Avrupa merkezli çevre kuruluşu Transport & Environment (T&E), Avrupa'nın denizciliğin karbonsuzlaştırılmasında kritik rol oynayacak net sıfır emisyonlu alternatif yakıtların üretiminde Çin'in gerisinde kalmaya başladığı uyarısında bulundu. Kuruluşa göre fosil yakıt tedarikinde son yıllarda yaşanan krizler ve jeopolitik gerilimler, Avrupa'nın kendi temiz yakıt üretim kapasitesini artırmasını her zamankinden daha önemli hâle getiriyor.
T&E, deniz taşımacılığının küresel bir sektör olduğuna dikkat çekerek, yeşil e-yakıtların sektörün karbon emisyonlarını azaltmada dünya genelinde önemli rol üstleneceğini belirtti. Kuruluş, Çin'in son dönemde yaptığı yatırımların da bu yakıtların gelecekteki önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Kuruluşa göre net sıfır yakıtlara geçiş yalnızca iklim hedefleri açısından değil, aynı zamanda Avrupa'nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması bakımından da stratejik önem taşıyor. Son yıllarda yaşanan savaşlar ve uluslararası krizlerin enerji tedarik zincirlerini daha kırılgan hâle getirdiği vurgulandı.
T&E'nin yayımladığı verilere göre Avrupa'da alternatif yakıt üretimine yönelik 69 proje planlanıyor. Bu projelerin tamamlanması hâlinde yaklaşık 4,09 milyon ton petrol eşdeğeri (Mtoe) enerji üretimi hedefleniyor.
Buna karşın Çin'de yalnızca 15 e-yakıt projesi bulunmasına rağmen projelerin ilerleme seviyesi Avrupa'nın önünde yer alıyor. Çin'de üç tesis hâlihazırda faaliyette bulunurken, 10 proje inşa aşamasında, iki proje ise nihai yatırım kararını (FID) almış durumda. Avrupa'da ise üç proje işletmeye alınırken yalnızca bir proje kesin yatırım kararı alabildi. Kalan 65 proje ise hâlâ yatırım onayı bekliyor.
T&E, Avrupa'daki projelerin önündeki en büyük engellerden birinin uzun vadeli alım anlaşmalarının (offtake agreement) yetersizliği olduğunu belirtti. Kuruluş, birçok yatırımın nihai yatırım kararına ulaşabilmesi için güvenilir ve uzun vadeli talep sinyallerine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Denizcilik sektörünün de alternatif yakıtlara geçiş konusunda temkinli davrandığına işaret edilen açıklamada, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ile küresel düzenlemelere ilişkin belirsizliklerin yatırımları yavaşlattığı kaydedildi. Armatörlerin büyük ölçekli yatırımlar yapabilmesi için daha net ve öngörülebilir düzenleyici çerçevelere ihtiyaç duyduğu belirtildi.
Denizcilik danışmanlık şirketi Lookout Maritime'ın kurucusu Martin Crawford-Brunt ise e-yakıtların ticari açıdan uygulanabilir olduğunu savundu. Crawford-Brunt, sürdürülebilir havacılık yakıtı üreticisi Neste'nin bu yılın ilk yarısında Orta Doğu'daki belirsizliklerin de etkisiyle güçlü kârlılık elde ettiğini hatırlattı. Şirketin net kârı geçen yılın ilk yarısındaki 551 milyon eurodan 2,06 milyar euroya yükseldi.
Crawford-Brunt, bu performansın e-yakıtlar için güçlü bir iş modeli bulunduğunu gösterdiğini belirterek, bağlayıcı alım anlaşmalarının oluşabilmesi için düzenleyici belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.
T&E ise Avrupa'nın temiz yakıt üretim kapasitesini artırmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekti. Kuruluş, Avrupa'nın kendi bunker ikmal merkezlerini besleyecek temiz yakıtları üretmesi gerektiğini, aksi hâlde giderek daha istikrarsız hâle gelen deniz ticaret yolları üzerinden ithal edilen yakıtlara bağımlılığın süreceğini belirtti.
Kuruluşa göre temiz yakıt yatırımları, Avrupa'nın yalnızca yeni bir enerji pazarında rekabet gücünü korumasını değil, aynı zamanda bir enerji bağımlılığını başka bir bağımlılıkla değiştirmemesini sağlayacak stratejik bir adım niteliği taşıyor.






