Bir yandan ekonomik olarak zor günler hatta yıllar geçiren, diğer yandan Mavi Bayraklı plajlarıyla dünya 3’üncüsü olan Türkiye; bacasız sanayi olan turizmi harekete geçireceği günlerde, Bakanlık tarafından 4 bin otelin mühürlemesiyle sarsıldı. AYM kararlarına rağmen yapılan uygulama, krize yol açtı ve kafaları karıştırdı.
Türkiye, 2025 yaz turizm sezonuna büyük bir krizle girdi. Tam da turizm sezonunun başladığı günlerde, Türkiye genelinde binlerce otel belge eksikliği nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Kartalkaya'da 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının ardından sıklaştırılan denetimlerde, özellikle “turizm işletme belgesi” olmayan tesisler tek tek mühürlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tam da turizm sezonunun başladığı günlerde gerçekleştirilen denetimlerde, 4 binden fazla otel “turizm işletme belgesi” eksikliği nedeniyle faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen mühürlemelerin devam ettiği öğrenildi.
Yerli hem de yabancı turistlerin mağduriyetine neden olan bu beklenmedik durum, tam da sezonun başında turizm sektöründe ise ciddi ekonomik kayıplara ve endişelere sebep oldu.
Mühürleme Kararı “İşletme Belgesi” iznine dayanıyor
Türkiye’de 2021 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle, tüm konaklama tesislerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan turizm işletme belgesi alması zorunlu hale getirildi. Ancak, Anayasa Mahkemesi, 17 Ekim 2024 tarihli kararında, yalnızca bu belgenin eksikliği nedeniyle otellerin kapatılmasını öngören maddenin “teşebbüs özgürlüğüne aykırı” olduğuna hükmetti ve Bakanlığa yasayı yeniden düzenlemesi için 9 ay süre tanıdı. Bu süre zarfında uygulamanın devam etmesi, hukuki tartışmaları beraberinde getirdi.
Sektör temsilcileri tepkili
Sektör temsilcilerine göre, yaşanan yoğunluk ve personel eksikliği nedeniyle Bakanlık gerekli işlemleri zamanında yetiştiremiyor. Bu nedenle birçok tesisin belge başvurusu yapılmasına rağmen değerlendirilemediği ve sezon başlamadan faaliyet izni alınamadığı ifade ediliyor.
Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Onursal Kurucu Başkanı Serdar Karcılıoğlu, mühürlenen 4 bin otelden ancak 200’ünün belge alarak açılabileceğini belirtti. Karcılıoğlu, “Geri kalanlar ya kaçak çalışacak ya da sezonu tamamen kaybedecek” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Uluslararası yatırım danışmanı ve avukat Abide Gülel Saral ise, açılışı yapılmayan her otelin hem istihdam hem de döviz kaybı anlamına geldiğini ifade etti. Saral, “Ekonomik krizin turizm eliyle hafifletileceği umudu tamamen çöktü” dedi.
Yerli ve yabancı turistler mağdur oldu
Mühürlenen otellerde rezervasyonu bulunan birçok turist, konaklayacak yer bulmakta zorlandı. Özellikle otelin kendi internet sitesi veya çağrı merkezi üzerinden rezervasyon yapan müşteriler, otelin turizm işletme belgesinin geçerliliğini yazılı olarak talep etmedikleri takdirde mağduriyet yaşadı. Acenteler aracılığıyla yapılan rezervasyonlarda ise, müşterilerin eşdeğer bir tesise yerleştirilmesi gerekti.
Sektör temsilcileri ‘acil çözüm’ istiyor
Turizm sektörü temsilcileri, yaşanan krizin çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini belirtiyor. Belge alma sürecindeki tıkanıklıkların giderilmesi, denetimlerin daha planlı ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması, sektörün yeniden canlanması için önemli adımlar olarak görülüyor.
Türkiye’nin turizmdeki marka değerini koruyabilmesi ve ekonomik krizden çıkış yolu olarak görülen turizm sektörünün zarar görmemesi için, ilgili kurumların koordineli ve hızlı bir şekilde hareket etmesi bekleniyor.
Mavi Bayrak’ta dünya 3’ncüsüyüz
Yaz turizminin devlet ile işletmeler için çok önemli bir gelir kapısı olduğu Türkiye’de; 567 plaj, 27 marina, 18 turizm teknesi ve 9 bireysel yat Mavi Bayrak kriterlerini taşıyor.
Antalya bu yıl 233 plaj ile Türkiye'nin en çok mavi bayrak sahibi şehri olurken, Muğla 112 plaj ile ikinci, İzmir 64 plaj ile üçüncü sırada yer aldı. Balıkesir, Aydın, Samsun, Çanakkale, Mersin, Kocaeli ve Tekirdağ ise İzmir'in ardından sırasıyla en çok mavi bayraklı plaja sahip olan iller arasında bulundu.





