Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan Orta Doğu değişir mi?

Orta Doğu değişir mi?

0

1979 ‹ran ‹htilali’nden sonra, önce ABD sonra Birleflmifl Milletler ve  Avrupa Birliği tarafından ‹ran üzerine sayısız yaptırımlar uygulandı. 1995’te geniflletilen ABD yaptırımları 2006 ve 2007 de uygulamaya giren BM ve AB yaptırımları ile güç kazandı ve ‹ran ekonomisi her yönden kıskaç altına alınıp nefes alamaz duruma getirildi. Bu durum tabii ki sadece ‹ran’ı etkilemekle kalmadı ‹ran ile ticaret yapan tüm dünya devlerini sigorta, bankacılık ve denizcilik sektörlerini de ciddi derecede etkiledi.

2006 – 2012 arası BM Güvenlik Konseyi , her biri bir öncekinden daha katı olmak üzere, ‹ran yaptırımları ile ilgili 9 karar yayınladı.  23 Ocak 2012’de AB ‹ran’a petrol ambargosu uygulama ve ‹ran Merkez Bankası hesaplarını dondurma kararı aldı, kısa bir süre sonra Mart 2012’de yaptırımlara uymayan tüm ‹ran bankaları uluslararası SWIFT sisteminin dıflında bırakıldı. 35 yıldır uygulanan bu ambargo ve yaptırımların kronolojik tarihçesini anlatmaya kalkarsak burada kitap yazmamız gerekir,  o yüzden zaten birçoğumuzun flahit olduğu yakın tarihi geride bırakıp 2006 yılında ‹ran ve P5+1* ülkeleri arasında resmi görüflmeleri bafllayan ve nihayet 14 Temmuz 2015’te Viyana’da bu yedi ülke arasında imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı – Joint Comprehensive Plan of Action – (JCPOA) sonrası geliflmelere ve bu geliflmelerin dünya ekonomisine ve özellikle Orta Doğu’ya neler sağlayacağına bir göz atalım.

Anlaflma ‹ran’da ve tüm dünyada büyük bir sevinç ile karflılandı, 1979 devriminden sonra prestiji ve güvenilirliği iyice sarsılan ‹ran’ın itibarı global düzeyde aniden yükseldi. JCPOA aslında ‹ran ile altı dev ülke arasında imzalanan  nükleer kapsamlı diplomatik bir anlaflmadır. Anlaflma tabii ki her uluslararası anlaflma gibi çok detaylı ve kapsamlı bir anlaflma, toplamı 109 sayfa ama temelinde yatan unsur ‹ran’ın zenginlefltirilmifl uranyum stoklarını yüzde 98 oranında azaltıp önümüzdeki 15 yıl zarfında da uranyum zenginlefltirme faaliyetlerini yüzde 3.67’nin altında tutacağını taahhüt etmesinden ibaret. Bunun da gözetim görevi Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu’na verilmifl durumda. Anlaflma BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylandıktan 90 gün sonra yürürlüğe girecek yani ambargolar ve yaptırımların önümüzdeki bir iki ay zarfında kalkması diye bir durum söz konusu değil fakat en önemli adım atılmıfl olduğu için en kısa zamanda gerekli formalitelerin yerine getirilip anlaflma flartlarının yürürlüğe gireceğini tahmin ediyorum.

Anlaflmaya imzalarını koyan her yedi ülke de sonucu bir zafer olarak yorumladılar yani ingilizcedeki “WIN-WIN” (Kazan-Kazan) durumu tüm taraflar için tam anlamı ile gerçekleflmifl oluyordu. Peki ama anlaflma yürürlüğe girdiği andan itibaren gerçek kazananlar kimler olacak. Gelin bu sorunun olası cevaplarına hep birlikte bir göz atalım. Bu anlaflma yürürlüğe girdiği ve yaptırımların kalktığı andan itibaren gerçek kazançlıların baflında Uluslararası Petrol ve Enerji devleri olacaktır düflüncesindeyim. ‹ran Dünya’nın dördüncü büyük ham petrol rezervlerine ve ikinci doğal gaz rezervlerine sahip bir ülke, bu rezervler dünya piyasalarına er veya geç tekrar açılacaktır. Bununla birlikte, bankalar, kredi kuruluflları, tanker operatörleri bunlara bağlı servis flirketleri hep kazananlar listesinde olacaktır. Anlaflma henüz imzalanmadan Scorpio Tankers, Navios Maritime,  Teekay Tankers, Nordic American gibi flirketlerin hisse senetleri artıfla geçmeye baflladı bile.  Endüstriyel alanda faaliyet gösteren tüm bankalar ‹ran ile ticareti canlandırmak için kredi verme kuyruğuna gireceklerdir. ‹ran büyük bir ülke ve tarihsel olarak endüstriyel ürünlerden tutun tüketim ürünlerine varana kadar genifl perspektifli bir tüketim toplumudur, özellikle, nesil değiflmifl olsa dahi, devrim öncesi lüks tüketim alıflkanlıklarını unutmamıfl bir toplum. Bunu yurt dıflına çıktıkları anda hemen hissediyorsunuz. Tüm bu ticaretin kesinlikle bazı kaynaklar tarafından finanse edilmesi gerekecektir. Kazanan uluslararası flirketler arasında bence ilk sırayı ABD harici ülkeler alacaktır. ABD’de yaptırımlar yıllar boyunca halk arasında ciddi bir kabullenme gördü  ve yaptırımları kıran flirketler büyük cezalara çarptırıldı. Bu yüzden birçok Amerikan flirketi her fley açıklığa kavuflmadan, sonuçlar test edilmeden ve halkın güvenini sarsmamak için ‹ran ile ticari iliflkilere girmekten ilk baflta çekinebileceklerdir. Bu da ABD dıflındaki uluslararası flirketlere büyük bir avantaj sağlayacaktır. Örneğin Peugeot uzun süreden beri İran Khodro ile ‹ran’da otomobil üretimi ile ilgili görüflmeler sürdürmektedir. Detroit İran ile bu tür bir üretim anlaflmasına girene kadar Peugeot pazar payını kapıp götürecektir.

Kim kazanırsa kazansın, umarım sonunda Orta Doğu insanına barıfl, bereket ve huzur gelir ve umarım ekonomik gücüne yeniden kavuflan ‹ran halkı uyanır da laik ve gerçek demokrasiye yönelik dünyaya ve diğer Orta Doğu ülkelerine örnek teflkil edecek bir mücadele ortaya koyar ve bu mücadelesinde baflarılı olur.  JCPOA’in tüm insanlığa sağlayacağı en büyük yarar bence bu olacaktır.


*Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi olan ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa artı Almanya