Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 40 yıldır devam eden anlaşmazlıkları çözmek için Cuma günü Beyaz Saray’da Donald Trump ile bir araya gelecek.
İki ülke geçtiğimiz mart ayında bir taslak metin üzerinde anlaşmıştı ancak o tarihten bu yana beklenen ilerleme sağlanamadı. Güney Kafkasya’da birbirleriyle komşu olan Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ konusunda zaman zaman çatışmalara neden olan anlaşmazlıklar yaşanıyor.
Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan Cumhuriyeti içinde özerk bir bölge haline gelmiş olan Dağlık Karabağ, 1980’lerin sonundan itibaren iki büyük savaş yaşadı. 1988 ve 1994 arasında yaşanan Birinci Karabağ Savaşı’nda 30 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ermenistan, bölgede kontrolü ele geçirmesiyle beraber yaklaşık 1 milyon Azeri yerlerini kaybetmek zorunda kaldı.
Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan Cumhuriyeti içinde özerk bir bölge haline gelmiş olan Dağlık Karabağ, 1980’lerin sonundan itibaren iki büyük savaş yaşadı. 1988 ve 1994 arasında yaşanan Birinci Karabağ Savaşı’nda 30 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ermenistan, bölgede kontrolü ele geçirmesiyle beraber yaklaşık 1 milyon Azeri yerlerini kaybetmek zorunda kaldı.
İki ülke arasında yaşanan barış görüşmeleri
Bakü ve Erivan arasında kalıcı bir barış anlaşması imzalanmasının önündeki en büyük engellerden biri Ermenistan’ın anayasası olarak görülüyor. Ermenistan’ın 1990 yılındaki bağımsızlık bildirgesinin anayasa giriş bölümünde, o dönem Sovyet Azerbaycan’ında özerk bir bölge olan Dağlık Karabağ’a dair bir atıf bulunuyor.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan, bu yıl anayasayı değiştirmek için bir referandum çağrısında bulundu ancak henüz bir tarih belirlenmedi.
Barışın önündeki bir diğer ciddi engel ise Ermenistan’da geçecek olan transit koridor. Azerbaycan’ı karadan Nahçivan’a bağlayacak olan koridor, Ermenistan topraklarından geçeceği için kontrolün Erivan’da olması istenmiyor. Ayrıca Zengezur Koridoru’yla Azerbaycan ve Türkiye de birbirine bağlanmış olacak. Bu da Türkiye’nin Kafkaslarda etkisinin artması ve aynı zamanda Bakü’nün Batıya fiziki olarak açılması anlamına geliyor. Ülkenin yeraltı kaynaklarının küresel ölçekte değerlendirilmesi, önemli bir ulaşım ve lojistik merkezi olma konumunu güçlendirebilir. Bu koridorla birlikte Ermenistan da daha geniş bir ticaret ağına entegre olarak ekonomisini iyileştirme fırsatı bulabilir. Türkiye de koridorla birlikte önemli bir enerji ve ticaret merkezi olma hedefi için iyi olabilir.
ABD, bahsi geçen koridorun kontrolünü devralmayı önerdi ancak Paşinyan bu teklife temkinli yaklaşıyor.
İlginizi çekebilir: Türkiye ile İsrail Azerbaycan’da görüştü: Çatışmasızlık mı yoksa yeni cephe mi? https://www.marinedealnews.com/turkiye-ile-israil-azerbaycanda-gorustu/

Rusya’nın hakimiyeti zayıflıyor
Sovyetler Birliği’nde aynı çatı altında yaşayan Azerbaycan ve Ermenistan, Sovyetler dağıldıktan sonra da uzun süre Moskova’nın etkisi altında kalmaya devam etti. Ancak son yıllarda Bakü, Türkiye’ye; Erivan da Batıya daha yakın bir politika izliyor.
Rusya’nın Dağlık Karabağ savaşlarındaki tutumu hem Azeriler hem de Ermeniler üzerindeki itibarında kalıcı hasar bıraktı. Hem Ermenistan hem de Azerbaycan’la askeri ilişkilerini devam ettirme konusunda izlediği politika iki ülkede de derin bir güvensizliğe sebep oldu. Özellikle 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’nda Moskova’yı Azerbaycan’ın askeri yığınağını görmezden gelmekle ve vaatlerini yerine getirmemekle suçlamıştı. Ancak iplerin kopması Bakü’nün bölgeyi tamamen kontrol altına almasıyla yaşandı. Ukrayna Savaşı’nın devam ettiği 2022’de Rusya’nın Azerbaycan’a göz yumması, Ermenistan’ın Moskova’dan tamamen uzaklaşarak Batıya yönelmesine sebep oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ağustos’ta Ermenistan ve Azerbaycan liderlerini Beyaz Saray’da ağırlayarak barış görüşmelerinde bulunacak. Görüşmenin zamanlaması Moskova’yı rahatsız edebilir çünkü Ukrayna’da ateşkes için Trump’ın Putin’e verdiği sürenin dolduğu gün de 8 Ağustos.





