Ana sayfa Yazarlar Aret Taşcıyan IUMI yeni bir survey doğurdu

IUMI yeni bir survey doğurdu

0
Eylül ayında sizlerle IUMI Konferansı hakkındaki görüşlerimi ve beklentilerimi paylaşmıştım. Bu yılki konferansa damgasını vuracak konu “ Nakliyat Sigortacılığına esneklik getirilmesi ve zor şartlar altında sürekliliği koruyabilmek” olacak demiştim ve konferanstan çıkacak kararlar uzun süreden beri ciddi bir ekonomik kriz içinde olan denizcilik sektörünü etkileyecektir görüşünü savunmuştum.
Konferansın ardından bir ay geçti, sigortacılığa esneklik geleceği beklentilerini bir yana bırakın aksine, Londra’da bir panik havası esip duruyor. Yayınlanan istatistikler sonucunda Tekne & Makina Sigorta piyasasının 17 yıldır kesintisiz zarar ettiği ortaya çıkınca, Sigortacılar, içinde bulundukları bataktan kurtulabilmek için uygulamaları nasıl daha fazla katılaştırabileceklerinin yollarını arayıp durmaktalar. Ortalıkta öyle gereksiz bir panik havası var ki sanki 17 yıldır aralıksız zarar eden piyasa kendileri değil ve sanki bu haberi yeni duyuyor gibiler. Birçok sigortacı vuku bulan bazı hasarların piyasa şartlarını değişitirebilecek derecede büyük hasarlar almalarına rağmen piyasada herhangi bir değişiklik, primlerde herhangi bir yükselme göremediklerine bir anlam verememenin sıkıntısını yaşarken, Gard’ın eski Finans Müdürü şimdinin danışmanı  Just Arne Storvik konferansta bulunan 200 sigortacıyı “mazoşist” olmakla itham etti. Storvik, sözlerine “Dünyanın en tecrübeli, en ehil ve sofistike sigortacılarına sahip olan Tekne Makina Sigorta piyasasının üst üste 17 yıldır zarar etmesini başka bir şekilde izah edemeyeceğim” diye devam etti.
Dışarıdan veya içeriden, nereden bakarsanız bakın piyasayı ayrıntılı bir şekilde analiz ettiğinizde, sigorta primlerinin artması gerekiyor sonucuna varırsınız ama ilginç olanı, gerçek hayatta yenilemelerin hâlâ ılımlı bir şekilde geçmesi ve temiz hasar kaydı olan filoların herhangi bir artış almadan sigortalarını yenileyebilmeleridir. Yukarıdaki tablo’da 1986-2012 arası Tekne ve Makina Sigorta piyasasının prim/hasar oranlarını görmektesiniz. Piyasanın brüt anlamda kâr edebilmesi için barlar’ın mavi hattın altında olması gerekiyor (Kaynak IUMI)
Son beş yılda sigorta gelirlerinde sürekli bir iniş var, bu düşüş geçen yıl ortalama yüzde 6 civarında gerçekleşti. Bazı kaynaklar sigorta gelirlerindeki bu düşüşü piyasanın ılımlı olmasına ve rekabete bağlamakla toplumu yanıltmaktalar. Prim oranlarında reel anlamda bir düşüş yok, prim gelirlerinde görülen düşüşler gemi değerlerindeki düşüşlerden, filolardaki eski gemilerin yeni inşa gemiler ile yer değiştirmelerinden kaynaklanmakta. Anlayacağınız Sigorta sektöründe risk faktöründe herhangi bir azalma yok ve hatta Dünya Ticaret Filosu dwt bazında büyüdüğü yaşlı gemilerin yerini genç ve daha sofistike gemiler aldığı için risk faktöründe bir artış mevcut ama buna rağmen yeni gemilere uygulanan prim oranları eski gemilere uygulananlardan çok daha düşük olduğu için prim gelirlerinde, aynı oranda olmasa dahi bir azalma yaşanıyor. Bu gidişattan armatörlerimiz tabii ki şikayetçi değiller çünkü zaten navlun gelirlerinin dibe vurduğu bu dönemde en son görmek ve duymak istedikleri olgu sigorta primlerindeki artış olacaktır ama sigortacılar ciddi sorunlar içindeler ve bir taraftan birbirlerini suçlarken diğer taraftan brokerleri, piyasalar arasındaki rekabeti kızıştırdıkları için ateş yağmuruna tutmaktalar.
Hasarlara gelince;  denizcilik global bir krizin içinde. Her kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de hasar sayılarında bir azalma olduğu doğrudur ancak vuku bulan hasarların mali boyutlarında ciddi artışlar görmekteyiz. Gemiler ve taşıdıkları yükler gittikçe sofistike olmaktalar ve çevre duyarlılıgı Dünya genelinde en üst düzeye çıkmış durumda bu da özellikle karaya oturma, enkaz kaldırma ve iskele hasarları gibi olayların eskiye oranla birkaç misli daha pahalıya mal olmasına neden olmakta. Sigortacıların korkulu rüyaları haline gelen bir başka sık rastlanan olgu da ciddi boyutlarda makine hasarlarına neden olan ve “Cat Fines” denilen yakıtların icindeki mikroskopik metal zerrecikleri. Özellikle ağır devirli makinaların piston ve enjektörlerinde hasarlar meydana getiren seramikleşmiş,  aşırı sert bu mikroskopik zerreciklerin neden olduğu makina hasarları son IUMI konferansında sürpriz bir çıkış yaparak en çok tartışılan konuların başında yer aldı. Cat Fines hasarlarının ne zaman başladığını ne zaman ilerlediğini hangi seferde alınan hangi yakıttan kaynaklandıgını tespit etmek de bir başka teknik muamma. Bu yüzden birkaç poliçe yılına bölüştürülen ve ansiklopedik nitelikte karmaşık  “Cat Fines” hasar dosyaları artık normal algılanmaktadır.
Bizler, bu tecrübeli sigortacılardan ve bu tarihi IUMI konferansından Deniz Sigortacılığının geleceği için ileriye yönelik daha yapıcı, birleştirici, analitik ve kalıcı bir takım kararlar beklerken alınan kararlar arasından çıka çıka işleri daha da zorlaştıracak bir survey zorunluluğu daha çıktı. Bundan böyle sigortacılar gemiler üzerinde yapılan kondisyon surveylerine ek olarak makina dairesinin iyi yönetilip yönetilmediğini, yakıt ikmallerı esnasında gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını tespit etmek amacı ile JH 2013/007A kodlu “Engine Room, Machinery and Bunker Fuel Risk Assessment Survey” yapılmasını da isteyebileceklerdir.
Sayın Sigortacılar, taşıdıkları rizikoları bir nebze olsun azalttıklarını sanıyorlar veya ‘reasuror’lerine karşı sorumlu bir risk kontrolü uyguladıklarını gösterme çabası içindeler ama olan yine armatör ve gemi işletmecilerine oluyor. Dostlarımızın  ilgilenmek zorunda kalacağı yeni bir külfet ve yeni bir gider kalemi daha çıktı başımıza.
Kalın Sağlıcakla.
NOT: Yazı içinde Sigorta, sigorta piyasası veya sigortacı dendiği zaman sadece ‘Tekne ve Makina’ sigortası veya sigortacılığı kastedilmektedir.