. Binlerce kilometre uzakta olan birliklerinin lojistik desteği ABD’yi ekonomik ve askerî açıdan yıpratabilir.
İsrail ise İran’ın saldırıları üzerine dar bir alanda (yüzölçümü nispeten küçük) sıkışmış olmanın dezavantajlarını yaşayacaktır. İran bu savaşı eğer tedbirini almışsa ki büyük ihtimal almıştır doğusundaki dağlık arazilerde tesis edeceği komuta yerleri ile sevk ve idare edebilir. İsrail için ise bu imkân daha sınırlı.
Teknik olarak hava üstünlüğü ile hareket eden ABD/İsrail bu aşamada bunu etkin şekilde kullanmaya devam ederken 12 Gün Savaşı’na göre daha hazırlıklı olduğu görülen İran’ın füzelerindeki isabet yüzdesinin artması ise dikkat çekici. Füze yeteneklerini İHA’lar ile takviye eden İran Ukrayna-Rusya Savaşı’nda Rusya’yı İHA’lar ile desteklemesinin ödülünü de şimdi alıyor olabilir. Orada geliştirme imkânı bulduğu İHA’larını şimdi sahada kullanarak etkinlik sağlamakta. Savaşın ayrıca henüz İran’ın doğu kesimleri dışında sürüyor olması İran açısından yeni sürprizler ortaya çıkarma imkânı da sağlayabilir.
Ülkelerin halklarının savaşa olan bakışları ve dayanıklıkları da savaşın seyri için önemli bir etken olarak ortaya çıkıyor. ABD çok sayıda kayıp vermediği sürece problem olacağını değerlendirmiyorum. İsrail için süreç uzarsa sıkıntı olabilir. Çünkü İsrail halkı 2023 Ekim’inden beri bir savaş hali içerisinde.
ABD, Netanyahu’nun dayatması ile kara harekâtı içinde bazı müttefikler arayışı içinde. İran gibi geniş bir coğrafyada sınır bağlantısı olmayan bir ülkenin kara harekâtı ancak hava indirme unsurları veya denizden çıkarma unsurları ile olabilir. Bunun iç destekçisi ise İran yönetimi karşıtı gruplar olacak.
Bazı haber ajanslarına göre ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Mart’ta Federe Kürdistan Bölgesi’nden Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafil Talabani ile İran gündemiyle birer telefon görüşmesi yaptığı iddiası da doğruysa kara harekâtı için şimdiden destek arayışı içinde olduğunu göstermekte.
Savaşın bundan sonraki seyri bu minvalde ayrıntılar ile devam eder. Zaman zaman şiddetlenebilir zaman zaman daha düşük profilde seyredebilir. Fakat bu çerçevede devam etmesi kuvvetle muhtemeldir.
İsrail için tehdit olarak gözüken molla rejimi ABD için tehdit olmayabilir ve bu siyasi amaç farklılığı iki ülkenin harekatın sonlandırılacağı aşama için farklı bir senaryo ile hareket etmelerini gerektirebilir.





