Ana sayfa Haberler Bankalardan garanti alın

Bankalardan garanti alın

0

ABD’de başlayıp Avrupa’ya ve gelişmekte olan ülkelere sıçrayan kriz dünyayı yangın yerine çevirmiş durumda. Avrupa’da yeni yeni güçlenen krizin en fazla vurduğu ülkelerin başında ise İngiltere geliyor. İngiliz ekonomisinin 3. çeyrekte yüzde 0,5 küçülmesi finansal piyasalarda başlayan krizin etkisini reel sektörde de göstermeye başladığının en önemli kanıtı. Öte yandan Asya ekonomisinde de durgunluk emareleri gözlenirken, krizin etkisi Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin kıyılarına da yeni yeni vurmuş durumda. Dolayısıyla küresel kriz gerek finansal kesimleri gerek yavaş yavaş da olsa reel sektörü etkilemeye devam ediyor. Reel sektörün birçok ülkede durgunlaşması kaçınılmaz görünüyor.

Toparlanma en erken 2009 ortasında
En iyimser senaryoya göre ABD ekonomisinin 2009 yılının 2. çeyreğinde pozitif büyümeye geçmesi bekleniyor. Ancak bu iyimser senaryonun gerçekleşme olasılığı ise oldukça zayıf. İçinde bulunduğumuz global kriz, 5 yılı aşkın süredir var olan cazip piyasa koşullarının, yüksek yatırım, tüketim ve risk iştahını tehdit ediyor. Küresel kriz bu şekilde devam ettiğinde dünya ticaret hacmi olumsuz etkileniyor ve tabii bunun da navlun hacimleri ve ücretleri üzerinde bir baskı yaratması maalesef kaçınılmaz görünüyor.
MarineDeal olarak bu ayki sayımızda, dünyayı kasıp kavuran krizin denizcilik sektörüne olası etkilerini ve denizcilik sektörü aktörlerinin kriz karşısında alması gereken pozisyonları sektörü yakından tanıyan bankacılara sorduk. İşte uzmanların görüş ve önerileri:

Recep Baştuğ
Garanti Bankası Ticari Bankacılık Pazarlama Müdürlüğü Koordinatörü

Recep Bey, global piyasalarda yaşanan krizin denizcilik sektörüne etkileri nedir ve nasıl olması bekleniyor?
Dünyada yaşanan resesyon nedeniyle mal talebinde oluşacak düşüşün sonucunda gemi ve navlun fiyatları düşecektir. Bununla beraber global krizin bankalar üzerindeki olumsuz etkisi post finansmanların adet, tutar ve maliyetlerini olumsuz yönde etkileyecektir. Sonuç olarak bazı firmalar post finansman bulmakta sıkıntı yaşayabilir.

Sektörün aktörlerine, yaşanan krizi en az zararla atlatabilmeleri için bir bankacı olarak neler öneriyorsunuz?
Kredi kullanan firmaların; bankalarından aldıkları kredileri süresince kredi şartlarının değişmeyeceğine ilişkin garanti almalarını öneriyoruz. Ayrıca firmaların  kontratsız gemi yapmamalarını, kontratlı yapanların ise  üretim disiplinine uymalarını ve yurtdışı alıcıların mevcut kontratlarını bozmalarına sebep olabilecek nedenleri yaratmamalarını tavsiye ediyoruz. Kendileri için gemi yapanların ise gemi yapımı sırasında ilgili geminin post finansmanını da sağlamış olmalarının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Yaşanan krizden dolayı uzmanlar, firmaların; aldıkları kredi şartlarının değişmeyeceğine ilişkin bankalarından garanti almalarını öneriyor. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Garanti Bankası’ndan Recep Baştuğ ve Finansbank’tan Vedat Mungan ise; firmaların kontratsız gemi yapmamalarını, kontratlı yapanların da üretim disiplinine uymalarını ve yurtdışı alıcıların mevcut kontratlarını bozmalarına sebep olabilecek nedenleri yaratmamalarını tavsiye ediyor

Sektöre verilen kredi miktarlarında bir azalma bekliyor musunuz? Daha önce verilen kredilerde bir erken geri çağırma söz konusu olur mu?
Sektördeki kredilerde hem arz hem talep tarafında karşılıklı olarak bir azalma bekliyoruz. Tersanelerde yeni siparişlerdeki azalış doğal olarak kredilerde de bir azalış meydana getiriyor. Sektöre proje bazında verilen kredilerde ve firmaların genel limit dahilinde kullandıkları  kredilerde bir geri çağrılma söz konusu değil. Biz firmalarımıza bu şekilde yaklaşıyoruz. Bunun yanında sektörün ileri gelenlerinden, bankaların bu tarz yaklaşımları olduğuna dair söylemler duyuyoruz, fakat fiili olarak bu şekilde bir yaklaşımla karşılaşmıyoruz.

Vedat Mungan
Finansbank
Vedat Bey, global piyasalarda yaşanan krizin denizcilik sektörüne etkileri nedir ve nasıl olacak?

İçinde bulunduğumuz global kriz,  5 yılı aşkındır var olan davetkâr piyasa koşulları, yüksek yatırım, tüketim ve risk iştahını tehdit ediyor. Bu şekilde devam ettiğinde dünya ticaret hacmine olumsuz etkisi ve tabii bunun da navlun hacimleri ve ücretleri üzerinde bir baskı yaratması maalesef kaçınılmaz.
Bunun yanında halihazırda genişleyen filoları ve “orderbook”ların getireceği ilave arzını da dikkate aldığımızda talep duraklarken arz artışının  bir süre daha devam etmesini (mevcut “orderbook”lar nedeniyle) ve bunun fiyatlar üzerindeki potansiyel  negatif baskısını öngörebiliyoruz.

Sektörün aktörlerine, yaşanan krizi en az zararla atlatabilmeleri için bir bankacı olarak neler öneriyorsunuz?
Bir bankacı olarak önerim her krizde olduğu gibi, aslında her zaman iyi yönetilmesi gereken potansiyel risklerin daha da öncelikli ve titizlikle yönetilmesi olacak. Önümüzdeki dönemde bu potansiyel riskler ve yönetimini şöyle sıralayabiliriz:

1- Pazar / talep riski
2- Kur riski
3- Faiz riski
4-Yakıt fiyat riski
5- Alacak tahsil riski
6- Finansman riski
7- Yönetim riski

Günümüzde gelişen türev piyasaları sayesinde finans sektöründeki bankalar ve denizcilik sektöründeki aracılar vasıtasıyla (FFA kontratlar vs) bunların ilk dördünü Forward, Futures ve Option gibi türev kontratlarıyla yönetmek mümkün. Alacak tahsili, finansman olanaklarının garanti edilmesi ve belki hepsinden önemlisi tüm bu risklerin yönetimi, gerçekleştirebilecek etkin bir yönetim ve denetim sisteminin içinde kurulması.

Sektöre verilen kredi miktarlarında bir azalma bekliyor musunuz? Daha önce verilen kredilerde bir erken geri çağırma söz konusu olur mu?
Kredi maliyetlerinde bir miktar artış olabilir. Bu da gerek azalan likidite gerekse artan kredi risk algısının sonucu. Özetle risk iştahında bir miktar azalma ve bunun hacimden daha fazla fiyatlar üzerinde baskı / etki yaratmasını bekliyorum. Verilmiş kredilerin geri çağrılması ise şu anda duymadığımız, olmasını da hiç ummadığımız bir konu.